PAZARLIK VE UZLAŞMA!.

05 09 2020
1177 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Değerli okurlarım: Bildiğiniz gibi son günlerde yaşadığımız ekonomik kriz ve korona hadisesi yetmiyormuş gibi, bir de; Türkiye’mizin tamamen haklı olduğuna inandığım bir “Mavi Vatan” sorunu ile karşı karşıyayız ve bu durum; her iki ülkenin vatandaşlarını ziyadesiyle germektedir!

Benim anladığım kadarıyla; eğer ülkemizi yönetenler havaya bakacaklarına, denize baksalardı; Yunanistan’ın yıllardır adalara hava alanı yapmasını, kurallar dışı adalara asker çıkarmasını ve hepsinden önemlisi Akdeniz’e kıyısı ülkelerle kendi lehine anlaşmalar yaptığını görürdü! Ayrıca; Yunanistan’ın yarattığı bu gerginliği, ülkemiz ekonomisinin sıkıntı içerisine düştüğü bir zaman diliminde yapmasını da manidar bulduğumu belirtmek isterim…

Neyse; bu günlere geldik ve her iki ülke arasında bir uzlaşmaya varılması, her iki ülkenin vatandaşlarının rahatlamasına neden olacak ve de ilişkiler en kısa zamanda normale dönecektir.

Bu bağlamda; Lozan Görüşmelerinde çok iyi uygulandığını anladığım Batı Hun İmparatoru Attilla’nın “Pazarlık Sanatı” başlıklı düşüncelerini sizlerle ve hatta; naçizane, hükümetle ve de; Atatürk’ten bir şeyler kavrayamayanlar, belki Attila’dan bir şeyler öğrenir, düşüncesiyle paylaşmak istedim…

Bu anlatının başında da; şu veciz sözü sizlere hatırlatmak isterim: “İnsanlar din hakkında yazarlar, savaşırlar, ölürler ama; din için yaşamasını bilmezler.” Colton

Şimdi gelelim, Attila’nın görüşlerine:

 “Pazarlığın teknikleri kolayca öğretilemez. Hem Hunlar, hem de onların komutanı olan sizler pazarlıkta yararlı olacak noktaları iyi öğrenmelisiniz. Bunlar ancak deney yoluyla elde edinilen yeteneklerdir.

Zaferin çok açık seçik göründüğü, komutan ve savaşçılarının Roma’yı fethetmeye hazırlandığı bir günde, benim uzlaşma yoluna girmem onları şaşırtmış olabilir. Onlara kentlerini bağışlamak, bizim yararımızaydı!.

Bildiğimiz pazarlık yöntemleri, benim Papa ile olan konuşmamı ve ardından geri çekilmemizin nedenini anlamamanızı engelliyor. Bu amaçla ben Attila, kavimleriniz ve belki de; ülkenizin kaderi için pazarlık yapmanız gerektiğinde ne yapacağınızı anlatmak için; sizi bu gece buraya topladım.

Şimdi; burada bulunan siz komutanlarıma liderliğin çok önemli bir sanatı olan pazarlıkta uzmanlığınızı geliştirecek, içgüdülerinize ve zekânıza yardım edecek tavsiyelerimi ileteceğim.

1-Bir hükümdar veya komutan tüm pazarlık ve anlaşmalarda diplomatik inisiyatafi elinde tutmalıdır. Asla, düşmanınızla teması koparmayın, daima atak olun. Bu onu daha düşük bir düzeyde tutacak ve siz  üstün durumda olacaksınız..

2- Pazarlığa mümkün olduğunca; küçük meselelerden başlayın. Böylece, küçük işlerin halledilmesi sağlanacak, bu ayrıntıların boyutundan çıkıp, anlaşmayı olanaksız hale getirmeleri önlenmiş olacaktır.

3- Pazarlığı gizli yapın. Benim Papa Leo ile yaptığım gibi görüşme herkesten uzak olmalıdır. Ancak; ilkeler herkes tarafından öğrenilebilir. Sonuca nasıl varıldığı ise; bilinmemelidir!

4- Pazarlıkta zaman sizin dostunuzdur; öfkeyi yatıştırır ve daha mantıklı bir bakış açısı sağlar. O yüzden, sakın acele etmeyin.

5- Asla hakem tayin etmeyin; bu, üçüncü kişinin sizin kaderinizi belirlemesidir. Böyle bir seçim zayıfın yararına olur.

6- Daha büyük bir sonuç pahasına, daha yakın ama; daha yararlı şeyler için pazarlığa oturmayın. Daha önemsiz konulara sapmak, hasmınızın kalbini yumuşatır.

7- Pazarlıkta hesaplı riskleri göze almalısınız. Bazı pazarlıklar size asla olağanüstü yarar sağlamaz, ya da; sizden yana sonuçlar doğurmaz.

8- Düşmanınızın saflarında genel havayı anlayın. Pazarlık sırasında oluşabilecek kargaşadan yararlanmasını bilin.

9- Kendi becerikliliğinizi gözünüzde fazla büyütmeyin. Belki zayıf bir rakiple masaya oturdunuz! Ama; bu durum, sürekli sizin yararınıza olmayabilir.

10- Karşınızdakini kesinlikle küçümsemeyin.

11- Düşmanınızın gelecekte size güvenmesini istiyorsanız; pazarlık sırasında verdiğiniz sözleri tutun.

12- Unutmayın, ilkelerde anlaşmak; uygulamada anlaşmak anlamına gelmez. Ama o anlık durumu kurtarır.

13- Kaçınılmazı kabullenirken, cesur olun. Engel olunamayacak, ya da; çok yüksek bir bedele elde edilecek şeyleri kabul edin. Bunu kabullenmeyebilirsiniz, asıl göreviniz; Hunların çıkarını korumaktır.

14- Zamanın çok iyi bilincinde olun. Uygun anda düşmanınız için çekici olan pazarlıklarla harekete geçin. Yoksa; önerilerinizi reddeder.

Şimdi büyük komutanlarım; çok basit bir gerçeği anlamalısınız: Kansız pazarlıklarla kazanılabilecek bir şeyi savaş yoluyla kazanmak asla akıllılık değildir. Savaşçılarınızı kaybetme gibi büyük bir olayı, daha önemli amaçlara bırakın.

Bu sözlerimle, pazarlık sanatı konusundaki toplantıyı noktalıyorum. Bu geceki toplantımızı hiç aklınızdan çıkarmayın. Önümüze çıkan herkesi yenme hedefimize doğru ilerlerken, pazarlık ve anlaşmalarınızda daima ulusumuzun daha iyi olması amacını gütmelisiniz.”

Whatsapp
google_160x600