DÜŞÜNCENİN KISITLANMASI! (2)

27 01 2022
132 kez okundu
Bu konuda gerçek ilerleme; biyolojik bilgiler ortaya çıkınca oldu… Pek çok bilinmeyen kader olmaktan çıktı. Bilinmeyenlerin neden/sonuç ilişkisi soruşturulmaya başlandı. İnsanı insan yapan gelişmelerin temelini oluşturan yapılar merak edildi. Mucize ve kutsallığa inanç boşlukları ve madde ötesi duygular sorgulanmaya başlanmıştır. Doğrusu; neden, niçin, nasıl soruları korkarak da olsa sorgulanmaya başlanmıştır. Merak sürekli tetiklemektedir. Tek başına merak duygusu toplumsal merak ve öğrenme duyusunu ateşlemiştir. Kitaplı dinlere inanan topluluklar bilgileri somutlaştırdığında pek çok şeyin gelişim sürecinin aynı olduğunu ve farklı şekillerde topluma sunulduğunu göstermektedir. Dinlerin, tarikatların ve cemaatlerin ardı ardına bitip tükenmeyen sömürüleri güveni hızla sarsmaktadır. Madde ötesi duygular; sosyal toplum oluşumu, organize etme, yönetme, gücü başka şekilde kullanma, sömürüyü kolaylaştırma vb. tarih boyunca devam etmiştir. Düzeltmek için Din-Bilim kavgasını azaltmak için bir sürü öneri ve önlem denenmiştir. Bunlardan en etkilisi laiklik olmuştur.
Bu düşünce; insanın yaratma yeteneğini, düşünmeyi, kullanmayı, önce hayal edip sonra uygulamayı öğrenmesi, davranışlarının karşılığını alması, maddi refahı elde etmesi çok önemli bir gelişme olmuştur. Yine de bu duyguların tatmin edilmemesi, sapıklık, sapkınlık, saygısızlık, fuhuş, duyarsızlık vb. sapmalar. Çıkar ve sömürüyü durduramaması, hatta artarak devam etmesi dinlere güveni sarsmıştır. En önemlisi ölüler için bile bir saygı ve kutsallık geliştirmemiştir. Neandertaller’e kadar ölüler gömülmemiş ve ebedileştirilmemişlerdir. 

Evrimsel gelişim süresince; faydalı, erişilmeyen, korkutucu, güneş, gök gürültüsü vb. inançlar terk edilmiş yerini filozofik olarak yaratılan madde ötesi nesneler olmuştur. Bunların da çözümsüz kalmaları bugünkü beşerin inançsal parçalanmasına neden olmuştur. Az da olsa nesneye tapanlar, kitaplı dinler ile azalsa da ruh, vahiy girişimleri olayın boyutunu değiştirmiştir. Sürecin diğer tamamlayıcıları, tarikat ve cemaatler ise binleri geçmiştir. Güvensizlik oluşmaya başlamıştır ve işin suyu çıkmıştır. Yeniden yaratılacak mucizeler beklenmektedir. Ne yaratılmalıydı? Nasıl bir nesnel, maddi veya tinsel güç yaratılmalıydı? Özel veya hükmü şahsiyet=peygamberlere geçildi. Farklı simgeler devreye girdi. Ancak yenisini keşfedemezsek diye yenisi gelmeyecek denildi. Ancak iyi idare edilemediğinden onlarında devri tükendi. Sadece son yüzyılda 50 mesih geldi. Kendilerini öyle tanıttılar. Toplamda 5 bine yakın tanrı tanımlandı. Daha Hititler=Etiler zamanında başkentlerine bin tanrılı şehir anlamında isim takarak ya doğruysa diye iltimas geçtiler. Yine oldukça uzun süre (savaş, aşk, toprak, mülkiyet, verimlilik) kullanılmaya başlandı. Hala şark toplumlarında ülkemiz de dahil getiri sağlamaktadır. Dinden nemalanan devlet başkanları ve yandaşlarının büyük bölümü hala yaklaşık yüzde 30 oy alıyor. Cehennem, cehalet, ahiret sömürülmeye devam etmektedir. Ne kadar kar etse kardır sömürüsü bulundukları ortamın durumuna göre örneğin cemaatlerin etkileri ve kullandıkları avantajlar ile sömürüye devam etmekteler. Ancak sömürü modern dünyada gözle görülür acılara neden olmaktadır. Son örneğini bir cemaat yurdunda ki intihar ile yaşadık. Sessiz kalanlar, saldıranlar, savunanlar, daha açık söylemek gerekirse yine sömürü ve nemalanmalar. Gençler sıkıntıdalar. Net şekilde sorgulamaktalar. Ateizmi bile farklı yorumlamaya başladılar. Tek tanrılı dinlerin yerini nesnelerin en büyüğü kapitalizmin en değerlisi para mı alıyor dersiniz? Olur mu? Olur. İnanmayanların kaybederlerse ülkelerinin ne hale geldiğini gördüler. Yeni din para mı oluyor? Siyaset, bilinçsiz güç, mağdur güç, aç ve açık güç peşinde onları maddi arenaya çekerek ömrünü uzatmaktadır. Dediğinin olması için tüm yolları deneyecektir. Bugün bunun net şekillerini tüm dünyada görmekteyiz. Ekonomik, siyasi, ideolojik, takımdaşlık, dindaşlık, din kardeşlik, projelik, aklınıza gelebilecek tüm yollar devreye sokulacaktır. Tüm bunlar çaprazlandığında bazı sektörlere öncelik verilmesi gibi avantajlar; sağlık, üretim, beslenme, sosyal ve adil devlet makro artılar olarak kullanılacaktır. Üstü kapalı destekler ayrı bir artıdır. Ülkemiz de başta mezhepler, inançta, bunların uygulanmasında, sosyal kayırmalarda vb. artılar uygulanır. Mevcut iktidara en yararlı açılımlar, aile hekimliği ve başörtüsü yüksek puanlar getirmiştir. Çünkü net ve yararlı bir istektir.

-DEVAM EDECEK-

Konuk Yazar

Prof. Dr. Nail YILMAZ

 

Whatsapp
google_160x600