KENEVİRİ BİLMEK VE TANIMAK

13 08 2020
420 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. Nedim Koşum, Prof. Dr. Emre İlker ve Doç. Dr. Sıdıka Ekren ile kenevir ekimi ve işlevleri konusunda uzun uzun konuştuk. Daha sonraki ziyaretimizde İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir’i ‘Ege’nin kenevir merkezi yapacaklarını’ söyledi.

Bu arada okurlarımıza yararlı olur düşüncesiyle Nevzat Kosifoğlu ile yaptığımız konuşmayı aktarıyoruz.

Kenevir Enstitüsü Ar-Ge kadrosundan Nevzat Kosifoğlu kenevir üretiminden kullanımına kadarki sorularımıza “Dikkatli davranmak zorundayız” dedi. Şöyle devam etti: “Türkiye’yi kurtaracak olan tıbbi, nebati, sanayi kenevirinin gündeme getirme görevimiz, aynı zamanda sosyal sorumluluğumuz olarak da kabul ediyoruz. Ben kişisel olarak durumdan vazife çıkardım. Yıllar sonra bize ‘Atalarımız ne yapmış’ diye sorarlarsa, biz en azından kenevirin önemini gündeme getirmiş olduk. Kenevir kimyası, dünya kurulduğundan beri bilinmektedir. İlaç ve gıdanın yanında her türlü sınai imalatlarda kullanılmakta idi. Bilinmeyen bir şeyle uğraşmıyoruz, unutulan ve bilinen şeyleri gündeme getiriyoruz, hatırlatıyoruz. Bu arada, kamuoyunun pek bilmediği bir teşekkürümüzü Sayın Cumhurbaşkanımıza iletmeliyiz.”

- Hocam, nedir bu?

- Başakşehir’de biliyorsunuz, ‘Başakşehir  Şehir Hastanesi’ (Çam Sakura)... Japonların finanse ettiği altı yıllık bir hastane, dünyada örneği yok desek yeridir. Amerikan’ın Mayo kliniği ile yarış yapabilecek bir altyapıya sahip. Bilim insanlarının da yavaş yavaş toparlandığı, dünya sağlık merkezi olabilecek, sağlık turizmine büyük katkı sağlayacak bir projedir. Bunun hayata geçirilmesi, hem bilimsel olarak finansal olarak Türkiye’ye büyük katkılar sağlayacaktır. En modern cihazlarla kurulmuştur. Bizler de kenevirin sağlıktaki etkileri konusunda çalışıyoruz.


ÜÇ İSİM NASIL BARIŞTIRILIR?

CHP Genel Merkezi’nin 12. katı, biliyorsunuz ‘genel başkanlık’ katı... Oraya özel manyetik bir kartla çıkabilirsiniz. Ancak manyetik kart ile girmeniz genel başkanla görüşeceğiniz anlamına gelmiyor!

Mekanik bir kontrol daha var! Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel kalemi Derya Gödek’tir bu. Kontrolden geçemezseniz geriye dönersiniz, sıfatınızın ve parti içi konumunuzun hiçbir önemi yoktur. Bu konuda milletvekillerinden, genel merkeze giden bazı iş insanlarından ve STK temsilcilerinden birçok şikâyet alıyoruz.

Basına da yansıdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’u baypas ederek belediye başkanları ile direkt ilişkiye geçmesi, Seyit Torun’u istifa noktasına getirmişti! Kılıçdaroğlu, “Seyit, git işine bak” demişti sonunda.

Bize serzenişte bulunanlar adeta Deniz Baykal’la ilgili bir benzetmeyi gündeme getirmişlerdi. Sekreter her zaman güçlüdür ve tek yönlendiricidir! Derya Hanım da böyledir. Gödek de geçmişte DSP’de rahmetli Ecevit döneminde sekreter olarak çalışmış, fakat rahmetli Rahşan Ecevit bu hanımın bazı olumsuz hareketlerinden dolayı, sekreterlikten alıp santral görevlisi olarak atamış, yine kısa bir süre sonra da açıkçası kovmuş... Anlatılan bu. Bu göreve gelmesinde şu an tartışmalı isim olan Rasim Bölücek’in büyük katkısı olduğu biliniyor!

Genel sekreterliğe seçilen Selin Sayek Böke. Bir insanın hem muhalif ekipte, hem de genel merkezin yanında aynı anda olması bir başarı mıdır? Milletvekili listesinde yer almak da bir başarıdır. Muamma demek zordur. Ama bu durumu çözmek de zordur.

Aylin Nazlıaka, Canan Kaftancıoğlu ve Fatma Köse bu parti için emek gösteren isimlerdir. Kimsenin arkasından bir çıkar sağlamadıkları açıktır. Siyasette hafif dirsek atmalar da olur. Onun için, genel başkan üç ismi sahneye çıkarıp kızgınlıklarını ortadan kaldırmalıdır.

Yalçın Bayer’in Hürriyet’teki köşesinden

Whatsapp
google_160x600