Reyap’tan bir ilk: Uyanık kraniotomi

Özel Reyap Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kabataş, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hastanelerinde Op. Dr. Necati Kaplan ile birlikte \"uyanık kraniotomi\" ameliyatı yaptıklarını bildirdi.
11 09 2015
2535 kez okundu

Doç. Dr. Serdar Kabataş ameliyat yöntemi hakkında bilgi verdi. Bu yöntemde, ameliyat sırasında hastanın uyandırıldığını belirten Kabataş, "Hastanın kolunu, bacağını oynatmasını sağlıyoruz ya da konuşmasını istiyoruz. Hasta konuştuktan, bir şeyler ifade ettikten sonra ya da kolunu bacağını oynattıktan sonra bir takım elektrofizyolojik yöntemlerle motor korteksin (Beyin korteksinin motor işlevleri planlama, denetleme ve yönetmeyle ilgili bölgesi) yerini tam olarak belirliyoruz. Sonra o bölgedeki tümörü motor kortekse hiçbir zarar vermeden çıkartıyoruz" diye konuştu. Bu yöntemle, hastanın ameliyattan sonra felç olmadan tümörün büyük kısmı çıkmış oldu. Bu, bir ekip çalışması" dedi. Kabataş, bu yöntemin Trakya bölgesinde ilk defa uygulandığını dile getirdi.

UYANIK KRANİTOMİ NEDİR? 

 Uyanık kraniotomi veya bir başka deyişle uyanık beyin ameliyatı, hastaya genel anestezi vermeden yapılan beyin ameliyatı anlamı taşır. Elektrokortikografi ve kortikal haritanın çıkarılması sırasında, motor fonksiyonları ve konuşma kontrolünü sağlayan bölge sınırlarının gerçek-zamanlı ve tam olarak belirlenmesinde genel anesteziye alternatif özel bir yöntemdir.  Hastaların ameliyat sonrası takiplerinin özenli ve etkili bir şekilde yapılabilmesi için, yoğun bakımı bulunan ve tecrübeli sağlık çalışanlarının olduğu hastanelerde uygulanmalıdır. Anestezi sırasına uygulanacak anestezi ilaçlarının doz ayarlaması çok hassas ve dar bir aralıkta gerçekleştiğinden deneyimli anestezi doktorları tarafından yapılmalıdır. Ekip çalışması gerektiren bir anestezi tekniği olduğundan cerrah-anestezist işbirliği son derece önemlidir. 

Hangi hastalara yapılır?

Uyanık kranitomi bu alanların içinde veya çok yakınında yerleşen beyin patolojilerinde özellikle de beyin tümörlerinde kullanılan bir yöntemdir. Amaç beyin tümörünün ameliyatta çıkarımı sonrası oluşabilecek felç, konuşamama ve körlük gibi insan hayatında çok önemli olan fonksiyonların devamını sağlamaktır.

Uyanık kraniotomi, standart yolla yapılan beyin ameliyatlarına oranla ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonların oranını önemli ölçüde azaltırken, tümörün de tama yakın şekilde beyinden temizlenmesine yardım eder.

Hasta ağrı duyar mı? 

Uyanık kraniotomi sırasında hasta hiçbir şekilde ağrı duymaz. Hastaya genel anesteziden farklı olarak soluk borusuna tüp konulmaz, kas gevşetici ve bilinç giderici ilaçlar yapılmaz. Ameliyatın başında hastaya hafif dozda anestezi ile sedasyon yapılır ve hasta rahatlatılır. 

Daha sonra lokal anestezi ajanları ile saçlı deriye tam sinir blokajı uygulanır. Nörolept anestezik denen özel ajanlar damar yolundan verilerek, hasta derinliği ayarlanabilinen bir uyanıklık düzeyine getirilir. Hasta bu seviyede beyin ameliyatı için hazırdır. Beyin tümörü çıkarılırken hasta beyninin fonksiyonel alanları bir taraftan monitörize edilir; diğer taraftan hasta ile konuşularak sürekli nörolojik muayene yapılır.

Ne tür avantajları vardır?

 En önemli avantajı hastada standart yolla yapılamaz gibi görülen beyin ameliyatlarını çok düşük komplikasyon riskleri ile yapılır hale getirmesidir. Standart yolla yapılan ameliyatlar sonrasındaki tümör kalıntısı sorununa da önemli bir katkı sağlar. Yine standart yolla yapılan ameliyatlardaki beyin şişmesi ve ödemi uyanık kraniotomide izlenmez. Standart yolla yapılan ameliyatlarda kullanılan anestezi ilaçlarının kalbe, karaciğere ve diğer organlara olan yan etkilerini ortadan kaldırır. 

her hastaya uygulanabilir mi?

Öncelikle bu tür ameliyatlar cerrahi ekip ve anestezi ekibi yanı sıra yardımcı sağlık elemanı ekibinin yükünü önemli ölçüde arttıran ameliyatlardır. Hazırlıklar ameliyattan günler öncesinde başlamalıdır. Bu nedenle her hastaya uygulamak pratik değildir.  Acil ameliyat gerektiren hastalara da bu nedenle uygulanmaz. Hastanın ameliyat sırasındaki uyumunun ne olacağı ameliyat öncesi değerlendirmelerde tespit edilir. Ancak bu uyumu gösterebilecek hastalar bu ameliyatlar için uygundur. 12 saatin üzerinde sürecek beyin tümörü vakalarında genelde bu yol ikinci plana bırakılır. Yine ciddi kalp yetmezliği ve astımı olan vakalar uyanık kraniotomi için tercih edilen vakalar değildir. 


 Hastanın uyanık kraniotomi için hazırlanması anestezi doktorunun hasta ile operasyon öncesi görüşmesi ile başlar. Bu görüşme ile hastanın detaylı tıbbi durumun incelenmesinin yanı sıra, hastanın kişilik ve psikolojik durumu da değerlendirilir. Buna değerlendirmeye göre uygulanacak uyanık kraniotomi tekniğine karar verilir; uyur-uyanık-uyur (Sleep-Awake-Sleep ) veya uyanık (Awake) kraniotomi. Bu görüşme sırasında ameliyat sırasında hastanın hazırlıklı olabilmesi için idrar sondası takılması, uzun süreli yüzüstü pozisyonda yatma, ağız kuruluğu v.s gibi olası rahatsızlık verebilecek durumlar hakkında bildirme yapılır. Hastaya dürüst ve açık olarak, problemleri önceden anlatıp, bilgilendirerek anestezi hasta ile arasında bir güven köprüsü kurmaya çalışır.

Cerrahi işlem sırasında çıkarılacak tümör sınırlarının belirlenmesi amacıyla tümörün bulunduğu bölgenin işlevselliğine bağlı olarak  hastaya cerrahi ekip tarafından komut verilir. Örneğin kollarımızı ve bacaklarımızı hareket ettirmeden sorumlu beyin bölgesine yakın veya bu bölgeyi içine alan tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması sırasında hastadan ellerini ve bacaklarını hareket ettirmesi istenir. Belirli aralıklarla yapılan bu işlem sırasında hastanın kas kuvvetinde azalma veya kaybolma görülürse cerrahi işleme son verilir ve hastanın ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon ve olası felç riskleri en aza indirilmeye çalışılır. Aynı prensipten yola çıkarak beynimizin konuşma bölgesindeki tümörlerde hastadan konuşması ve gördüklerini ifade etmesi istenir.

Yeni bir yöntem midir?

Uyanık kraniotomi anestezi ve cerrahi teknolojilerinin gelişmesiyle uygulama alanı bulan ve yaklaşık 25 yıldır uygulanan bir yöntemdir. Bu anlamı ile yeni bir yöntem değildir. Ancak uygulandığı birimde deneyimli bir ekibi gerektirir. 

Her hastanede uygulanıyor mu?
Her şeyden önce sadece ülkemizde değil yurtdışında da her klinikte uygulama alanı olan bir yöntem değildir.  Hem cerrahi, hem anestezi hem de nöroloji kliniklerinin aynı anda işbirliğini gerektiren bir uygulamadır. İşbirliği, uyum ve tecrübe ameliyatın başarısına büyük oranda etki eder.

Müjde İRFAN
 

 

 

Whatsapp
google_160x600