MHP’DEN ASKIDA EKMEK PROJESİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı “Askıda Ekmek” kampanyasına, bir destek de Çorlu’dan geldi.
03.08.2018
1464 kez okundu

MHP Çorlu İlçe Başkanı Süleyman Danışmaz ve yönetim kurulu üyeleri, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin çağrısı üzerine harekete geçerek, Sinop Mahallesi’nde bulunan bir fırında ‘askıda ekmek’ uygulamasını başlattı. Askıda Ekmek kampanyasıyla ilgili bir açıklamada bulunan MHP Çorlu İlçe Başkanı Süleyman Danışmaz, “MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey’in ekmek zammı gündeme geldiği tarihten itibaren başlatmış olduğu askıda ekmek kampanyasına bizde MHP Çorlu İlçe Başkanlığı olarak katılıyoruz ve vatandaşlarımızı da bu kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz. Diyoruz ki hali vakti yerinde olan her vatan evladı kendisine yakın olan fırına gitmeli, eğer 2 ekmek alacaksak 3 ekmek parası ödemeliyiz. Bir ekmeğin askıya alınmasını fırınıyla paylaşmalıdır. Fakir fukara kardeşlerimiz, durumu yerinde olmayan kardeşlerimiz fırına veya ekmek satılan yerlere gittiğinde ‘Bana askıdan bir ekmek verebilir misiniz?’ diyebilmeli. Böylelikle kültürümüzün yardımlaşma ve dayanışma dinamiklerini harekete geçirilebilmeliyiz unutmayalım ki inancımız ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ esasına dayanmalıdır” dedi.
ASKIDA EKMEK NEDİR?
Bu ifade bir yardımlaşma çağrısı ve ilanıdır. İnsanlık tarihinin her döneminde yoksulluk olmuştur. Yoksulluk herhangi bir nedenden dolayı, herkesin kapısını çalabilir. Açlık ve sefalet insanlığın yüz karasıdır. Türkler, İslamiyet’ten önceki devirlerinde açları doyurmuş, çıplakları giydirmiş, malsız yiğitleri evlendirmiş ve pusatlandırmış, konuklarını dinlendirmiş, savaş ganimetlerinden acizlere bile pay vermiştir. Türk Milleti’nin, İslamiyet’i kabul  etmelerinin en önemli etkenlerinden biri de, Türklüğün sosyal adalet anlayışının İslami prensiplere uygunluk göstermesi ve kolayca uygulamaya konulmasındandır. Yardımlaşma ve mazlumu koruma hususunda Peygamberimiz buyurmuştur ki; “Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim kardeşinin ihtiyacını görürse Allah’da onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslüman’ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah’da o sebeple onu kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslüman’ın ayıplarını örterse Allah’da kıyamet günü onun ayıplarını örter.” (Buharî, Mezalim, 3; Müslim, Birr, 58.) Araplar arasında kurumsal olarak yardımlaşma ve koruma çalışmaları,  Peygamberimizin de katıldığı “Hılfu’lFudul” örgütünün kurulması ile başlamıştır. Hılfu’lFudul; Mekke’de taciz ve mağdur edilen tüccarlar ile yolcuların haklarını korumak için kurulmuştur.
Türkler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerin de yoksulları, yolcuları ve kimsesizleri Allah’ın emaneti olarak görmüşlerdir. Emaneti korumak içinde vakıflar kurmuşlardır. Han ve kervansaraylarda ihtiyaçları giderilmiş, masrafları devlet tarafından karşılanmıştır. “Allah’ın Rızasını” kazanmak için, Halk kendi içinde yaşayan ihtiyaç sahiplerinin onurunu kırmadan ve istismar etmeden korumuştur. Atalarımız camilerde sadakalık denilen yerlere paralar koymuş, ihtiyacı olan kişi de, sadakalıktan gece vakti yeteri kadar parayı almıştır. Aç insanların doyması için de fırınların önüne sepetlerde ekmek bırakılmıştır. Zekat ve fitre, layık olanlara verilmiştir.
Tutku AKBAŞ