ZEKÂMIZ BİLE FAKİRLEŞTİ

21 06 2022
608 kez okundu
lemancan@hotmail.com

Beyin ve zekâ gelişiminin yüzde 95’i, yaşamın ilk 2 ile 5 yılı arasında gerçekleşirmiş. 2013 yılında 80 ülkede yapılan araştırmada zekâ seviyemiz 90 IQ çıkmış. Bulgaristan ve Libya ile aynıymış.
Gorillerin medar-ı iftiharı Koko, sesli 2 bin kelimeyi anlayabiliyormuş. Beslediği kedisi ölünce ağlayan Koko’nun IQ seviyesinin 75-95 arasında olduğu tahmin ediliyor.
İnsanlar için ise 91-109 IQ arası normal kabul ediliyor. Bugün ülkemin zekâ seviyesi 87 IQ’ye düşmüş.
Şaşırdık mı? Seviyeleri henüz düşmeyenler için cevap “Hayır”, diğerleri için “Evet.”
Şaşırmadık çünkü sağlıklı çocukların sağlıklı nesillerden doğduğunu, sağlıklı olmanın en önemli ön şartının da dengeli beslenme olduğunu henüz unutmadık. Açlık sınırının 5 bin 500 TL, yoksulluk sınırının da 19 bin TL olduğu günümüzde bıraktık dengelisini, beslenmek mümkün mü?
1 kg beyaz peynirin süt maliyetinin en az 78 TL olması (1 kg beyaz peynir için yaklaşık 6 kg süt kullanılıyor ve sütün litresi 13 TL) gerçeği ortada iken, 150 TL’nin altında satın alarak yediğimizin ne olduğunu takdirinize bırakıyorum. Üstelik yaklaşık 10 milyon kişinin asgari ücretle (4 bin 250 TL) çalıştığı ülkemde…
BM’nin Gıda Programı verilerine göre Türkiye’de 15 milyon kişi sağlıklı gıdaya erişemiyor.
OECD’nin verilerine göre çocuk yoksulluğu diğer üye ülkelerde ortalama yüzde 12,8 iken ülkemde bu oran yüzde 20’nin üzerinde. Bu ortalama ile de Türkiye, çocuk yoksulluğu konusunda endişe verici ülkeler arasında… Dengeli beslenemeyen annesinin karnında aç kalmaya başlayan çocuk, dünyaya yetersiz beslenme kaynaklı sorunlarla doğuyor. En önemlisi de zeka sorunu. “Bodur”, “ yeterince kapanmamış omurilik”, “büyük böbrekler ve kafatasları”, “anormal uzuvlar”, “otizm” ve “Down sendromu” gibi sorunların artışını sayamıyorum bile…
Richard Lynn and Tatu Vanhanen 113 ülke için yaptıkları araştırma sonucunda
“IQ'nun bir ulusun refah seviyesinde etkisi olduğunu ve IQ'nun yüksek oranda genetik bir özellik olduğunu bulmakla beraber çevresel faktörlerin de IQ üzerinde rol oynayabileceği”
sonucunu bulmuşlardır.
En önemli çevresel faktörün ise “beslenme”
, eğitim seviyesinin ise ikinci önemli çevresel faktör olduğunu savunmuşlardır.
Yani bir ülke için bu bir “beka” sorunudur. Siyasilerin beka sorununa benzemez. Bilim çağında yaşamak için en önemli donanım akıldır. O da kıt zekâ da bulunmaz. Bir milleti ya yaşatır ya da öldürür. (Üçüncü bir şık da var tabi “sürünmek.”)
20 yıldır sürdürülen politikaların sonuçlarını herkes iliklerine kadar hisseder oldu artık. Ekonomik olarak yoksullaştırılan halk,  zekâ yönünden de yoksullaştırılarak açlık ve temel ihtiyaçlar karşılığı yönetilebilir hale getirilmiştir. Kendi yoksulluğumuz yetmedi bir de zekâ yoksulluğu sorunuyla karşılaştık. Bunu, zekâsı yoksullaştırılanın anlaması da mümkün değil.
Ve kısa zamanda uyanıp tedbir alamaz isek bunu çocuklarımıza miras bırakacağız gibi görünüyor. “Yatağa aç giren çocuk olmayacak” sözü bile az artık.
Hedefimiz  “Dengeli ve müreffeh bir Türkiye için dengeli beslenmeyen çocuk kalmayacak” olacak.
Ülkemizin ve zekâmızın geri gidişine “dur” diyeceğiz… Pek yakında…

Whatsapp
google_160x600