SEBZEDE ENFLASYON REKOR ÜSTÜNE REKORDA!

04.04.2019
138 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

Sebzede enflasyon, Türkiye’de bugüne kadar görülmedik şekilde rekor üstüne rekor kırıyor!.. TÜİK istatistiklerine göre, Mart 2018 – Mart 2019 dönemine ilişkin 22 kalem sebzede son bir yıllık enflasyon tablodan da görüleceği gibi, yüzde 102 oldu. Sebze enflasyonu, Ocak 2018 – Ocak 2019 döneminde yüzde 94.72, Şubat 2018 – Şubat 2019 döneminde ise yüzde 95.25 olmuştu. Sebzede yıllık enflasyon artışının ne zamana kadar yükselmeye devam edeceği bilinmiyor.
TÜİK istatistiklerine göre, 22 kalemden oluşan sebzedeki ortalama yıllık fiyat artışı (yıllık enflasyon) son bir yıllık maaş artışlarının 5 katı, yıllık enflasyonun ise 5.18 katı oldu. Artık, yoksulun mutfağına yeterli sebze girmez oldu. Tüketiciler, yüksek sebze fiyatları karşısında gerçekten de çaresiz durumda görünüyor.    

TÜİK istatistiklerine göre, tarihi rekordaki son bir yıllık sebze fiyatlarındaki yüzde artış oranları (Mart  2018 – Mart 2019)

Ürünler

Mart 2018 Fiyatı (TL/KG)

Mart 2019 Fiyatı (TL/KG)

Son bir yıllık fiyat artış yüzdesi

1    Kuru Soğan

1,4121

4,5519

222,3497

2    Pırasa

2,1845

6,1694

182,4170

3    Ispanak

2,5990

4,8103

85,0827

4    Patates

1,6105

4,1696

158,9010

5    Yeşil Soğan

5,9218

11,3458

91,5938

6    Sivri Biber

5,5776

13,4768

141,6236

7    Marul

2,1636

4,3464

100,8874

8    Beyaz Lahana

1,3230

3,0171

128,0499

9    Kırmızı Lahana

1,8574

4,1484

123,3445

10    Patlıcan

4,0838

10,3661

153,8347

11    Çarliston Biber

4,8378

12,5199

158,7933

12    Maydanoz

0,9088

1,3852

52,4208

13    Karnabahar

3,7365

5,3995

44,5069

14    Salatalık

3,0957

5,7960

87,2274

15    Havuç

2,1707

3,5746

64,6750

16    Kabak

3,4554

6,0719

75,7221

17    Dolmalık Biber

7,0002

13,2784

89,6860

18    Sarımsak

11,7286

20,2893

72,9900

19    Kırmızı Turp

1,9528

2,9740

52,2941

20    Domates

3,1677

5,5411

74,9250

21    Taze Fasulye

10,8591

17,8702

64,5643

22    Mantar

10,4247

12,8208

22,9848

Ortalama

 

 

102,2215

Tüketiciler olarak, ülke yönetiminden ve belediyelerden beklediğimiz acil çözüm önerilerimiz şunlardır:

•    Tarımdaki olumsuz ve belirsiz gidişin nedeni olan yanlış tarım ve gıda politikaları ivedilikle terk edilerek, halk ve kırsal kalkınma için doğru tarım ve gıda politikaları uygulamaya konulsun.  

•    Tarımsal üretim ve tüketim kooperatifçiliği ön plana alınsın ve desteklensin

•    Yerli üretim ve küçük çiftçiler her yönden desteklensin

•    Tarımsal KİT’ler ivedilikle kurulsun

•    Tarımsal ürünlerde aracılığa ve ithalata son verilsin

•    Kentlerde yaşayan tüketicilerin ucuz ve sağlıklı tarımsal ürünlere ve sebzeye erişimi için belediyeler küçük çiftçiler ile ilişkiye geçsin ve işbirliği yapsın.


SÜT SEKTÖRÜNE SORUYORUZ: GERÇEKTEN DOĞAL MI?

Buğday Derneği, “doğal” teriminin, gıda etiketlerinde ve pazarlama malzemelerinde kullanımına izin verilmemesine yönelik yürüttüğü çalışmada, süt sektörüne yönelik yeni bir kampanya başlattı.

“Gerçekten doğal mı?” sorusuyla 2018 yılında başlattığımız “Doğal Kampanyası”nda siz üye ve takipçilerimizin destekleriyle kısa zamanda 53 bin imzaya ulaşmış ve bu imzaları 2018 Aralık ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’na iletmiştik. Bu kez ürün etiketlerinde ve pazarlama malzemelerinde ‘doğal’ ifadesini kullanan marka sahiplerine soruyoruz: Gerçekten doğal mı?

Süt sektöründen şu sorulara yanıt vermelerini istiyoruz:

1- Neredeyse hiç taze ot yemeden, hazır yem ve kuru ot ile beslenerek, doğasına aykırı koşullarda, hareketlerinin sınırlandığı kapalı veya yarı açık alanlarda yaşamını sürdüren hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri doğal mıdır?

2- Hayvancılıkta kullanılan antibiyotiklerin insanlar için kullanılanlardan fazla olduğu ve bunun halk sağlığını tehdit eden sonuçları biliniyor. Ürün elde ettiğiniz hayvanlara antibiyotik veriliyor mu? Veriliyor ise -Türk Gıda Kodeksi’nin izin verdiği limitlerin altında olsa dahi- antibiyotik kalıntısı bulunan süt ve bu sütten elde edilen ürünler doğal mıdır?

3- Ürünlerinizin elde edildiği, kendinizin ya da tedarik zincirinizdeki diğer işletmelerin/üreticilerin hayvanları genetiği değiştirilmiş soya, mısır veya diğer GDO katkılı yemler ile besleniyor mu? Bu konuda bir izleme sisteminiz var mı? GDO’lu yem kullanılıyor ise doğada bulunmayan GDO’lu yem ile beslenen hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri için “doğal” ifadesi kullanılabilir mi?

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak 53 bin imzacı ile birlikte, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yönelik kampanyamız kapsamında ‘doğal’ ve aynı anlamı taşıyan benzeri ifadelerin, gıda etiketlerinde ve pazarlama malzemesi olarak kullanımına izin verilmemesini ve ilgili mevzuatın bu yönde değiştirilmesini talep ediyoruz.

Marka sahiplerinin de bu mevzuat değişikliğini beklemeksizin, ürün etiketlerinde ve pazarlama malzemelerindeki ‘doğal’ terimini kaldırmasını ve kullanmamasını istiyoruz.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği