ADALETİ NASIL SAĞLARIZ?

21 01 2022
2485 kez okundu
handandemirkiran90@gmail.com

İyi – kötü, doğru – yanlış, güzel – çirkin peki ya adalet? Toplumsal norm dediğimiz şey her toplumun kendine ait ahlaki değerlerinin olması ve bunu normal saymasıdır. Normal sayılan ve doğru kabul edilen normlar toplumdan topluma değişiklik gösterir. Adaleti sağlamak adına verilen cezalarda bu toplumsal normlar üzerinden belirlenir. Bu dinde de, psikolojide de böyledir. Toplumsal kurallara uymadığınızda adalette de, dinde de, psikolojide de anormal sayılırsınız; adalette mahkeme önünde, din de kendi vicdanınızda, psikoloji de kendi zihninizde yargılanırsınız. Bu durum toplumu ilgilendiren daha birçok konuda böyledir.
Neden adaletten bahsettiğime gelecek olursak adaletin sağlanması tüm bu toplumu ilgilendiren konuların başında gelmektedir. Şöyle ki; adaleti sağlarsanız toplumsal normları korursunuz, adaleti sağlarsanız vicdanınızı korumuş olursunuz, adaleti sağlarsanız psikolojik sağlamlığınızı korursunuz. “Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur. “ demiş Montaigne. Adaletin olmadığı yerde umutta yoktur diyorum ben de. Çarede yoktur, inançta yoktur, sevgide yoktur.
Beni en çok üzen konu, çocuklara yapılan haksızlıklar ve bunu fark ettiği halde sessiz kalmak zorunda kalan veya fark edemeyecek kadar çaresiz olan insanların olmasıdır. Bir çocuğun istismar edilmesi sadece cinsel anlamda değil, fiziksel ve duygusal anlamda da söz konusu olmaktadır. Bunlardan bahsedecek olursak fiziksel istismar, çocuğun sağlığını, gelişimini veya onurunu zedeleyecek şekilde fiziksel güç kullanılmasıdır. Duygusal istismar çocuğun kendisini değersiz, sevilmeyen, istenmeyen, işe yaramayan biri gibi hissetmesine neden olacak tutum ve davranışlarla karşılaşması sonucu ortaya çıkar. 
Elbette istismarın her türlüsü çocuğa zarar vermektedir ancak cinsel istismarın yıkıcı etkilerinin daha fazla olduğunu düşünmekteyim. Her ne kadar toplum normları arasında annenin, babanın veya birinci derece akrabanın, komşunun, arkadaşın çocuğa cinsel istismarda bulunması kabul edilmese de, “yapmaz” diye düşünülse de maalesef çok yaygın bir biçimde bu olaylar yaşanmaktadır. Çocuk cinsel istismarı en sık 6-10 yaş arasında görülmektedir. İstismara uğramada kız çocukların oranı erkek çocukların oranına göre daha yüksektir. Cinsel istismar, çoğunlukla mağdurun tanıdığı kişi tarafından gerçekleştirilir. Saldırgan nadiren yabancı olur. Cinsel istismarların üçte biri diğer çocuklar tarafından gerçekleştirilir. Cinsel istismarın belirtileri aşağıdaki gibidir:
0 – 9 Yaş
Normalden daha fazla ağlama, sızlanma ve bağırma.
Bakıcılara sımsıkı sarılma ve normal olmayacak bir şekilde yapışma.
“Güvenli” yerlerden ayrılmayı reddetme.
Uyumada zorluk veya sürekli uyuma.
Konuşma yetisini veya idrar kontrolünü kaybetme ve diğer gelişimsel gerilemeler.
Yaşlarına uygun olmayan cinsel eylemleri bilme ve onlara ilgi gösterme.
Belirli insanlardan, yerlerden veya eylemlerden ya da saldırıya uğramaktan korkma.
Bebek gibi davranma (yatağı ıslatma vb.)
Aniden okula gitmeyi reddetme.
Özel bölgelerine çok fazla dokunma.
Aile ve arkadaşlardan uzaklaşma veya içine kapanma.
Yemek yemeyi reddetme veya sürekli yemek yeme isteme.
10 – 18 Yaş
Depresyon (kronik üzüntü), ağlama veya duygusal hissizlik.
Kâbuslar (kötü rüyalar) veya uyku sorunları.
Okulda sorun yaşama veya okuldan uzaklaşma.
Öfkelenme veya akranlarıyla olan sıkıntıları anlatma, insanlarla kavga etme, kurallara uymama.
Aile ve arkadaşlardan uzaklaşma dâhil, kaçınma davranışı gösterme.
Kendine zarar veren davranışlar (uyuşturucu, alkol, kendini yaralama).
Okul performansında değişiklikler.
Sürekli yemek yeme ya da yemek istememe.
İntihar düşüncesi ve eğilimi.
İstismar hakkında konuşma, istismarı hatırlama.
Cinsel istismara uğramış çocuk, bu çocuğun ebeveyni veya çevresi bu konuda yalnız olduğunu düşünebilir, ne yapması gerektiğini bilmeyebilir. Bu konuda faydalı eğitimler gerçekleştiren ve mahkeme sürecinde her türlü desteği sağlayan muhteşem bir sivil toplum örgütü var: Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM). Saadet öğretmeni ülkeyi sarsan bir çocuk istismarı olayı ile tanıdık. Bir okul müdürü tarafından istismar edilen çocukların sesi oldu Saadet öğretmen. Daha sonra maalesef ki sayısı çok olan istismar mağduru çocukların yanında olmak için böyle bir derneğin kuruluşuna öncülük etti. Oldukça aktif ve verimli çalımalar yapan bu derneği “UCİM” adıyla takip edebilirsiniz. İhbarda bulunmak içinse 0324 331 18 18 telefonunda bu muhteşem derneğe ulaşabilirsiniz. Derneğin bir üyesi olarak adaletin sağlanması adına verilen çaba ve destek, duruşmalarda yer almak inanılmaz güç veriyor hem kendinize hem de mağdur ve yakınlarına. Olan biteni çaresizce izlemek yerine sizde bir şeyler yapmış oluyorsunuz ve adaletin sağlandığını görmek umut veriyor insana. Sizde bu derneğin bir parçası olmak için derneğin sayfasından üyeliğinizi gerçekleştirebilir, adaletin sağlanması adına gönüllü olarak destek sağlayabilirsiniz. Bu dernekte emek veren sıcacık insanlara selam olsun.
“ Adalet mülkün temelidir.”

 

 

 

 

Whatsapp
google_160x600