NEDEN YARIN VE YARINLAR

Yarın, sözcük anlamı: Bugünden sonra gelecek ilk gün veya gelecek, ilerideki zaman, olarak tanımlanmaktadır. Devrim Gazetesi’nde uzun yıllar; şiir, röportaj ve makalelerim konuk yazar köşesiyle yayınlandı. Oysa son dönemde yazılar haftada 3-4 makaleye ulaşınca artık bunun konukluktan öte adı olan sabit bir köşe olmasını düşündük. Köşemizin adı ise YARIN, o halde neden yarın, çoğul haliyle YARINLAR.
05.02.2018
4851 kez okundu
aydinliddo@gmail.com

YARIN, gelecek ileriki zaman demiştik. O halde bugünü yaşarken yarının sorumluluğunu duyuyoruz. İçinde yaşadığımız medeniyet, uygarlık ve icatlar hepsi yarınını düşünenlerin eseridir. Dünyamız yarınını düşünen insanların omuzunda ileri doğru gidiyor. Hazır bulduğumuz her değer, dünkülerin özveri ile ürettikleridir. Bu akış bize de yarınlarımız için bir sorumluluk yüklemektedir. Yarınını düşünmek sorumlu insanın doğasının bir gereği olmaktadır. YARIN çocuklarımız, torunlarımız ve geleceğimizdir.

CHP Bülent Ecevit’in genel başkan olduğu 1977 seçimlerinde tarihinin en yüksek oyunu (yüzde 42) almıştı. O dönemin coşkuyu yaratan seçim şarkısı sanatçı A. Rıza Binboğa’nın YARINLAR adlı şarkısıydı. “Özgürlük ve barış/Tüm insanların özlemi olacak yarınlarda /Anam bacım kardeşim/Eşim dostum yandaşım/Daha da mutluyuz yarınlarda” diyordu.

Faraday, Ohm, Kirşof, Arşimet ve daha sayısız bilim adamı, içinde yaşadığımız modern teknolojinin yaratılmasında büyük katkıları olmuştur. Ne var ki ne bizim, ne de bizden sonra gelecekler kadar kendileri bu teknolojinin sefasını sürememişlerdir. İnsanlığa bilime katkılarını yarını düşünerek yapmışlardır. 

Bu ekonomik, felsefi, sosyal ve toplumsal her alanda böyledir. Galileo; ‘Dünya dönüyor’ dediği için ölüm cezasına çarptırılırken, kuşkusuz bir bilimsel doğrunun yanında yarınları düşünüyordu. Sokrates; doğruları söyleme, inandığını yarınlara anlatma yolunda, ölümü hiçe sayıyordu. ‘Düşüncelerinden vaz geç, ölüm cezasını geri alalım’ dendiğinde ret ediyor, Yarınlara yalan söylenemeyeceğini düşünüyordu. Eşinin ‘Eşimi suçsuz yere ölüm cezasına çarptırdılar’ sözüne karşılık da, insanlığın belleğine kazınan şu ünlü sözünü söylüyordu: “Hanım; suçlu olarak cezalandırılsam, daha mı iyi olacaktı?” diyordu.

Mustafa Kemal ve arkadaşları ulusal kurtuluş savaşını başlatırken, o günün yarını olan bizleri ve yarınlarımızı düşünüyorlardı. Cumhuriyet “Ebediyen payidar kalacaktır” derken YARINLARA sesleniyordu.

Bu kadar yarınlarını düşünen kültürel gelenekten sonra, bizim yarınlarımızı düşünmememiz vefasızlık olmaz mı? Köşemizin adının neden YARIN olduğu anlaşılıyor sanırım. 

YARINA tüm sorunlarını yenmiş, özgür, demokratik, barış ve kardeşliğin büyüdüğü bir ülkenin mutlu bireyleri olarak uyanalım diliyorum.