ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYISI ZİRVE YAPTI

25 01 2022
341 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr
Türk Eğitim-Sen, her yıl olduğu gibi 2021-2022 eğitim-öğretim yılında da ülkede ücretli öğretmen sayılarını araştırdı. 81 İl Valiliğinden elde edilen bilgiler neticesinde ülkede 2021 yılında ücretli öğretmen sayısının pandemiden bu yana en yüksek noktaya ulaştığı tespit edildi. 

Araştırma ile ilgili bir açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan şunları kaydetti: “Tüm dünyayı kasıp kavuran salgınla birlikte ülkemizde yüz yüze eğitime ara verilmiş ve eğitim online olarak dijital platformlar üzerinden yürütülmüştü. Yüz yüze eğitime ara verilen dönemde bununla bağlantılı olarak ücretli öğretmen sayılarında düşüş yaşanmıştı. 6 Eylül tarihinden itibaren yüz yüze eğitimin yeniden başlamasıyla birlikte ücretli öğretmen sayılarında ciddi artış kaydedildi. Araştırmamızdan da görüleceği üzere bugün ülkemizde 86 bine yakın ücretli öğretmen çalıştırılıyor olması adeta öğretmen açığının ücretli öğretmenler eliyle giderilmeye çalışıldığına işarettir. 

Gelinen noktada yapılması gereken; 2022 yılında en az ücretli öğretmen sayısı kadar öğretmen ataması yapılmasıdır. Valiliklerin beyanına göre norm açığının 120 bine, ücretli öğretmen sayısının 86 bine yaklaştığı bu zamanda yapılan 15 bin atama ile sorun çözülemeyecektir. Hele ki, eğitim fakültesi mezunu olmayan, hatta yüksekokul mezunu ücretli öğretmenlerle eğitim hizmeti vermek yeni sorunlara neden olmak demektir.

Şu gerçek unutulmamalıdır ki, eğitimde tasarruf olmaz. Eğitime yapacağımız yatırım ve ayıracağımız kaynak doğrudan ülkemizin geleceğini inşa eden bir husustur. Eğitimin asli unsuru ve taşıyıcı kolonu da öğretmendir. Sınıfta öğretmeniniz yoksa eğitime yapacağınız diğer yatırımların pek bir anlamı kalmayacaktır. Dolayısıyla eğitime yapılacak öncelikli yatırım ve alınacak öncelikli tedbir, öğretmen açığını gidermek olmalıdır.

ÜCRETLER KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL

Öte yandan neredeyse asal öğretmen istihdam modeli haline gelmiş olan ücretli öğretmenlerimizin aldıkları ücretler de kabul edilebilir değildir. Bu arkadaşlarımızın tamamı, asgari ücretin dahi yarısı kadar bir aylıkla görev yapmaktadırlar. Bu durum, öğretmenlik hizmetinin haysiyetiyle de bağdaşır bir tablo değildir. Bu emek sömürüsü sonlandırılmalı, tüm öğretmenlerimiz, mesleğin saygınlığına ve insan haysiyetine yakışır ücretleler çalıştırılmalıdır. Ayrıca bir uzmanlık mesleği olan öğretmenliğin ‘ücretli’ unvanıyla anılması da doğru değildir. Bu konuda da MEB tedbir geliştirmeli ve elzem durumlarda görevlendirilen bu öğretmenlerimizi 657 Sayılı DMK’ya dayalı olarak ‘Vekil Öğretmen’ unvanıyla çalıştırmalıdır.”

///////////

11 MİLYON EMEKLİNİN GÜNAHI NE?

Muhtar maaşlarının net asgari ücret düzeyine çıkarılması, kamu işçilerine ek zam verilecek olması ile 11 milyona yakın işçi ve Bağ-Kur emeklisinin sahipsiz olduğu bir kez daha anlaşıldı.

Muhtar maaşlarının 4 bin 253 liralık asgari ücret düzeyine yükseltilmesi ne denli yerinde ise en düşük emekli aylığının can yakan hayat pahalılığı karşısında son derece yetersiz 2 bin 500 lirada kalması o denli üzücü ve vicdanları yaralayıcı.

1.500 liradan 2 bin 500 liraya yükseltilen işçi ve Bağ-Kur emekli aylığı, elektrik ve doğalgaza yapılan zamlardan ötürü daha ceplere girmeden erimeye başladı. Taban aylıkları 2 bin 500 liraya çıkarılan emekli, bir süre 6 aylık enflasyon artışından da yararlanamayacak. Beklentileri asgari ücrette olduğu gibi aylıklarına en az yüzde 50 zam yapılması yönündeydi.

İşçi, esnaf, çiftçi emeklisi, dul ve yetimden oluşan 11 milyonluk kitle, memur emeklisine verilen yüzde 2.5’lik ek zamdan da anlaşılmaz şekilde yararlandırılmayarak şoke oldu. Asıl yüksek zamma gereksinimi olan, satın alma gücü her geçen gün gerileyen milyonlarca dar ve sabit gelirli bu kitleydi. Kamu işçisine de ek zammın gündemde olduğu belirtiliyor.

Yaşlarından dolayı SGK hizmeti alan emeklinin cebinden ödediği katkı payı ilaca gelen yüzde 30 zamdan ötürü artacak. Şubat ayında kur güncellemesiyle ilaç fiyatları bir kez daha yükselecek, dolayısıyla sağlık harcamaları katlanacak. 2 bin 500 lira alan emekli nasıl yetişsin pahalı ilaç fiyatlarına? Sağlık hizmeti kesintisine son verilmesini yıllardır haykırıyorlar. Lakin, ne duyan ne de gören var.

Muhtar maaşlarında gözleri yok ama kendi aylıklarının da en az bu tutar kadar olmasını bekliyorlardı. Memura, memur emeklisine ek zam, asgari ücretliye yüzde 50 artış, işçi ve Bağ-Kur emeklisinin en düşük aylığı 2 bin 500 lira. Onların günahı ne?

Yılın ikinci yarısı için temmuzda yapılacak aylık artışına kadar bu hayat pahalılığında ne yapar, nasıl geçinir 2 bin 500 lira alan gariban emekli? Ek zam analarının ak sütü gibi onların da hakkı. Kamu işçisi ile birlikte işçi ve Bağ-Kur emeklilerine de ek zam verilmeli.

Şükrü KARAMAN

 

 

 

 

Whatsapp
google_160x600