MUTLU AZINLIK

30.01.2019
6431 kez okundu
zafer.alpaslan@devrim.com.tr

CHP'nin kaybetmek için kendinden başka düşmana ihtiyacı yok demiştik. Bunun ne kadar doğru olduğunu CHP Genel Merkezi'nde yapılan, 18 saat süren Parti Meclisi (PM) toplantısından çıkan kararlarla bir kez daha gördük.

18 saat boyunca tartıştıkları konu aday adayları arasında hizmet yarışı değildi tabii ki. Ahbap - çavuş, dost - akraba ilişkileri ile atanan belediye başkan adaylıkları İzmir ve İstanbul illerinde ayyuka çıktı.

Kendi milletvekili, parti meclisi üyesi içeri atıldığında toplanmayan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası değerlendirme  yapmak için  bile  bir  araya  gelmeye gerek duymayan Parti Meclisi, İstanbul, İzmir gibi rant kaynağı ilçeler için 3 kez kavga dolayısıyla ara verilen, sabahlara kadar süren toplantılarda bu ilçeleri paylaşamadı…

Atanan adaylara baktığımızda bir kez daha gördük ki; CHP'de kurultaya imza vermek, FETÖ'ye selam vermekten daha büyük kabahat.

CHP'nin Tüzük Kurultayı'nda özellikle önseçimin askıya alınmasına karşı çıkan Milletvekilleri gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Kurultay talebinde bulunan belediye başkanları da tasfiye edildiler.

Çorlu'da da farklı bir durum olmamıştı. Burada yapılanlar İstanbul ve İzmir de yapılınca tüm Türkiye görmüş oldu. Ünal Baysan ve ekibinin 20 yıldır Çorlu'yu yönetip, yine onun ekibinden 2009'dan beri belediye başkan yardımcısı olan Ahmet Sarıkurt'un bu seçimde "Mart'ın sonu bahar olacak" demesi, 20 yıldır Çorlu'ya ihanet etmenin itirafıdır.

CHP Genel Merkezi'ni masumiyet çerçevesinde değerlendirip anlayabilmek imkansız.

AK Parti seçmenine "koyun gibi" diyerek hakaret ediyor ama "çantada keklik" olarak gördüğü yerleri Ankara'dan belirleyip kendi seçmeninden oy bekliyor.

"Demokratik partiyiz" diyor ama AK Parti bile eğilim yoklaması yaparken CHP üyesine ve teşkilatlarına kulaklarını tıkıyor.

Aslında CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Şubat ayında yapılan Kurultayı'nda çok güzel özetliyor durumu; "Tıpkı AK Parti gibi CHP'de de tuzu kuru olanlar var. CHP'de tuzu kuru olanlar da Çankaya, Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli, buraları aldı mı onlara yetiyor. Nevşehir, Erzurum onları ilgilendirmiyor. Mutlu azınlıklar var burada. Mutlu azınlıklar sığınmışlar 3-5 tane belediyeye. 3-5 belediye onların oldu mu yetiyor."

CHP maalesef çürümüş ve kokuşmuş bu zihniyetle varlığını sadece oy pusulasında sürdürebilir. 1 Nisan itibariyle alınan mağlubiyet sonucu yine koltuğuna yapışmış olan bu koltuk sevdalıları oradan kalkmak istemeyecekler.

CHP'de tasfiye edilen gerçek sosyal demokrat değerlere bağlı Atatürkçülere tavsiyem ve son sözüm; "Sizi büyük mağazaya müdür yapmıyorlarsa, siz küçük dükkanınızı açın biz oraya da geliriz.