DÜNYA ENGELLİLER GÜNܒNDE TÖREN DÜZENLENDİ

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Çorlu’da bulunan engelli dernekleri bir araya gelerek Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
03 12 2020
1447 kez okundu

Birleşmiş Milletler öncülüğünde 1922 yılından bu yana tüm dünyada kabul gören 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle Atatürk Meydanı’nda tören etkinlikleri gerçekleştirdi. Çorlu Kent Konseyi Engelli Meclisi, Türkiye Sakatlar Derneği Çorlu Şubesi, Tekirdağ Otizm ve Özel Bireyleri Destekleme Derneği ve Trakya Down Sendromu Derneği tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk olarak günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Tekirdağ Otizm ve Özel Bireyleri Destekleme Derneği Başkanı Aysel Ergüney gerçekleştirdi. Ergüney, açıklamasında “Türkiye’de yatılı otizm ve rehabilitasyon merkezi kaç tane dersiniz? Sadece 1 tane. İstanbul Pendik’te. O da rehabilitasyondan çok bakımevi gibi hizmet vermekte. Öfke nöbeti geçiren otizmli gencin bahçedeki bir banka iple bağlanma haberini basında okuduk. Otizmli bireyin gelişimi, sosyalleşmesi için tek seçenek bire bir eğitim. Onun da haftada sadece 2 saati devlet tarafından destekleniyor. Öğretmenler otizm konusunda bilgi sahibi olmadıkları için kaynaştırma eğitiminden de beklenen fayda elde edilemiyor. Otizmli çocukların, kaynaştırma sınıflarına uyumunu sağlamak üzere gölge öğretmen uygulaması var. Ancak bu kişinin ücretini aile karşılamak durumunda. Bunu kaç aile karşılayabilir. Eğitimde fırsat eşitliğinden bahsedebilir miyiz?”diye konuştu.

BEKLENTİLERİNİ SIRALADI

Ergüney, açıklamasının sonunda yerel ve hükümetten beklentilerini sıralayarak “Ailelerin çocuklarını iki saatliğine bırakacak otizm yaşam merkezi’nin hayata geçirilmesi. Eğitmen gözetiminde bir park içinde çiçek, bitki bakım ve sulama işlerinde çalışırlarsa hem rehabilite olur hem de üretim sürecine katılmış olurlar. Bu merkez içinde oluşacak botanik kafe’de çalışarak da toplumla kaynaşmaları sağlanmış olur. Ayrıca, sportif, kültürel aktiviteler, ailelere yönelik söyleşiler yapılabilir. Ailelerin nefes almaları sağlanır. Bu merkezin işletilmesi, gerek mekan gerekse eğitimci kaynağı açısından profesyonel yönetim anlayışı ile yerel yönetimce yapılmalı ve Çorlu’daki bütün otizmli ve özel bireyleri çocukları kapsamalı. Devlet, otizmli ve özel birey özel eğitimlerinin haftada 36 saatini karşılamalı. Projesi yapılmış olan Marmara Ereğlisi Yatılı Engelli Bakım Merkezi’nden Otizmli bireylerin de faydalanabileceği düzenleme yapılmalıdır. Bu merkezlerde sosyal, kültürel ve sportif aktiviteler yapılarak nitelikli yaşam sürdürmeleri sağlanmalıdır. İş atölyeleri ile üretkenlikleri sağlanmalıdır. İbni Sina Özel Eğitim okulunun fiziki koşulları otizmli ve özel bireylerin eğitimine uygun mekan değil. Yatay ve bahçesi olan bir binada eğitim görmelerini istiyoruz. Bu konu ile ilgili dört engelli örgütü olarak, Çorlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ailelerin dilekçelerini geçtiğimiz şubat ayında ilettik. Bu konuda bilgi bekliyoruz. TOBDESDER olarak AB hibe destekli Otizmli Çocukların Annelerinden mektup var projesi yürütüyoruz. Annelerin yaşadıkları sorunları, mücadelelerini yazacakları mektuplar kitap olarak basılacak yerel ve kamu idarecileriyle paylaşılacak.”dedi.

‘MERHABA’ ONLARA VEREBİLECEĞİN EN GÜZEL HEDİYE

Trakya Down Sendromu Derneği Başkanı Zehra Metin Özen ise ailelerin yaşadığı sıkıntıları dile getirerek yaptığı açıklamasında “Tüm bu bireylerin istediği tek şey anlaşılmak. Bir ‘Merhaba’ onlara dertlerimizin altında ezilmeye devam etmekteyiz verebileceğin en güzel hediye. Göreceğiz ki onların da bize vereceği çok şey var. Bu dünya hepimizin.”ifadelerine yer verdi.

DERTLERİMİZİN ALTINDA EZİLMEYE DEVAM ETMEKTEYİZ

Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Canan Naciye Yurdseven ise yaptığı açıklamada “Bizler yine dertlerimizin altında ezilmeye devam etmekteyiz. Sorunlarımız mevcutların üzerine binen yeni sorunlarda daha da ağırlaşmaktadır. Yapılan her yeni düzenleme, bir öncekini aratır boyutlarda bizleri çaresiz bırakmaktadır. Yıllardır uygulaması ertelenen yasa maddesi nedeniyle hala engelliler toplu taşıma araçlarından yararlanamaz durumdadır. Yıllardır mevcut mevzuata uygun yapılmayan yollar, kaldırımlar, meydanlar, köprüler, alt geçitler, kamuya açık binalar nedeniyle erişim öncelikli sorun olmaktan çıkarılamamıştır. Sağlık Uygulama Tebliğinden yapılan değişiklikler engelliler için yaşamsal öneme sahip ilaç, ortez ve protezler ile diğer araç ve gereçlerden yararlanma koşulları neredeyse ortadan kaldırılmaktadır. Büyük çoğunluğu yeterli gelire sahip olmayan engelliler ve aileleri yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli araç ve gereçleri sağlamak için yüksek bedellerle karşılaşmakta, ödemeye güçleri olmadığı için satın almaktan vazgeçmek zorunda kalmaktadır. Özellikle engelliler için büyük önemi bulunan ve birçok hakkın kullanımı için zorunlu olan Rapor Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler yeni hak kayıplarını beraberinde getirmektedir. Bu alanda giderek Dünya Sağlık Örgütünün ölçütlerinin çok uzağına düşülmektedir. Yeni bir rapora gereksinim duyamayacak engellilerden yeniden rapor istenmesi, derecelendirmedeki ölçütlerinin değiştirilerek engelli oranlarının düşürülmesi istihdamdan emekliliğe, sağlıktan eğitime birçok alanda hak kaybını doğurmaktadır. Buna bir de toplu ulaşıma erişim olmadığı için motorlu araç almak zorunda kalan engellilere kur farkının yarattığı fiyat artışları sorunu eklenmiştir. Özellikle ağır engelliler açısından tekerli sandalye veya sedye taşıyabilecek donanıma sahip bir aracın fiyatı, vergi indirimi için konulan fiyat üst sınırını oldukça aşmıştır. Son birkaç ay içinde kur farkı yüzde 30’un üzerinde artış yaşarken, motorlu araç fiyat üst sınırı yalnızca yüzde 9,11 oranında artırılacaktır.”dedi.

 TEK İSTEĞİMİZ BİR PARÇA ANLAYIŞ

Yurdseven, açıklamasının sonunda “Eğitimde karşılaştığımız sorunlar, saymakla bitmeyecek düzeydedir. Zihinsel engellilerden işitme ve görme engellilere varıncaya kadar farklı gruplardaki engelliler için eğitim ulaşılamaz bir hayal haline dönüşmüş durumdadır. Engelliler için istihdamda konulan kotalar ise ne kamuda ne de özel kesimde önemli oranda boş kalmış durumdadır. İstihdam edilen engelliler arasında, ayrımcılıktan ücretlerinin bir kısmının ellerinden alınmasına varıncaya kadar çok sayıda suiistimal ile karşılaştıkları bilinmektedir. Covid-19 salgını ile dün erişebildiğimiz birçok hizmete de artık erişemez halde olmanın sıkıntısını yaşıyoruz. Kamudan özele hemen her kesimdeki kurumlarda yaşanan kuralsızlıkların, duyarsızlıkların ceremesini en fazla bizler çekiyoruz. Bir 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde de bizler güzel şeyleri paylaşmayı çok istiyoruz. Tek isteğimiz bir parça anlayış, duyarlılık, kurallara uymak ve uyulması için çaba sarf edilmesi. Basit, kolay ve yapılabilir küçük adımların nasıl büyük değişimlere yol açtığına unutmayın. Engellilerin de yararlanabileceği, yaşayabileceği bir dünya düşündüğünüz kadar büyük maliyetleri gerektirmiyor.”diye konuştu.

ENGELLİLER GÜNÜ KUTLANACAK VEYA BAYRAM YAPILACAK BİR GÜN DEĞİL

Son olarak konuşan Çorlu Belediyesi Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Yasemin Ayyüksel ise “Birleşmiş milletlerin 1992 yılında almış olduğu karar sonrası Uluslararası Engelliler Günü olarak ilan edilmiştir. 3 Aralık, o gün itibariyle tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek için belirlenmiş bir gündür. Dolayısıyla 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlanacak veya bayram yapılacak bir gün değil, karşılaşılan sorunların gündeme getirileceği ve bunların çözümü için yapılabileceklerin ele alınacağı bir tarihtir. Günümüzde artık engellilik görmemek, duymamak, yürüyememek ya da başka fonksiyon kaybı değildir. Birçok yerde duyduğumuz gibi asıl engel yüreklerde de değildir. Hem ülkemizde hem de dünyada artık engelin çevreden kaynaklı sorunlar olduğu kabul görmüştür. Yani sizler bir yerden bir yere rampa ve asansör olmadığı için gidemiyorsanız sokakta kaldırımlar erişilebilir olmadığı için hareket edemiyorsanız, toplu taşıma araçları size uygun olmadığı için kullanamıyorsanız, araçlarınız için ayrılmış otoparklara başka araçlar park ediyorsa ve siz ne yapacağınızı bilemez duruma düşüyorsanız, işe girmek istediğinizde reddediliyorsanız, insanların ‘Sen bunu yapamazsın’ şeklinde ortaya çıkan önyargılardır. Üstelik bizim bu taleplerimiz sağlanmasını istediğimiz ayrıcalık ya da lütuflar da değildir. Bunlar herkesle birlikte eşit ve adil bir ortamda yaşabilmemiz için gerekli düzenlemelerdir ve hem ulusal hem de ulular arası yasalarda var olan haklarımızdır. Çoğu yerde ve toplantıda duyarız ‘Herkes bir engelli adayıdır’ denir ve yapılan hizmetin bu nedenle hayata geçirildiği ima edilir.”ifadelerini kullandı.

ÜZERİNİZE ALDIĞINIZ YÜK OLDUKÇA BÜYÜK

Düzenlenen programa katılan Çorlu Belediyesi Başkanı Ahmet Sarıkur, yaptığı açıklamada “Dernek başkanlarımız son derece hissederek bu konudaki her şeyi ifade ettiler. Bizim elimizden geldiği kadar engelli vatandaşlarımız için gayret gösterdiğimiz işlerimiz var. Engelsiz kafemiz yakında açılacak, Hürriyet Mahallesinde de engelsiz parkımızı hayata geçireceğiz. Bunların yeterli olmadığının farkındayım. Derneklerimizin büyük çoğunluğu ile iletişimimiz var. Sizlerden talep ve beklentim şu. Üzerinize aldığınız yük oldukça büyük. Dolayısıyla bu şehirde yapılması gereken her türlü konuyu bizimle paylaşmanızı rica ediyorum. Hepsini çözer mi çözemez miyiz bilemiyorum. Gayretli olacağımızın sözünü verebilirim. “dedi.


Tutku AKBAŞ

 

Whatsapp
google_160x600