YILLARDAN BERİ TÜRKGÜCÜ MAHALLESİ’NDE SU SIKINTISI VAR

‘Her Mahalle Bir Hikaye’ köşemizin bu haftaki konuğu Türkgücü Mahallesi ve Muhtarı Nadir Uğur oldu.
02 12 2019
4437 kez okundu

DEVRİM Gazetesi ve DEVRİM Web TV olarak her hafta ‘Her Mahalle Bir Hikaye’ ile mahallelerin ve muhtarların konuğu oluyoruz. İlk olarak Reşadiye Mahallesi, ardından Cemaliye Mahallesi, Zafer Mahallesi, Hıdırağa Mahallesi, Önerler Mahallesi, Kemalettin Mahallesi, Şeyhsinan Mahallesi, Alipaşa Mahallesi, Muhittin Mahallesi ve bu haftaki konuğumuz Türkgücü Mahallesi ve Muhtarı Nadir Uğur, mahallenin isteklerinden taleplerine ve beklentilerine kadar pek çok şeye samimiyetle yanıt verdi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ben 1974 Çorlu doğumluyum yani bu mahallede doğdum, bu mahallede büyüdüm. İlkokulu burada, ortaokul ve liseyi Çorlu’da okudum. 2 çocuğum var.  Burada ikinci dönem muhtarlığım. Öyle devam ediyoruz, buradayız.

Bu mahallede doğdunuz ve büyüdünüz. Mahallenizin tarihinden ve nüfusundan biraz bahsedebilir misiniz?

Mahallemiz 1935 yılında o zaman Romanya sınırları içerisinde kalan şimdi Bulgaristan sınırları içerisinde kalan şehirlerden gelen insanların kurduğu bir mahalledir. O zaman köy statüsünde kurulmuş ama eski bir köy değiliz. Gördüğünüz gibi gayet planlı ve düzgün bir köy. Oradan gelen insanların yaşadığı bir şehirdir ama zamanla burada sanayileşme, Çorlu’ya yakın olduğumuzdan dolayı sık göç alan bir mahalleyiz. Resmi nüfusumuz bin 100 – bin 150 civarı falandır. Ama burada günlük yaşamda iki bin – iki bin 500 civarında bir nüfusu var. Bizim Bağlar dediğimiz bir mevkiimiz ve orada 80 – 100 civarı bir hanemiz var. Hiçbirinin kaydı yoktur. Çünkü yazlık kışlık mevsimsel olarak kullanıyorlar. O yüzden nüfusu tam olarak tespit etmede biraz sıkıntımız var. Ortalama 900 kişi falan oy atma hakkını sahip oluyor. Okulumuz, camimiz, sağlık ocağımız var. Ama okulda bir öğrenci sıkıntımız var. Bizim okulumuz ilkokul ve ortaokul olmakla birlikte gayet güzel. Şu anda öğretmenlerimiz, müdürümüz canla başla çalışıyorlar. Hepsi de kadrolu öğretmenlerimiz. Bunun için okulu biraz cazip ve albenili hale getirmeye çalışıyorlar. Sınıflar 7-8 öğrenciden oluşuyor ve özel okul gibi duruyor. Ama bunu insanlara göstermemiz, öğretmemiz gerekiyor. Ama ben inanıyorum ki buradaki öğretmenlerimiz ve müdürümüzle birlikte okulumuz 5 yıl sonra insanların çocuklarını okutmak istediği bir okul olarak anılır diye düşünüyorum.

KÖYÜMÜZE YAPILAN EN GÜZEL ŞEY DOĞALGAZ

Muhtarlığınızın ikinci dönemi ve bu süreçte mahallenizde neler değişti?

İlk muhtar olduğum dönemde biz köyden mahalleye dönen bir mahalle olduğumuz için insanların buna alışması zor oldu. Çıkan kanuna göre biz bir gecede köyden şehirli olduk. Ne değişti dersek zaten bu kanuna istinaden bir gecede her şey değişti. Ama hizmet olarak da bizim birçok sorunumuz vardır. Hala da var çünkü insanların yaşadığı yerde sorunlar bitmez. Ama kendi kendimizi idare ederken şu anda tamamen Çorlu Belediyesi’ne bağlı ya da Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı idare ediyoruz. Daha doğru idare etmiyoruz, yönetmeye çalışıyoruz. Ben muhtar olduğumda buradaki en büyük sorun su sıkıntısıydı. Yıllardan beri Türkgücü Mahallesi’nde su sıkıntısı var. Bunu peyderpey yani yüzde 90 civarından çözdüğümüzü düşünüyorum ben. Burada yazın 3 ay sular akmazdı. Mahallenin belli bir kısmına su çıkmıyordu. Bir şekilde bunları TESKİ’yle ortak çalışarak, ortak akıllarla halletmeye çalıştık. Tabi ki zor oldu TESKİ’nin kurulması, idarenin, Büyükşehir’in kurulması derken biraz zaman aldı. Ama şu anda çok fazla su sıkıntımız olmuyor. Arızalar dışında çok kesinti gerçekleşmiyor. Tabi insanlar yıllardan bu yana mustarip oldukları için 1 gün kesilmiş olsa bile baya sıkıntı çıkıyor. Bir de diğer büyük sorunumuz yol sorunu. Her mahallenin olduğu gibi yol sorunumuz var. Bu biraz bizde fazla, kilit taş olan yıl çok az. Şimdi Çorlu Belediyesi’nin yardımıyla 10 da 2 sini falan yapmış gibiyiz. Ama Çorlu Belediyesi’nin maddi durumundan, ödeneklerin azlığı ve seçim döneminin yeni atlatılmış olmasından dolayı henüz bitiremiyoruz. Bitirmesi de 5 yılı bulacak herhalde. Ama köye yapılan en güzel şey doğalgaz geldi. Doğalgazın olması müthiş bir şeydi. Çünkü insanlarımız çağdaş ve temizlik, güzellik, çevre, hava gibi konulara önem veriyorlar. İnsanlar normal yaşantısına devam ediyor ama değişimler büyük değişimler aslında. Vatandaş pek ayrımını yapamıyor aslında. Olması gerekenler belki de çok ekstra bir şey olmuyor. Hala alışmaya çalışıyoruz, hala köyüz biz aslında mahalle değiliz. Sıkıntımız orada bizim. En büyük değişim o zaten bizim için.

BİZİM İŞİMİZ VATANDAŞA HİZMET

Muhtarım giderilmesi gereken birçok probleminiz var anladığım kadarıyla bunlardan birazcık bahsedelim. Bunun yanı sıra mahalle sakinleri size en çok hangi şikayetlerle geliyorlar?

Giderilmesi gereken en büyük problem su problemimiz çünkü hala devam ediyor. Yaz aylarından günde 2-3 saatlik bir kesinti oluyor. TESKİ gibi ilgili birimlerle konuşup istişareler yapıyoruz. Aslında çözümü de var. Çözümünü sunup problemi bu şekilde ortadan kaldırabileceklerini de söylüyoruz. Tamam, yapacağız diyorlar. Tabi sıkıntı olmadığı zamanlarda TESKİ unutuyor bunu. Vatandaş da o günlük o sıkıntıyı yok sayıyor. Ne zaman sular tekrar kesilirse tekrar aynı problem ortaya çıkıyor. İşte bunu kalıcı hale getirmek için bazı çözümlerimiz var. Kendi başımıza yapamayız TESKİ’nin yapmasını bekliyoruz ki yapacaklardır eminim. Tabi ki diğer en büyük sıkıntımız yol. Mahalle içerisindeki yollarımızın kilit taş yapılması gerekiyor. En azından belli yerlerin aciliyeti var. Sürekli her yağmur yağdığında suyun alıp götürdüğü yerler var. Belediye ekipleri su yarığı olduğu zaman malzeme döküyor ama sonraki yağmurda yine gidiyor. Bu Belediyeye de maddi bir külfet oluyor. İşte bunları çözmeye çalışıyoruz ki çözülecektir hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama maalesef şu anda ülkenin içinde bulunduğu durum zaten ortada o yüzden çok hızlı değil biraz yavaş ilerliyor. Bu yıl biraz daha yavaş oluyor. İnşallah önümüzdeki yıl tekrardan hızlı bir şekilde başlayacağız. Bizim gücümüzün, Belediye’nin gücünün, devletin gücünün yettiği kadar her şeyi hızlandırmaya çalışacağız. Problemleri de çözmeye çalışacağız. Vatandaşın da en çok bize şikayet ettiği şeyler bunlar. Çok şikayet sayılmaz aslında çünkü artık şikayetler muhtara yapılmıyor. Artık sanal ortamda yaşıyoruz. Telefonu kaldırıyor Belediye, Zabıta, TESKİ gibi kurumları arayıp bildiriyorlar. Ama su konusunda çok sıkıntımız oluyor. Vatandaşın en çok mağdur olduğu, bana gelip şikayet ettiği konu bu. Yaz aylarında birkaç ay oluyor ve haklılar. Su yaşamsal bir olgu sonuçta. Ama maalesef oluyor bunlarda. Tabi bilerek kesinti gibi bir durum yok ortada. Elektrik kesintisi oluyor, su kesintisi oluyor. TREDAŞ’ın yatırım programları biraz değişik çalışıyor. İşte sokak lambaları gibi şikayetler var. Ama şikayetler çok fazla değil. Hayati önem taşıyan şikayetler değil. Hepsi çözülüyor ama vatandaş tabi ki ne derse haklıdır. Bizim işimiz vatandaşa hizmet etmek, onların dertlerini dinlemek ve çözüme kavuşturmak.

VAADİM ‘YAŞANABİLİR BİR MAHALLE’ OLDU

Zaten burada doğmuş büyümüş bir muhtarsınız. Kendi doğduğunuz yerin muhtarısınız. Biz ‘Her mahalle bir ailedir’ diyoruz. Siz de gerçekten mahalle sakinleriyle bir aile misiniz?

Bu sorunuza şöyle cevap vereyim. Ben 2014 yılında ilk muhtar olmaya karar verdiğimde şöyle düşündüm. Ben mahallemdeki yaşayan insanların iyi hizmet almadığını düşündüğüm için muhtar olmak istedim. Yani ben de burada yaşadığım için oldu biraz da bu durum. Burada güzel bir şeylerin olması, yaşanılabilir bir mahalle olabilmesi için muhtar adayı oldum. İnsanları sevdim, mahallemi sevdim. Sağ olsunlar o zaman 2014 yılındaki seçimlerde mahalleli teveccühü gösterip bizi seçtiler. Biz de elimizden gelenin en iyisini yaptık. Ben o dönemde hiçbir vaat vermeden muhtar oldum. Benim vaadim yaşanabilir bir mahalle yaratmaya çalışacağım oldu. Bir de o dönemde muhtar seçilirsem bir sonraki dönemde benim karşımda başka aday olmayacak dedim. O kadar iyi muhtarlık yapacağımı söylemiştim. Ve geçtiğimiz seçimlerde benim karşımda aday çıkmadı. Demek ki sevilmişiz, yapmışız, yani güvenmişler. Allah razı olsun hepsinden. Hepsini de çok severim. Ne dertleri varsa çekinmeden gelip söyleyebilirler. Dediğiniz gibi bu da bir aile olduğumuzun göstergesidir herhalde. Bundan sonrada bu şekilde devam edecektir. Hiç kimseyi kırmayız. Elbette tartışmalar, sürtüşmeler olur. Herkes herkesi sevemez. Mutlaka sevmeyenimiz de vardır. Onlardan da Allah razı olsun. Ama kimin sevip kimin sevmediğini ben bilmiyorum. Çok da ona takılı kalmıyorum. Çünkü bizim işimiz hizmet etmek, vatandaşın derdini çözmek. Başta görev gelir. İkili ilişkilerde kimseyle sıkıntım yoktur benim. Şu koskocaman mahallede konuşmadığım tek bir insan bile yoktur benim. Dargın olduğum hiç kimse yoktur. Demek ki aile gibiyiz. Öyle görünüyor.

ŞU AN GEREKLİ YATIRIMI ALAMIYORUZ

Gerek Büyükşehir Belediyesi gerekse Çorlu Belediyesi mahallenize gereken yatırım ve önemi gösteriyor mu sizce?

İşimiz daha çok Çorlu Belediyesi’yle oluyor. Gerekli yatırımı yapıyor mu derken zaten şu anda yatırım yapacak güçleri yok gibi duruyor. Şu an için söylüyorum gerekli yatırımı alamıyoruz. Ama önümüzdeki yılda ne olur ne biter bilemiyorum. Önem konusuna gelince o konuyu ben de çözemiyorum niyeyse. Aslında biz çok önemli bir mahalleyiz. Köyden mahalleye dönen yerler içerisinde alt yapısında hiç sıkıntısı olmayan, tamamı bitmiş olan tek mahalle biziz. Aslında yatırımın ve önemin buraya yapılması gerekir. Çünkü bizim burada yaptığınız yol, kilit taş, asfalt bir arıza olmadığı sürece hiçbir şekilde bir daha kalkmayacak. Çünkü bizim doğalgazımız, kanalizasyonumuz, suyumuz, Telekom hattımız her şeyimiz var. Alt yapımız oldukça sağlam. Önem konusuna gelirsek önemli görmüyorlar mı acaba ya da biz mi anlatamıyoruz, bizde mi bir eksiklik var acaba? Ama bence yatırım yapılacaksa önce buraya yatırım yapılması gerekiyor. Ki bizde OSB var ve bu önemli bir konu. Bundan çok mustaribiz biz. Bizim mahallemiz bunlardan faydalanamamış yıllardan beri. Hala daha faydalanamıyoruz. faydalanamıyoruz derken bize bir artısı olmuyor. Eksisi oluyor kokusunu, ceremesini biz çekiyoruz. Derelerimiz kirleniyor. Büyükşehir Belediyesi bir proje yapabilir aslında. Örnek köy, örnek mahalle yapabilir. Süleymanpaşa’nın köylerinde yapıldığı gibi burada da yapılabilir. Ama önem konusunda biraz sıkıntı var. Artık Başkanlarımızda mı, yönetimimizde mi ya da bizde mi bir eksik var bilmiyorum. Ama yatırım konusunda sıkıntı çekmememiz gerekir. Ama önem konusunda çekiyoruz biraz.

ÖNCE YARIM KALANLARI TAMAMLAMAK İSTİYORUZ

Önümüzdeki yeni dönem için mahallenize söz konusu olan yeni yatırım ve projeler mevcut mu?

Önümüzdeki dönem için Belediye muhtarları her yıl toplar. Yatırımları falan tartışmak için bir araya geliriz. Ama daha tam olarak bu yıl toplanıp konuşamadık. Yatırımların 2020 yılında tam olarak neler olacağını daha biz de bilmiyoruz işin açıkçası. Ama muhtemelen 10 bin m² kilit taş olacaktır. Muhtemelen demiyorum bu olacak yani. Başka bir yatırım derken bizim yarım kalan işlerimiz var. Meydandaki basketbol sahamız, futbol sahamız gibi. İşte onların bitirilmesi gerekiyor, baştan bir yarım kalan işleri bitirmek lazım. Ondan sonra kilit taş problemimiz var ve bu yoğun bir problem. Bunu çözersek gayet de güzel olacak. Başka yatırım yapılacak bir şey de yok. Olursa vatandaşın isteği doğrultusunda bize gelirse biz de Belediye’ye bildiririz. Belediye’nin gücü doğrultusunda bunlar da mutlaka olacaktır. Ama bugün için yatırım zor, 2020 yılı için de bakacağız. Önce bir oturup konuşalım nedir ne değildir diye. Bütçe nedir, bize ayrılan bütçe nedir onu bir öğrenelim. Ona göre o bütçeyi hangi yatırımlara harcayacağımızı biz de planlayalım. Kendilerine sunar, söyleriz Belediye de yapar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Geldiğiniz için teşekkür ederim. Sizi ağırladığımız için Devrim Gazetesi’ne de teşekkürler. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar dilerim. İnşallah bu programın bir faydası olur. Sesimizi duyurabilirsek memnun olurum.

Haber: Asiye KOSOVA
Fotoğraflar: Ahmet Can AYDIN

 

 

Whatsapp
google_160x600