LIMAN PAŞA’YI YAD ETTİK

16.03.2019
331 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

Bugün Çanakkale Zaferi'nin 104. Yılı… Çanakkale Savaşı, Birinci Dünya Savaşı’nda 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda İtilaf Devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu arasında geçti. 19 Şubat 1915 – 18 Mart 1915 arasında deniz, 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 arasında da kara savaşları oldu… Savaş kesin olarak Osmanlı Devleti’nin zaferiyle sonuçlandı… İtilaf devletleri hem donanmalarını hem de birliklerini geri çekmek zorunda kaldı. Çanakkale denilince olumsuz şartlara rağmen Türk askerinin yazdığı zafer destanı ve bu zaferin şahsında sembolize edildiği Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa akla gelir… Pek az bilinmekle birlikte, Çanakkale Savaşları’ndaki 5. Ordu’nun komutanının Alman Mareşal Liman von Sanders olduğunu da hatırlamak gerekir.

* * * *

İki hafta önce değerli dostum Yalçın Bayer ile birlikte birkaç günlüğüne Almanya’daydım… Almanya’da yaşayan ortak dostumuz Halit Çelikbudak ile beraberdik. Bir ara Alman Mareşal Liman von Sanders’in mezarını ziyaret ettik… Mezarının Frankfurt yakınlarındaki Darmstadt kentinin tarihi Alte Friedhof isimli mezarlıkta olduğunu öğrenmiştik… Darmstadt, Bursa’nın kardeş şehri… Kentin tanınmış teknik üniversitesi ile şehirde yoğun bilimsel araştırmalar yapan dev kimya firması Merck gibi firmalar dolayısıyla 1997’den beri ‘Bilim şehri’ unvanı verilmiş Darmstadt’a eyalet hükümeti tarafından… Yani bizim ‘Şanlı Urfa’ veya ‘Kahraman Maraş’ gibi unvan verilmiş…

* * * *

Yalçın Bayer ve dostumuz Halit ile serin ama pırıl pırıl güneşli tipik bir Almanya havasında Frankfurt’tan 20 kilometre uzaklıktaki ‘Bilim şehri Darmstadt’a yola çıktık… Biraz geç kaldığımız için mezarlık görevlisi gitmiş. Kendimiz dört bir koldan arayıp bulduk. 1828’de açılan tarihi mezarlık ikinci dünya savaşında hiç zarar görmemiş… Liman von Sanders aslında daha önce ölen ilk karısı Amelie von Sandersin mezarının yanına defnedilmiş… Mezarının numarası 2 N 28. Mezarının önüne geldik. Burası onun ebedi istirahatgahıydı. Mezar taşında yazanları tam okumaya başlarken değişik bir şey yaşadık… Sanırım ilk kez yaşıyorduk böyle bir anı… Birbirimize baktık ‘Ne oluyor’ dercesine… Çünkü pırıl pırıl havaya rağmen gökten iri inci taneleri gibi yağmur damlaları düşmeye başladı. Sadece bizim bölgeye… On metre uzağımız kupkuru… Başımı göğe çevirdim. Pırıl pırıl gökyüzünde pamuk yığını gibi küçük bir bulut gelmiş tam da tepemizde damlalarını üzerimize bırakıyordu…

* * * *

Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Alman filozof Immanuel Kant’ın, ‘Saf Aklın Eleştirisi’ isimli eserinde bazı metafizik olayları anlatabilmek için ünlü bir cümle var… Alman filozof ‘İnanca yer açmak için akılı, bilgiyi bir kenara bıraktım’ diye yazar… Biz de yaşadığımız bu olay için aklımızı bir kenara koyarak ‘Acaba bu Mareşal Liman von Sanders’in göz yaşları mıydı’ diye düşünmekten alamadık kendimizi…

* * * *

Liman von Sanders’in 1877’de evlendiği Darmstadtlı ilk eşi Amelie von Sanders 1858’de doğmuş, 1906’da ölmüş… Mezar taşının ilk satırında ‘Prusya Krallığı Süvari Generali’, ikinci satırda ise ‘Osmanlı İmparatorluğu Mareşali’ yazıyor. Altında ise  ‘Çanakkale Fatihi’ yazısı kazınmış. DT 18 Şubat 1855, ÖT 22 Ağustos 1929. Bu yıl 22 Ağustos’ta ölümünün 90. Yıldönümü… Neredeyse bir yüzyıl olacak ebediyete intikali… Karı koca birbirlerini çok sevdikleri de anlaşılan von Sanders’lerin mezar taşının en altında da ‘Aşk, sevgi ebedidir’ yazılmış…

* * * *

TÜRK DOSTU ZİYARETÇİ

Liman von Sanders’in ölümünün üzerinden 90 yıl geçmiş. Mezarı bakımlı sayılır. Almanya’da defnedilen kişinin ailesi, yakınları veya görevlendirilen bir kişi mezara bakmakla yükümlü… Von Sanders’in mezarına kim bakıyor bilmiyoruz tabii… Ziyaretçisi var mı onu da bilmiyoruz. Ama bir Türk veya Türk dostu ziyaretçisi olduğunu öğrendik. Tabii sorarak değil. Fotoğraf çekerken bir şey dikkatimi çekti. Mezara saplanmış bir sopanın ucunda Alman-Türk bayraklı rozet vardı. Pek de eski olmadığı anlaşılan rozeti kim veya kimler getirip bırakmıştı. Bu da bizde merak uyandırdı. Umarım bir gün ortaya çıkar. Almanya’daki dostumuz Halit Çelikbudak ara sıra Darmstadt’a gelerek bakacak. Belki şimdilik sır olan ziyaretçi ile karşılaşır…

* * * *

Asıl adı Otto Viktor Karl Liman olan Liman von Sanders, 17 Şubat 1855'te o dönemler Almanya’nın Pomeranya bölgesindeki Stolp şehrinde aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğmuş (bugün Polonya’daki Slupsk). Birçok Prusyalı aristokrat ailelerin oğulları gibi orduya katılması için askeri okula gönderilir. 1874'te Hessen Dükalığı’nda Darmstadt kentindeki 115. Piyade birliğinde subaylığa başladı. 1877 yılında Darmstadt'ta Amelie von Sanders ile evlenip von Sanders soyadını eşinden almış… 1904 yılında Albay 1908 yılında ise Tümgeneral rütbesine terfi edip 22. Kassel Piyade Tümeni'nin komutanlığına atanır. 1911'de Korgeneral olur.

* * * *

30 Haziran 1913’te Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Alman Askeri Misyon Başkanlığı görevine atanır. Hatıralarında bunu şöyle anlatır. ’15 Haziran 1913’te İmparator II. Wilhelm’in tahta çıkış yıldönümünde, askeri kabineden gelen bir yazıda Türkiye’ye gidecek Alman asker heyetinin başkanlığını kabul edip etmeyeceğim soruluyordu. Ben bu tarihte Alman Ordusu’nun en kıdemli bir komutanı olarak Kassel’deki 22. Tümene komuta ediyordum. Vazife gayet şerefli olduğundan tereddüt muvafakat cevabı verdim.’ Von Sanders 14 Aralık 1913 Aralık günü trenle İstanbul’a gelir. Von Moltke, Baron von der Goltz gibi kendisinden önceki generaller gibi Osmanlı Ordusu’na eğitim hizmeti verecektir.

* * * *

 BİRLİKLER ACINACAK HALDEYDİ

İstanbul’a gelen Liman von Sanders önce 1. Ordu komutanlığına atanır. Ordunun durumunu tespit için birlikleri dolaşır. Çorlu’ya da gelip 8. Tümen birliklerini teftiş eder. Hatıralarında ‘Birlikleri çok acınacak halde bulmuştum. Subaylar sekiz aydan beri hiç maaş almamışlar, aileleriyle birlikte asker karavanasından yemek yemeye mecbur kalmışlar. Erler bir seneden fazla aylık yüzü görmemiş, kötü beslenmişti. Çorlu istasyonunda beni karşılamak için çıkarılan bölüğün bir kısım erleri yırtık potinli ve diğer kısmı ise yalın ayaktı…’ diye devam ediyor.

Yaklaşan savaş nedeniyle 1915’te Gelibolu ve Çanakkale Boğazı’nı savunmak üzere beş tümenden oluşan 5. Ordu kurulur ve komutanlığına Liman von Sanders bizzat Savaş Bakanı Enver Paşa tarafından atanır. Ondan boşalan Birinci Ordu Komutanlığı’na Mareşal Baron von der Goltz  getirilir.

* * * *

ONA TAMAMEN GÜVENEBİLİRDİM

Çanakkale savaşı tüm şiddetiyle devam eder… Hatıralarında şöyle yazıyor.. ‘Anafartalar mıntıkasında toplanan tüm birliklerin komutasını Arıburnu  Cephesi’nin kuzeyindeki  19. Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal Bey’e verdim. İlk askeri başarısını Trablusgarp’ta kazanmış olan Mustafa Kemal Bey, sorumluluk almasını seven görevine bağlı bir komutan karakterine sahipti. Kendisi 29 Nisan sabahı, 19 Tümen ile kendi kararıyla muharebeye müdahale ederek düşmanı sahile kadar sürmüş, kırılmaz bir şiddetle taarruzlara karşı koymuştu. Ona tamamen güvene bilirdim.’

* * * *

Liman von Sanders, savaş sırasında Albay Mustafa Kemal’in ordudan ayrılmasını da engeller. Enver Paşa ile Mustafa Kemal’in arkadaşlığı Harbiye yıllarına kadar gider. Bu iki okul arkadaşı daha sonra Selanik'te İttihat ve Terakki içerisinde birlikte olurlar. Fakat Enver Paşa, gittikçe cemiyet içerisinde yükselir ve 1914’te genç yaşta general olur. Oysa Mustafa Kemal kariyerine devam eden bir Osmanlı subayıdır. Enver Paşa, Gelibolu’ya gelerek birlikleri ziyaret eder ancak Albay Mustafa Kemal’in komutasındaki tümene uğramaz. Buna üzülen Mustafa Kemal, kendisinin bir üstü olan 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders’e istifa dilekçesi verir.

* * * *

Liman von Sanders ise komutanı olarak bu dilekçeyi işleme koymaz ve İstanbul’da Enver Paşa’ya şöyle bir telgraf gönderir. ‘Bu dilekçeyi destekleyemem. Çünkü Mustafa Kemal Bey'i vatanın hizmetlerine muhtaç olduğu, çok nadir kabiliyetli ve cesur bir subay olarak tanımayı ve takdir etmeyi öğrendim... Albay Mustafa Kemal Bey ayrılmak istiyor çünkü ekselanslarının (Enver Paşa) güvenine sahip olmadığı kanısındadır. Ben ziyaretin sırf zaman yetersizliği dolayısıyla yapılamadığını ifade ettim. Şimdilik takdim etmediğim istifa dilekçesini, reddetmek lütfunda bulunmalarını rica ediyorum.’

* * * *

O SAATİ LIMAN PAŞA’YA HEDİYE ETTİ

Mustafa Kemal Atatürk, 10 Ağustos 1915 günü Conkbayırı’ndaki çarpışmalarda bir şarapnel parçasıyla yaralanmasını cep saati önlemiştir. O da bu saati komutanı olan Liman von Sanders’e hediye eder. Mustafa Kemal Paşa, bu olayı 24-28 Mart 1918 günleri İstanbul’da Akaretler’deki evinde Ruşen Eşref Ünaydın’a anlatır: ‘Bir şarapnel parçası göğsümün sağ tarafına çarptı. Cebimde bulunan saati parçaladı. Vücuduma nüfaz etmedi. Yalnız kalınca bir kan lekesi bıraktı. Bu saat enkazını hatıra olmak üzere, Liman Paşa’ya verdim. O da, üzerinde aile asaleti armalı kendi saatini bana verdi.’ Liman von Sanders’in 1929’da ölümünden sonra saatin kime ve nasıl geçtiği bilinmiyor. Bu saati üreten Omega firması, 1939’da saati bulmak için bir kampanya başlattı, ancak bir sonuç alınamadı.

* * * *

Liman von Sanders, 1918 Mart ayında Alman Erich von Falkenheyn'ın yerine Yıldırım Ordular Grubu komutanlığına atandı. Bu ordu Osmanlı Devleti'nin Filistin-Suriye-Irak cephelerini savunmak için kurulmuştu. 30 Ekim 1918’de İtilaf Devletleri'yle Mondros Mütarekesi imzalanır. Bu mütareke gereği Osmanlı Devleti'nde bulunan Almanların ayrılmaları gerekmekteydi. Buna dayanarak Yıldırım Ordu Grubu Komutanlığını Mustafa Kemal Paşa'ya bırakan von Sanders, 31 Ekim 1918 günü görevinden ayrılır. Mustafa Kemal Paşa'nın 31 Ekim günü Adana'da devralmış olduğu Yıldırım Ordu Grubu Komutanlığı görevi de 7 Kasım 1918 tarihine kadar 8 gün sürer.

* * * *

İstanbul’a dönen Liman von Sanders’e Osmanlı Devleti’ndeki Alman askerlerinin geri dönemlerini sağlaması görevi verilir. Kendisi de en son Almanya’ya 28 Ocak 1919’da yola çıkıp dönerken geminin ikmal için uğradığı Malta’da 3 Şubat günü İngilizler tarafından savaş suçlusu olarak tutuklanır. Fakat Çanakkale’de düşmanı olan İngiliz Amiral Ian Hamilton’un müdahalesiyle 21 Ağustos’ta serbest bırakılır. 4 Eylül 1919’da Almanya’ya döner ve Ekim 1919’da emekliye ayrılır. Münih’e yerleşen Liman von Sanders burada ikinci eşi Elisabeth ile evlenir. Malta’da tutuklu bulunduğu sırada hatıralarını Almanya’ya dönünce 1920’de ‘Fünf Jahre Türkei’ adıyla yayınlar. Almanca kitap daha sonra Osmanlı Genelkurmayı Askeri Tarih Encümeni tarafından tercüme edilip 1921’de ‘Türkiye’de Beş Sene’ adı altında yayınlanır.

 Mehmet Diktaş 
mdiktas@diktasoil.com