KURCALAMA ALTINDAN ÇAPANOĞLU ÇIKAR!.

16 01 2020
202 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Yukarıda kullandığım başlığı çoğunuz duymuş ve belki de; zaman zaman yerli yerinde kullanmışsınızdır.. Peki; “Hiç beklenmeyen bir şeyle, sakıncalı ve kötü bir durum ile karşılaşmak”  anlamında kullanılan bu sözcüğün dilimize ve kültürümüze nasıl girdiğini biliyor musunuz?
Anlatayım efendim: Ankara, Amasya, Niğde, Yozgat ve Kayseri’de Sancak Beyliği yapan Çapanoğulları, baskıcı ve derebeyi yönetimlerine rağmen, halkın sorunlarını da çözmeye çalışmışlardır.
Bir söylentiye göre, Çapanoğlu Süleyman Bey’in zamanında Yozgat’ta güzel bir dul kadın, evli bir adam tarafından rahatsız edilmekteymiş. Bu durumdan usanan genç kadın Süleyman Bey’e şikâyette bulunmuş. Çapanoğlu Süleyman Bey genç kadına, adamı evine davet etmesini söylemiş ve kendisi de dolaba gizlenmiş. Olayın doğruluğunu görünce; adamı Yozgat meydanında astırarak, cezalandırmış..
Bir başka söylentiye göre de; açlıktan kemikleri çıkmış, yaşlı bir eşeğin kapıdaki ipi kemirerek, yediğini Çapanoğlu Süleyman Bey’e haber vermişler. Süleyman Bey, eşeğin sahibine yüz değnek attırmış ve ona iyi bakmasını istemiş. Eşeğin, kısa sürede iyileşip, semirdiğini görenler, durumu sorduklarında; eşeğin sahibi şu cevabı vermiş: “Semirir elbet! Çünkü arkasında Çapanoğlu var..”
Şimdi; AKP’nin Çapanoğulları gibi baskıcı ve adeta bir derebeyi yönetimini uygularken; büyük bir vatandaş kesimine kömür, makarna, un, pirinç vs. gibi yardımlar yaptığı, öte yandan da; bazı kişileri de; devlet garantili ihaleler yoluyla, ucuz arsa tahsisleriyle zengin ettiği tüm toplumumuz tarafından kabul gören bir olgu.. O kadar ki; televizyonda izlediğim bir programda İstanbul Eminönü’nde konuşan bir vatandaş şöyle söylüyordu: “Çalıyorlar ama; bize de veriyorlar!” Bu söze ne demeli!. Galiba AKP isteyene ihtiyacı olduğu kadarını veriyor!.
Neyse; tam bunları yazarken, aklıma bir Bektaşi fıkrası geldi: Efendim, Bektaşi bir gün namaza gider ve namaz sonunda, Allah’a yalvarışta bulunarak, kendisine şarap vermesini ister!.. Camiden çıktıktan sonra; Bektaşi’nin yanında olan ve Bektaşi’nin yalvarışlarını duyan kişi Bektaşi’nin yanına gelerek: “Bre zındık! Sen utanmaz mısın ki; Allah’tan şarap istersin!?” Bektaşi gayet rahat bir şekilde şunu söyler: “Herkes Allah’tan kendisinde olmayanı ister. Sen, sende olmayan imanı istedin, ben de; bende olmayan şarabı istedim!. Bunun neresi ayıp!..”
Evet, sözü toparlarsak; ABD tüm dünyada baskıcı bir yöntem uygulayarak, neredeyse tüm olumsuzlukların nedeni oluyor. Şimdi; bu günlerde ülkemizde ‘Kanal İstanbul’ konuşuluyor. Eğer bu işi biraz derinlemesine araştırır ve kurcalarsak, altından tıpkı Çapanoğulları gibi ABD çıkıyor.!.

Firma Rehberi
Whatsapp
google_160x600