PAŞA ÇOCUĞUN TEPKİSİ

13.11.2017
104 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Efendim, müsaade ederseniz, bugün sizleri 2002’de yazdığım bir yazıya götürmek istiyorum. Ben de hiçbir değişiklik yok… Sizler de; isterseniz, kendinizi sorgulayın!
Bu gün 25 Ekim 2002 ve ben televizyondaki haber programlarını izliyor ve de ülkemden haber almaya çalışıyorum… Bir anda, izlediğim haberlerden bir tanesi birdenbire ön plana çıktı. Haber şöyleydi: “İstanbul Üniversitesi ADKF (İstanbul Üniversitesi Atatürkçü Kulüpler Federasyonu ) üyeleri Ahmet Altan’ı domates ve yumurta yağmuruna tuttu!.
Bu haber bende hemen, 1971 yılında Siverek Öğretmen Okulu’ndaki konuşmasında: “Okuyun, okuyun hiç değilse; öğretmen olun!” sözlerinden sonra, öğrenciler tarafından domates yağmuruna tutulan devrin başbakanını anımsattı!
Eğer bu eylem; Ahmet Altan tarafından düzenlenen bir provokasyon değil ise; (biz öğrencilik yıllarımızda bunları çok yaşadık ve o anda orada bulunan ve amatör bir kameranın görüntüleri olarak verilen görüntüler, bu konuda haklı olarak şüphelerimi doğurdu) ve ben Atatürkçü düşünceyi benimsemiş öğrencilerimizin asla bir provokasyona geleceklerini inanmayarak, bu yaşananların doğal bir tepki olduğuna inanıyorum.
Ahmet Altan; son günlerde yaşadığımız seçim atmosferine rağmen, son yazdığı ve kadın erkek arasındaki ‘aldatma’ olayını işleyen kitabıyla gündemde kalmayı başarabilmiş bir yazardır. Ancak; Ahmet Altan’ın en belirgin özelliği ‘İkinci Cumhuriyet’ savunucularından olmasıdır. Yani; “Benim en büyük eserim Cumhuriyettir” diyen Atatürk’ün eserine karşı çıkan ve dolayısıyla Atatürk’ü toptan ret eden bir kesimin temsilcisidir. Daha açık bir ifade ile; Ahmet Altan, Atatürk karşıtı kesimin temsilcisidir… İşte; bu özelliğinden dolayı, İstanbul Üniversitesi’ne gelişinde ADKF üyeleri tarafından domates ve yumurta yağmuruna tutulmuştur…
Haberin devamında; bu eylemi yapanlara spiker şöyle bir soru yöneltti: “Böyle bir derneğe üye olan sizler, bu davranışı doğru buluyor musunuz?”
Gencin verdiği cevap oldukça hoşuma gitti. Şöyleydi: “Bizler bu derneğe üye olmak ile PAŞA ÇOCUK olmadık. Koyduğumuz bu tepki çok doğru bir tepkidir. Atatürk karşıtı olan tüm kesimlere de tepkilerimizi koymaya devam edeceğiz..”
Ne güzel bir cevap! Ben bunu öteden beri söylüyorum… Tepki koymalı… Etrafımızda Atatürk karşıtları cirit atarken, en azından Atatürkçü Düşünce Dernekleri, başlarını kumdan çıkarıp, ‘it ürür kervan yürür’ veya ‘bizler doğru yoldayız, dışımızdaki gelişmeler bizleri alakadar etmez’ ve ‘bu ülke asla Atatürk karşıtlarının eline geçmez’ gibi düşüncelerini bir kenara koyarak, aymalı ve her karşı oluşa tepki koymalıdırlar. Yani; tarafsızlık tavırlarını bir tarafa bırakarak, mutlaka taraf olmalıdır… Atatürkçü çizgide taraf olmalı ve de gereken tepkiyi göstermelidirler. Ve hatta bu tepkilerini, siyasi davranışlarıyla pekiştirmelidirler.
Unutmayalım ki; her paşa çocuk bir gün (sahip olduğu inançları ve insan sevgisi nedeniyle; asla insan hayatının yok edilişine yönelik olmayarak) kendisinden hiç beklenilmeyen tepkileri gösterir. Buna hiç şaşmamak lazım...! Yalnız,burada gençlerimizin zamanlamaları galiba yanlış olmuş!  Hani; ünlü düşünürün “vur fakat, dinle...” sözünün gereği olarak, Ahmet Altan’ı, keşke önce dinleseler (dinlenmeye değer bir şeyler bulabileceklerine inanmıyorum) ve sonradan domates ve yumurta yağmuruna tutsalardı... Galiba, bu daha etkili olurdu...
Sonuç nasıl algılanırsa, algılansın.. Paşa çocukların eylemini destekliyorum… AFERİN PAŞA ÇOCUKLAR!