TUTANAKLARDA YANLIŞLIK VE EKSİKLİKLERİ GÖRDÜK

S.S. Çorlu Koordine Sanayi Sitesi Kooperatifi seçimlerinin iptaline ilişkin Kooperatif Üyesi Cihan Dilber, Devrim Web TV’ye özel açıklamalarda bulundu.
24 11 2019
948 kez okundu

Geçtiğimiz hafta sonu yapılması planlanan ve daha sonra iptal edilen seçimler ile ilgili yazılı basın açıklamasında bulunan S.S. Çorlu Koordine Sanayi Sitesi Kooperatifi yönetimine ilişkin Kooperatif Üyesi Cihan Dilber, Devrim Web TV’de Asiye Kosova’nın konuğu olarak özel açıklamalarda bulundu. Dilber, “Bizler bu kooperatifte yönetime talip olduğumuz dönemde Sayın Zeki Dobrucalı’nın misyonunu tamamlaması açıklamasının ardından talip olduk ve de bir vizyon ve sistem ile yola çıktık. Ardından yaşadığımız olağanüstü genel kurulda bir takım itibarsızlaştırma eylemlerine tanık olduk. Ondan sonra yapılan çalışmalar neticesinde hazirun tutanaklarında bir takım yanlışlıkları, hataları, eksilerin olduğunu gördük. Bunları araştırmalarımızda 4 kategori altında tanımlayabiliyoruz. İlki; bizim ortaklarımızdan biri vefat etmiş ve biz onun mirasçılarından gidip o temsilci belgesi dediğimiz evrakı imzalattık. 3 adet mirasçısı bulunuyordu ve de listede onların ismi yazmadığı için mirasçılık işlemini tamamlamadıklarından dolayı iptal edildi. İkinci kategori; bize yönelik iftiraları ele alıyorum şu an ve şahsımla alakalı bir durumdu. Babamla hisseli bir ortaklığımız söz konusu ve bununla ilgili bir temsilci belgesi düzenlenmişti, kendisi de imzalamıştı. 16 Kasım’da noter tasdikli bir vekaletnameyle de bu işin daha doğru olacağını düşünmüştük. Ardından vekaleti aldık, temsil etme, seçme ve seçilme, yönetme, divana önerge sunma, karar alma gibi buna benzer yetkileri içeren bir vekaletnameydi. Bunu Cumartesi günü kooperatife teslim ettik. Teslim ettikten sonra orada görüyoruz, gelen evrak giden evrak defterine işlenmediğini gördük. Teslim ettiğimde gelen evrak numarasını alabilir miyim dedim bunun üzerine zaten işlemimin gerçekleştiğini şeklinde bir beyanatları oldu. Ardından 17 Kasım’daki genel kurulda hazirun için gittiğimizde imza işlemiyle birlikte temsilci belgesini kendilerine sunmuştum. Ardından imzamızı attıktan sonra genel kurul için işlemler başladı. Nitekim oradaki yaşanan diğer kategorilerde o imza tutanakları çerçevesinde yaşanan olayları gördükten sonra zaten gerekli çalışma ve itirazlarımızı yaptık. Tutanak altına aldık ve Bakanlık temsilcilerine sunduk. Onlar da bizim itirazlarımız çerçevesinde incelemelere başladılar. Enteresan olaylar yaşadık. Ortak olmayan insanlara temsilci belgeleri imzalatıldığını, onun yanında ortak olmasına rağmen vekaleti başka bir ortağına vermişken genel kurula gelip kendi isim hanesine imza atmadan, resmi olarak orada bulunmadan hem kendi namına oy kullanacağını hem de genel kurula gelmeyen başka ortaklardan da vekalet aldıklarını gördüm. Aslında resmi olarak o insanlar Hazirun’da kendi imza haneleri karşısında daha önce temsil yetkisi verdiği insanların imzalarını gördük. Bunların iptal edilerek o şahıs kendi geldiğini beyan edecek ve imza hanesine kendi imzasını attıktan sonra aldığı temsil yetkisiyle diğer başka bir ortağı temsil edebilir. Bu olayları gördükten sonra detaylı bir şekilde inceleme yaptık ve de tespit ettiklerimizi hem görüntü hem tutanak çerçevesinde resmileştirdik. İtirazlarımızı Bakanlık temsilcilerine sunduk. Onlar da bunun gereksinimi doğrultusunda çalışmalarını yaptılar, tespitlerde bulundular. Ve de ardından genel kurulda buradaki olaya bir şaibe karıştığını gördükten sonra genel kurulu bu şekilde açamayacaklarını ifade ettiler. Görüyoruz kooperatifte bazı şaibeler var. İşin böyle olduğunu gördükten sonra biraz daha incelemeler bulunduk. KOPBİS denilen bir sistem var, Bakanlık nezdinde biz o sisteme tabiiyiz. Ve de ortaklarımızın kimlik bilgileri, isimleri orada Hazirun olarak yazılı olması gerekiyor. Sadece yönetim kurulunun işlendiğini gördük” dedi.
MEHMET BEY’İN SÖYLEMLERİ KESİNLİKLE DOĞRUDUR
Başkan adayları Mehmet Hacıoğlu’nun konuyla ilgili yaptığı açıklamaların arkasında olduklarını söylemlerinin doğru olduğunu söyleyen Dilber, “Bunun daha önce de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda da bu şekilde olduğunu gördük. Yani biz daha önce Yapı Kooperatifiyken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı bir kooperatiftik. Nevi değişikliği ile İşletme Kooperatifi’ne geçtik. Ve de buradaki geçim süreci de enteresan geçti. Uzun yıllardır yaklaşık 10 yıl kadardır bize mahkemelerden dolayı İşletme Kooperatifi’ne geçme yönünde telkinler vardı. Ama kooperatifin Yapı Kooperatifi’ne ait mahkemelerden dolayı bizim bu İşletme Kooperatifi’ne geçemeyeceğimiz ifade ediliyordu. Hala o mahkemeler devam ediyor ama İşletme Kooperatifi’ne geçmiş bulunuyoruz. Demek ki engel değilmiş. Biz bunu gördük. Bunu gördükten sonra araştırmalarda daha da geriye gitmeye başladık. KOPBİS Sistemi’nde 7 üyenin o zaman işli olduğunu gördük ama onlar da yönetim kurulu üyeleri yani asil üyeler. Diğer ortaklar o KOPBİS Sistemi’ne işlenmemiş. Ve de genel kurulun asıl ertelenme nedeni o KOPBİS Sistemi’ndeki eksiklikler. Yani bu tamamen yönetim kurulunun görev ve sorumluluğu olan bir durumdur. Oradaki eksiklik, hata, yanlış onların sorumluluğundadır. Oradaki sorumluluğu genel kurulda bizlere yıkmaya kalktılar. Yani bizden kaynaklandığını anlatmaya çalıştılar. İtibarsızlaştırma ve karalama söylemi olarak bunu yaptılar. Ardından bunları gördükten sonra seçime şaibe düşmemesi için bunun hakkaniyetli yapılması için biz elimizden gelen tedbiri sonuna kadar aldık. Bundan sonra da almaya devam edeceğiz. Çünkü hazirun açıldığı zaman ortaklarımızın hazirunda imza atarken öncelikli olarak kimlik göstermesi gerekir. Yani oranın üyesi midir değil midir buna bir bakmak gerekiyor. Üye olmayan insanlara dediğim gibi temsilci belgesi verildiğini gördük. Çünkü bizde bir misafir grubumuz var. Genel kurula katılmak isteyen misafirleri de alıyoruz ama bunu daha doğru organize etmek gerekiyor. Bölümler zaten ayrı ama giriş çıkış kontrollerinin yapılması gerekiyor. Çünkü sonradan çeşitli ihtiyaçlar çerçevesinde insanların salonu terk edip geri gelerek farklı bölüme geçtiğini görebiliyoruz. Onun kontrolleri yapılmıyor ama bu konuyla ilgili tedbirlerin arttırılması gerekiyor. Bu sorumluluk da yine yönetim kuruluna ait ve onların bu eksikliği gidermesi gerekiyor. Kafada şaibe ve şüpheye yer bırakmaması gerekiyor. Bakanlık temsilcileri de bu KOPBİS Sistemi’ndeki eksiklikleri gördükten sonra bizim de kendilerine ifade ettiğimiz, tutanak altına aldığımız konuları değerlendirdikten sonra şöyle bir kanıya vardılar. KOPBİS Sistemi’ni tamamlayın, tamamlandıktan sonra biz bu konuyla alakalı genel kurulu ondan sonra açarız. Eğer bu sistem tamamlanmazsa biz hiçbir zaman bu genel kurula gelsek dahi divanın açılışını kesinlikle yapmayacağız ve de çekip gideceğiz şeklinde beyanları var. Bu durum dediğim gibi bizden kesinlikle kaynaklanmıyor ve Mehmet beyin çalışmaları bu konuda söylediği söylemler de kesinlikle doğrudur” diye konuştu.
VİZYON SAHİBİ İNSANLAR TARAFINDAN YÖNETİLMELİ
Dilber, açıklamasının devamında “O konuyla ilgili adli işlem tabi ki yapılacaktır. Ama bizim derdimiz önce insanları mağdur etmek değil. Burada bir doğruya ulaşmaya çalışıyoruz. Konunun kooperatif dışını çıkıp dallanıp budaklanmasını, tartışma konusu olmasını biz de istemedik. Ama bizim davamız dediğim gibi hak davası, doğruluktan ayrılmadan kendi hakkımızı savunmanın peşindeyiz. Bu doğrultuda olduğu için konular biraz dağıldı gibi geliyor. O yüzden ortakların dışına da biraz taşmış durumda. Ama nihayetinde yönetim kurulunun bizler hakkında paylaşmış olduğu Hazirun evrakları, aynı şekilde Bakanlık temsilcilerinin tutanağı resmi evrak statüsündedir ve bunların Kooperatifler Kanunu gereğince yayınlanmaması gerekiyor. 3.kişilerle paylaşılması suç teşkil edebilen bir konu. Şunu söylemek istiyorum açıkça, eğer o bizleri itibarsızlaştırma çabası olmamış olsaydı bütün Hazirun’u açıklayabiliyorlarsa açıklasınlar. O 93 tane iptal edilen temsilci belgelerinin nasıl olduğu ondan sonra ortaya çıkacak. Söylediğim şeylerin aksi kesinlikle görülmeyecektir. Dediklerimin arkasındayım, bu olaylar net bir şekilde açığa çıkacaktır. Zaten dediğim gibi biz gerekli adli işlemi başlatacağız bu konuyla ilgili. Amacımız kutuplaştırmak değil insanları ötekileştirmeden biraz daha kucaklayıcı olmak. Yani bizim derdimiz hak olanı ve doğruyu bulmak adına. Çünkü kooperatifimizde mevcut yönetimdekiler uzun yıllardır hizmet etmiş insanlar ve neticede bizim ortaklarımız. Katkıları da gerçekten olmuştur onu inkar edemeyiz. Ama artık kendileri de misyonunu tamamladıklarını düşünüyorlar. Ve de ben sadece Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Dobrucalı’nın misyonunu tamamladığını düşünmüyorum. Tamamen yönetimin misyonunu tamamladığını düşünüyorum.
‘BİZE DESTEK OLACAĞINI DÜŞÜNDÜK’
Hatta ben bu yola çıkarken ilk olarak şunu düşünmüştüm ve de öyle ummuştum; genç, eğitimli, dinamik bir ekip kurmaya çalıştık. Bizlere destek olabileceğini, çıkıp ‘Ben gençlerin, eğitimli, dinamik insanların yanındayım. Tecrübemi onlarla paylaşarak da bu bir bayrak yarışıdır ve de artık yeni jenerasyonun bu sorumluluğu alması daha doğru olacaktır’ diye bir açıklama yapacağını ve de bize destek vereceğini umuyordum. En azından arkadaşlarımın da o yönde düşünceleri vardı. Ama kutuplaştırıcı noktasına gidildi ve kucaklayıcı davranılmadı. Hala itibarsızlaştırma çabasını görüyoruz. Nitekim ortaya çıkıyor, her geçen günde ortaya çıkmaya devam edecektir. Ama biz söylediklerimizin arkasındayız ve de davamızın da arkasındayız. ‘Derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemek’ diye bir atasözü vardır. Bu yola çıkarken geçmişte bir Yapı Kooperatifi olarak başlamış benim babam da çok eski bir üyedir aynı zamanda uzun yıllar da yöneticilik yaptı. Onların bizlere bırakmış olduğu bu bayrağı daha iyi nasıl taşırız, daha yukarıya nasıl çıkarırız bunun endişesi ve telaşında hareket ediyoruz. Artık Yapı Kooperatifi’nden İşletme Kooperatifi’ne geçtik. Ve de kooperatif olarak inanılmaz bir varlığa sahibiz. Kıymetli varlıklarımız mevcut. Bunları bol kazançla, adaletli bir şekilde verimli kullanarak paydaşlarımızla, ortaklarımızla beraber paylaşmak istiyoruz. Artık büyük bir aile olduk. Anonim şirketi gibi vizyon sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü aynı kategoride yer alıyoruz hatta ticaret sicil durumumuzda Anonim Şirketi’yle aynı grupta. Bir vizyonla hareket etmeye çalışıyoruz. Şu an kooperatif bünyesinde sistemsizlik oldukça had safhada. Kimseyi bu konuda zan altında bırakmak istemiyorum ama söyleyeceğim şeyi de yanlış anlamasınlar. Artık biz bir tamirhane mantığından çok ötelere geçmiş durumdayız. Anonim Şirketi vasfına sahip olduğumuz için o mantıkta olmaması gerekiyor. O yüzden ortaklarımızın da ben bir an evvel buradan bir çağrıda bulunmuş olayım. Ortakların da bir sonraki jenerasyona artık bu bayrak yarışını bırakması gerekiyor. Çocuklarının eğitimli insanlar olduğunu görüyoruz ama ustalarımız beni affetsinler. Pırıl pırıl gençleri gördükten sonra onlar sayesinde daha iyi yönetileceğimizi düşünüyorum. Ortaklıkları artık bir sonraki jenerasyona bırakmanın zamanının geldiğini düşünüyorum. Çünkü arkadan gelen eğitimli, genç, dinamik nesil bu varlıkları daha iyi kullanıp, maksimum kazançla, verimlilik ve akılcılık çerçevesinde daha üst noktalara çıkararak paydaşlarımızın daha büyük katkılar sağlayacağı kanısındayım. Biz de zaten bu düşünceyle hareket ederek bu yönetimi oluşturduk. Nihayetinde bu noktaya gelmiş bir kooperatifin gerçekten emin ellerde olması gerekiyor. Her geçen gün inanılmaz bir şekilde büyüme gösteriyoruz. Yatırımlar olsun, kar payı alımları olsun daha sonraki süreçlerde çok daha kazançlı şekilde olacağı kanaatindeyim” dedi.
AMACIMIZ GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAK
Dilber, “Konuyu çok polemik haline getirmek istemiyorum. Zaten yeterince gelmiş durumda. Dediğim gibi neticede çok büyük bir aileyiz ve de her ne yaşanırsa yaşansın sonuçta birbirimizin ortağıyız. Birbirimizin yüzüne bakan insanlarız haliyle. O yüzden söz hakkı mutlaka vardır ama ben artık konunun daha kötü sonuçlar doğurmasını istemediğim için zaten bu açıklamayı yapıyorum. Kimseyi zan altında bırakmıyorum. Yaşanmıştır, bizim amacımız geçmişle hesaplaşmak değil geleceğe bakmak. Çünkü burada dediğim gibi ciddi bir üzüm bağı var ve amacımız bu üzümü ortaklarımızla adaletli, eşit bir miktarda, bol kazançlı bir şekilde paylaşmak. Bunun için gerekli olan yükümlülükleri de yerine getirmeye çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.
24 KASIM’DA SEÇİM YOK
Seçimlerin yapılacağı tarihle ilgili olarak açıklamada bulunan Dilber, “Bugün yönetim kurulundan bir bilgilendirme mesajı geldi. Bakanlığa bağlı İl Müdürlüğü ile de bizim bir görüşmemiz oldu. Kooperatif onu daha sonraki bir tarihe erteledi. Çünkü dediğimiz gibi KOPBİS Sistemi’ne üyelerin kaydedilmesi zor bir süreç. Çünkü tek tek hisseli, miraslı olan ortaklar mevcut. Onların aralarında bir temsilci seçip, imza sirküleriyle hepsini tamamlayıp kooperatife kişisel olarak başvuruda bulunmaları gerekiyor. Süreç bu şekilde işliyor. Miraslı olan kişiler aradaki temsilcileri seçtikten sonra o isim KOPBİS’e girilecek. Kooperatif bu konuyla ilgili bir çalışma yapacaktır mutlaka. O başvuru süreçleri bireysel anlamda uzun bir süreç gerektirdiği için 24 Kasım’da bir genel kurul gerçekleşmeyecek. Kooperatifimiz o konuyla ilgili ortaklarımıza zaten bilgilendirme yaptı. Ama dediğimiz gibi birtakım eksiklikler var onların en kısa sürede tamamlanması gerekir. O eksiklikler bizlerin veya ortakların, muhaliflerin tarafından gerçekleşmiş eksiklikler değildir. Tamamen yönetim kurulunu bağlayan olaylardır. Kimse konuyla alakalı bizler ve ortaklıklarla alakalı bir itibarsızlaştırma çabasına girmesin. Öyle bir durumda söz hakkı doğduğu için biz o söz hakkını kullanacağız. Ama İşletme Kooperatifi olduğumuz için bizim bakış açımız geleceğimizi iyi yönetmek. Ve de bunu paydaşlarımızla adaletli bir şekilde paylaşabilmek. Tabi ki geçmişle ilgileneceğimiz noktalar olacaktır. Çünkü kooperatifimizde üye olan bazı mağduriyet yaşayan ortaklarımız var. Onların ortaklık safhalarındaki yaşadığı o mağduriyetleri giderebilmek için geçmişle yüzleşebiliriz. Daha önceki bağlı olduğumuz Bakanlıkla mevzuat aynı mevzuat ama ufak değişiklikler yapılmış. Bazı mağduriyetler var onlarla ilgili hukuki süreçler de işliyor. Biz de onları takip edeceğiz. Tüm bu süreçlerde karşılığını alamamış, hakkı olduğunu düşündüğümüz insanlara genel kuruldaki yetkiler çerçevesinde onların da o mağduriyetlerini genel kurula danışarak en kısa sürede ivedilikle çözülmesi taraftarıyız. Neticede bizim ortağımızdır o mağduriyetlerin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Geçmişle bir hesaplaşmamız bu olacaktır. Çünkü İşletme Kooperatifi’ne döndükten sonra önümüzdeki çizgi yeni bir milat oldu bizim için. Önümüzdeki çizgi daha doğru ve de önü açık, ufku geniş bir çizgi olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da güzel şeyler yaşayacağımızı düşünüyorum. Dediğim gibi kutuplaştırmak yerine kucaklayıcı olmak gerek” diye konuştu.
Tutku AKBAŞ

 

Whatsapp
google_160x600