YENİ ANAYASA İLE SİSTEM GÜÇLENECEK

Devrim Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hülya Mert, 16 Nisan Referandumu’ndan önce AK Parti Çorlu İlçe Başkanı Kerim Atalay ile yeni Anayasa teklifini konuştu. Atalay, vatandaşın kafasındaki soruları Devrim okuyucuları için cevapladı.
15.03.2017
4279 kez okundu

-İlk soru olarak, Trakya halkı veya Tekirdağ niçin evet demeli?
-Trakya halkı veya Türkiye geneline bakacak olursak geçmiş siyasi tarihimize baktığımız zaman demokratik yollarla seçilmiş olan iktidarlar öyle ya da böyle bu ülkede darbelerle, cuntalarla bir şekilde sekteye uğratılmış. Bu manada da artık cuntacıların ve darbecilerin dayatmış olduğu anayasalar değil, milletimizin kendi oyları ile seçmiş olduğu siyasi iktidarların yapmış oldukları anayasaların bu ülkede uygulanır hale gelmesi gerekiyor. Çünkü Anayasa dediğimiz kavram bir toplum sözleşmesidir. Anayasa yapma yetkisi, yalnızca millete verilmiş bir hak. Bugüne dek olan anayasalar belli bir grubun, darbeci zihniyetin ürünü olarak yürürlüğe konmuş, kabul edilir hale getirilmiş. Bu sebeple, daha önce yaşanılan sorunların yaşanmaması; güçlü hükümet sisteminin kurulması adına şuanki Anayasa değişikliği teklifi hazırlandı ve 16 Nisan’da referandum oylaması ile halkımıza sunulacak. 1921 ve 1924 Anayasaları aslına sorarsanız partili Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin fiili olarak uygulandığı anayasalar. Bu anayasaların şöyle bir özelliği var. Atatürk anayasaları diyebiliriz. Ondan sonraki anayasa çalışmalarının herbirinde, sürekli cuntacıların, darbecilerin baskısının her geçen gün arttığını görüyoruz. En son 82 Anayasası tamamen darbecilerin hazırladığı bir anayasa. Bu anayasayı öyle bir şekilde hazırlamışlar ki, bu anayasayı düzenleyen kişilerin yargılanmasını önlemişler. Bu sahnelerin bir daha yaşanmaması için anayasa yapma hakkı milletin seçtiği siyasilerin hazırladığı bir anayasa olması gerekiyor.
“NEDEN TÜM YETKİ TEK KİŞİDE OLSUN?”
-Mevcut anayasada darbe zamanından kalan kısımların değişmesinde bir sorun yok. Ancak vatandaş şunu soruyor: “Anayasanın yalnızca sendeleyen kısımlarını değiştirmek yerine niçin tek adamlık sistemini andıran bir değişikliğe gidiyoruz?” Çünkü verilen teklife baktığımızda başbakanın olmadığını görüyoruz. Neden tüm yetki tek bir kişiye verilsin?

-Bu ifade ve yönlendirme, hayır cephesinin yönlendirmesiyle oluştu. Tek adamlık diye bir şey yok. Aslında mevcut 1982 Anayasası’nda tek adamlık var. Mevcut anayasada Cumhurbaşkanı’na her türlü yetkiyi veriyorsunuz ve yapmış olduğu eylemlerden de hiçbir şekilde sorumlu tutamıyorsunuz. Şuandaki yeni düzenleme ile Cumhurbaşkanı’na 5 yıl süre veriyorsunuz ve gerek görev süresi boyunca gerek görevi bittiğinde de suç teşkili var ise yargılamanın önünü açıyorsunuz. Bunların ötesinde de her 5 yılda bir sandıkta millete hesap verecek olan bir Cumhurbaşkanı olacak.
CHP ORTAKLIĞI KAYBEDİYOR
-Peki niçin bu kadar karşı çıkıyorlar?

Karşı çıkanları kategorize etmek gerekiyor ama bu ifadeleri de dikkatli kullanmak gerekiyor. Bakıyorum terör örgütlerinin tamamı ‘hayır’ diyor. Almanya’nın referandum çalışmaları ile ilgili engellemede bulunması, AB’nin bakış açısı da ön plana çıkıyor. Kandil ve oraya sırtını yaslayanlar ‘hayır’ diyor. Bunların ‘hayır’ demesinin sebebi şu: Güçlü bir Türkiye’nin oluşmasına karşı çıkılması. Burada ana muhalefet partisini ayrı düşünmek lazım. ‘Hayır’ diyenlerin tamamı terörist değil ancak teröristler ‘hayır’ diyor ve buna göre de bir durum tespiti yapmak zorundayız. Ana muhalefet partisinin hayır demesini ben şöyle yorumluyorum: 60 yılından itibaren son 57 yıl içerisinde CHP’nin hiçbir şekilde tek başına iktidara gelemediğini görüyoruz. Bunun yanı sıra sadece koalisyon ortağı olmuş. Bildiğiniz üzere yeni anayasa taslağı koalisyonlara imkan vermeyen bir sistem. 57 yıl boyunca yalnızca koalisyon ortağı olabilmiş bir CHP, bu sistemle birlikte koalisyon ortaklığından ümidini kesiyor. ‘Hayır’ demesinin sebebi budur.
MECLİS NE İŞE YARAYACAK
-Peki yeni anayasada meclis ne işe yarayacak? Hem kendini hem de cumhurbaşkanını nasıl denetleyecek? Komisyon kurabilecek mi, soruşturma açabilecek mi?

-Dünya üzerinde demokratik yönetim şekillerine baktığımız zaman üç ana başlık var. Parlamenter sistem, yarı başkanlık sistemi ve bir diğeri de başkanlık sistemi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tamamen yerli ve milli bir sistem. Bizim daha önce uyguladığımız sistem de tam bir parlamenter sistem değildi. Bizdeki işlemeyen, sürekli kaosa, krize sokan bir parlamenter sistemdi. Ama yeni sistemde seçim bittiği an hükümet kurulmuş olacak. Bununla birlikte 5 yıl boyunca seçilen hükümet görev başında olacak. Ve milletin seçtiği temsilcileri yasa çıkaracak, asayişi, düzeni sağlayacak.
ONLARIN FATURASI 50 VEKİL MASRAFI
-Vekil sayısının artması da tepki çeken diğer bir durum. Vekil sayısı niçin artırılıyor?

-600 vekil dahi ülkemiz için az. Keşke imkanlar olsa da çok sayıda vekil olsa. Avrupa ortalamasını aldığımız zaman 43 bin kişiye 1 vekil düşerken, biz vekil sayımızı 600 yapsak dahi 147 bin kişiye 1 vekil düşüyor. Bunu parti olarak değil de memleket meselesi olarak görmeliyiz. ‘Hayır’ cephesinde yer alan ana muhalefet partisindeki söylemler 50 milletvekilinin bir masraf olduğunu dile getiriyor. Geçtiğimiz günlerde CHP Adana milletvekilinin iletişim faturasını hepimiz gözlemledik. Burada bir kıyas yapacağım. Elif Doğan Türkmen’in iletişim faturası bu 50 milletvekilinin 2 yıllık masrafını karşılıyor. Bundan sonrasını milletimizin takdirine bırakıyorum.
GENÇLERİMİZE GÜVENMELİYİZ
-Yeni anayasa teklifinde milletvekili seçilebilme yaşının 18’e indirildiğini görüyoruz. Gençlerle ilgili bir şüphemiz yok ancak bazı ehliyet sınıflarında bile 20 üzeri yaş aranırken, Meclis’e giriş yaşının 18’e indirilmesinin gerekçesi nedir?

-18 yaş ile ilgili olarak seçme hakkı veriyorsanız, seçilme hakkı da vermelisiniz. 18 yaşındaki gençlerimizin önünü açmamız gerekiyor. Milletin tercihi olursa 18 yaşındaki genç kardeşimiz bu göreve gelebilir. Meclis’te nasıl ki kadın milletvekillerimizin olmasını istiyoruz, nasıl engelli, Roman milletvekili olmasını istiyoruz, gençlerimizin de bir şekilde orada teslim edilebilmesi adına daha doğal ne olabilir
YASAMA VE YÜRÜTME BİRBİRİNE GİRMİŞ DURUMDA
-Yeni anayasa ile birlikte, Hükümet’in işleyişi nasıl olacak? Çünkü görünen o ki, burada son karar cumhurbaşkanına veriliyor. Yani sanki Meclis ne derse desin, son söz cumhurbaşkanının olacak. Bu kısmı açıklayabilir misiniz?

-Şuandaki sistemde Başbakanlık makamı yok, evet. Parlamenter sistemde yasama, yürütme birbirine girmiş durumda. Aynı kişi bakan olarak yürütmede görev yapıyor yine aynı kişi vekil olarak yasamanın da içerisinde. Dolayısıyla bu keşmekeş durumun ayrılması gerekiyor. Yeni sistemde meclis ve hükümet ayrı seçilecek. Yasama kendi işini, yürütme kendi işini yapacak.
YARGI TARAFSIZLIĞI NASIL SAĞLANACAK
-Peki Anayasa Mahkemeleri’nde yapılan değişiklikler nelerdir? Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda nasıl bir seçim sistemi olacak?

-Anayasa mahkemesinde herhangi bir değişiklik yok. Sadece üye sayısı düşüyor. Onun da nedeni askeri mahkemelerin kapatılması; 17 olan üye sayısı 15’e düşüyor. Burada herhangi bir değişiklik yok fakat neden karşı çıkıldığını da anlayamıyorum. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili olarak yüksek ifadesinin çıkarılmasının bir hukukçu olarak da siyasi olarak da arkasındayım. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mevcut sistemde 22 üyesi var. Bu üyeden Adalet Bakanı ve Müsteşarı HSYK’nın doğal üyesidir. Bunlardan 4 tanesi Cumhurbaşkanı tarafından, geriye kalan 16 tanesi de hakim ve savcılar tarafından seçiliyor. Bu hakim ve savcıların gizli bir yapının eline geçmesi sebebi ile bu ülkenin yaşadıklarını hep beraber gözlemledik ve yarısından fazlası görevlerinden ihraç oldu. Yeni sistemde üye sayısı düşürülüp 13 olacak. Adalet Bakanı ve müsteşar yine doğal üye olacak ve yine 4 tanesi Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek. Geriye kalan 7 üye ise hakim ve savcılar tarafından değil de milletin seçmiş olduğu meclis tarafından seçilecek.
-Peki geriye kalan 7 üyeyi hakim ve savcıların yerine Meclis’te çoğunluk olan tarafın seçmesi, yargının tarafsızlığına gölge düşürmez mi?
-17-25 Aralık sürecinde, bu grubun bir terör örgütünün eline geçtiğiniz kimse farkında değildi. Her şeyin son sözünü söyleyenin millet olması adına, milletin seçtiği siyasilerin bu geride kalan 7 üyeyi seçmesi gayet doğal.

EYALET SİSTEMİ KABUSU DOĞRU MU
-Yeni anayasa ile eyalet sistemine geçileceği dillendiriliyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Mevcut Anayasa içerisinde ilk 4 maddenin değiştirilemeyeceğine dair ibareler mevcut. AK Parti teşkilatları mevcut rejimin birinci dereceden savunucularıdır. Biz rejimimize her türlü sahip çıkıyoruz. Eyalet sistemi tamamen tarihsel ve sosyolojiktir. Amerika’da 50 devletin bir araya gelmesi ile Amerika Birleşik Devletleri oldu. Bizim ülkemizde böyle bir zorunluluk yok. Osmanlı döneminde dahi eyalet sistemi yoktu. Böyle bir şeyin ülkemizde olması mümkün bile değildir.
AK PARTİ 15 YILDIR NEYİ BAŞARAMADI
-15 yıldır AK Parti ülke yönetiminde. AK Parti bugüne dek mevcut sistemle ekonomi alanında, sosyal alanda, siyasal alanda vs. neyi başaramadı de şimdi anayasa değişikliğine gitme gereği duyuyor?

-Şuandaki sistem tek adamlık sistemi. Bu düzenleme ile Cumhurbaşkanı kendini sorumlu hale getiriyor. Mesele güçlü ve istikrarlı yürüyen bir Türkiye’nin kurulması. 2001 yılına baktığımızda üçlü koalisyon sisteminde ülke batma noktasına geldi. AK Parti döneminde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamı uyumlu çalıştı. AK Parti döneminde Gezi Olayları, 17-25 Aralık süreci, 15 Temmuz sürecimiz olmuş ve bütün bunlara rağmen görevimizin başında duruyoruz. Yatırımlarımız da son sürat devam etmiş. İleride Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes, Recep Tayyip Erdoğan gibi güçlü sima ve insanlar olamayabilir. Biz de bu sebeple sistemi güçlü hale getirmek istiyoruz.
HAYIR ÇIKARSA NE OLACAK
-16 Nisan’da referandumdan hayır sonucu çıkarsa, partinizin ilk adımı ne olacak?

-Biz referandumda, güçlü Türkiye’nin yoluna devam edebilmesi için ‘Evet’ diyeceğiz ve ‘Evet’ çıkacağından da eminiz. Eğer ‘hayır’ çıkarsa da milletimizin kararına saygı duyacağız. Çıkacak her sonuca hepimiz saygılı olmalıyız. Milletimiz, Tekirdağ ve Çorlu’da bu işin farkında. Çok yüksek oranda ‘Evet’ çıkacağından eminiz.