TÜRKİYE KENEVİR ÜRETİMİNE BAŞLIYOR

10.01.2019
448 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan poşet dolayısıyla gündeme getirdiği kenevirle ilgili olarak “Son zamanlar bu plastik poşetler vb. birçok ürünlerle ilgili olarak bir savaş başlattık. Bunu 500 yıl-750-1000 yıl bunu toprak eritemiyor. Savaşımızı kararlı bir şekilde başlattık. Anacağım evde file dokurdu. File ile alışveriş yapar gelirdik. Bunun toprakla bir dostluğu var. O zamanlar bunlar kenevirden yapılırdı. Ülkemizde keneviri yok ettik. Kenevirden atlet, fanila dokunurdu. Çünkü teri emmesi çok farklı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz” dedi.
18. dönem Sakarya milletvekili Dr. Yalçın Koçak’ın Ocak 2018’deki İstanbul Aydın Üniversitesi konferansı sonrası çabalarıyla kurduğu ASAM Kendir Enstitüsü’nün Başkanı Erdem Ulaş, "Mucize Bitki Kenevir" kitabında kenevirden 50 bin çeşit endüstriyel ürün yapılabileceğini, Amerika’nın istihsal alanlarını yüzde 350 arttırdığını, 38 eyalette 2018 Aralık ayı sonunda yasallaştırdığını Kanada’nın kenevirden 71 milyar dolar gelir beklediğini, Çin ve Fransa’nın her yıl misli ile üretim alanlarını arttırdığını, Almanya’nın tıbbi kenevir üzerine ciddi çalışmaları olduğunu ve AB fonları ile Romanya’da 200 bin dekar, Bulgaristan’da 60 bin dekar, Yunanistan’da 30 bin dekar ekim yapıldığını, Almanya’nın üç yıl içinde otomotiv kaportalarını kenevirden yapacağını, savunma sanayiden, polimer ve bio-bozunur polimer üretimine, plastiğin her alanında kenevirin bir mucize çare olduğunu ifade etti.
Kağıt fiyatlarının dövize bağlı olarak artması nedeniyle gazetelerin yanı sıra kitap ve dergiler de yeni çözüm arayışına girdi. Yayınevleri ciddi darboğaz yaşarken Erdem Ulaş kenevirden üretilen kağıdın 10 kere geri dönüştürüldüğünü, 1000 sene dayanıklı olduğunu, gelecek iki yıl içerisinde yerli kağıdımıza kavuşabileceğimizi ve üretim maliyetinin yüzde 55 daha ucuza olacağını, ağaçtan yapılan kağıdın 100 sene dayanıklı kenevir kağıdının ise bin sene dayanıklı olduğunu açıkladı.

 KENEVİRİN FAYDALARI NELER?

• Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.

• Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar.

• Bir ağaç 20-50 yılda yetişir, kenevirse dört-beş ayda beş metre yükseliğe ve olgunluğa erişir

• Kenevir 8 kez kâğıda dönüştürülebilir, ağaç 3 kere…

• Dönüşümlü ziraatta uygun yaz bitkisidir, dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişir.

• Çok az suya ihtiyaç duyar.

• Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır. Yani kenevirle yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşsa tarım ilacı sektörüne de gerek kalmaz.

• Tüm petrokimya ürünleri yenilenebilir olarak kenevirden daha ucuza üretilebilir.

• AİDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini, ayrıca ağrıyı azaltmada kullanılıyor.

• Glokom, artrit, romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

• Bataklık kurutmada çok etkilidir.

• Radyasyon temizleyicidir.


GAZETECİLERİN ÇALIŞMASI ENGELLENMESİN!
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’yle ilgili yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: 
“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, gazeteciler için sorunların dile getirildiği bir gündür. Türkiye’de son 10 yılda çalışan gazetecilerin üçte biri işsiz kalmıştır. Çalışabilen gazetecilerin ise çoğu Basın İş Yasası kapsamında değildir. Yoksulluk sınırında maaş almaktadır. Gazeteciler,  ekonomik ve sosyal haklarını kullanamamaktadır. Avrupa’da yüzde 25 olan sendikalaşma oranı Türkiye’de yüzde 6’dır.
Eleştirel gazeteciliğe olanak tanınmamaktadır. Gazetecilik ‘suç’ olarak tarif edilmekte ve gazeteciler hedef gösterilmektedir. 1 Ocak 2016 ile 29 Kasım 2018 tarihleri arasında 1954 basın kartı iptal edilmiştir. Yeni Basın Kartı Yönetmeliği ise önceki yönetmeliklerin gerisinde kalmıştır. Yayın yasakları, para cezaları, açılan davalar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür, oto sansür artık günlük olaylar haline gelmiştir. Türkiye’de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bir ortamda, her gazeteci kendini mahkeme karşısında bulabilmekte ve hüküm giyebilmektedir. 142 gazeteci cezaevindedir. Gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırılara karşı ‘cezasızlık’ yaklaşımı sürmektedir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak; gazetecilik mesleğini suç gören anlayıştan vazgeçilmesini, tutuklu gazetecilerin özgür bırakılmasını, gazetecilerin çalışmasının ve örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını  istiyoruz. Gazetecilerin çalışabilir ve görevlerini yapabilir olmasının bu ülkede demokrasinin yeşermesine katkı sağlayacağını hatırlatmayı sürdürüyoruz.”