TÜRKİYE’NİN SEÇİMİ

15.05.2019
254 kez okundu
aydinliddo@gmail.com

Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesiyle birlikte sonu gelmez tartışmaların da fitilini ateşlemiş oldu. Aslında bundan önceki tüm seçimler de hemen hemen bu ve benzeri haksızlık ve hukuksuzluklarla doluydu. Çoğu zaman bu durum kitlelere tam olarak anlatılamadı. Çoğu kez de flu noktalar vardı ve insanlar ‘acaba’ diyebiliyordu. Ancak İstanbul seçiminde ise her şey gün gibi ortada, kabak gibi meydanda, iktidar partisi mensuplarının bile bu kadarı da olmaz diyeceği cinsten ortada.
İstanbul seçimi ile görüldü ki, akıl bir yanda, vicdan bir yanda, hak, hukuk, adalet bir yanda. Gözü kararmış ‘illa da benim olacak’ hırsı her şeye rağmen ‘her şey benim olacak’ mantığıyla hareket edilmekte. YSK’nın gerekcesi kamu görevlisi olmayan sandık başkanları. O sandık başkanlarını sanırım Mozambik YSK’sı atadı (!). AK Partili Ali İhsan Yavuz; “Hiçbir şey Olmasa Bile Kesinlikle Bir Şeyler Oldu Ama Fark Edemedik” özdeyişi ile Aziz Nesin ve Nasrettin Hoca gibi mizah ustalarının papucunu dama atmıştır.
Sayın Binali Yıldırım’ın ve üst düzey AKP yöneticileri deyimi ile “Oylar çalındı.” İktidar siz olduğunuza göre milletin iradesini çalan hırsızı bulacağınıza kuşkumuz yok. Yalnız bulamazsanız Ramazan ayında ve ilk gününde yalan söylemenin, iftira atmanın günahı büyük olur. Anlaşılıyor ki seçim, oy çalma senaryosu üzerine oturtulacak.
YSK Yüksek Saray Kurulu ve Yandaş Seçim Kurulu olarak, emirle görev yaptığı su götürmez bir gerçektir. Ne var ki bu garabet Türk toplumunun bünyesine terstir. Şu parti, bu parti değil, tüm partilerdeki akıl vicdan insanlık adalet duygusunun kırıntısına sahip olan herkes, bu ceberrut, bu otokratik, haksızlığı ve hukuksuzluğu kabul etmeyecektir.
Bu karar yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Bir zarf içinde dört oy var, diyelim ki bir evde altın, gümüş, pırlanta, elmas aynı kasada, hırsız kasayı açıyor, sadece elmas madenini alıyor diğerlerini ev sahibine bırakıyor ve çekip gidiyor. Ülkemiz insanı böylesi gözü açıklığa, garabete izin vermeyecektir. Zira daima madurun ve haklının yanında olmuştur. İsterse kendi partisinin dışında olsun. Bir hakkın teslimi ülkemiz insanın namusu ile özdeştir.
Dikkatle izlersek eski ve yeni AK Parti’de önemli görevler yapmış pek çok insan bunun kabul edilemez olduğunu kamuoyuna açıklıyor. Ülkemiz insanının adet, gelenek ve mizacına aykırıdır. Türk filmi izleyen herkes bilir ki, silahla savaşan birisinin mermisi biter yada silahı arıza yaparsa, öbürü de silahını atar ve eşit koşullarda savaşırlar. Bu ülke insanın beynine böylesi mertce rekabetler işlendi. İktidar elindeki güç imkan ve iktidar silahını İmamoğlu’na karşı acımasızca kullanıyor. Dahası yine hiçbir Türk filminde insanı sırtı dönükken vurmazlar. Bu durum küçümsenen, ahlak dışı olarak algılanmıştır daima.
YSK kararı ile Türkiye bir ayıbın, hukuk dışılığın, akıl dışılığın denizinde yüzüyor. Bu artık sadece İstanbu’un değil, Türkiye’nin seçimidir. Bu seçim aklın, vicdanın, ahlakın, yüce insanlık ideallerinin seçimidir. Ülke tüm dünyaya karşı, aklın, vicdanın, ahlakın, ayıbın, hakkın sınavını veriyor. Kuşkum yok hak ve haklı galip gelecek.