İSTANBUL SÖZLEŞMESİ DERHAL İPTAL EDİLSİN

Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanlığı, İstanbul Sözleşmesi’nin derhal iptal edilmesi için basın açıklaması düzenledi.
12.07.2019
405 kez okundu

Saadet Partisi Çorlu İlçe Başkanlığı, Cuma Namazı çıkışı Çorlu Belediyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını okuyan Murat Vakitçi, yaptığı açıklamada “Rahmetli liderimiz 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmeddin Erbakan, bundan tam 50 yıl önce Milli Görüş hareketini  “Önce ahlak ve maneviyat”  temel taşının üzerine inşa etmiştir. Bir milletin temel yapı taşı ailedir ve ailenin kodlarıyla oynarsanız toplum çöker. Ahlak dışı yaşamlar ve tercihler özgürlük adı altında masum bir hareketmiş gibi göstermek suretiyle neslimiz ifsada sürüklenmektedir. Hepimizin malumudur. Geçtiğimiz günlerde ahlaksız bir yürüyüş düzenlendi. LBGT yani Gay, Lezbiyen, Biseksüel, Trasseksüel vs. gruplar bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yürüdüler.  Bu yürüyüşe kimileri “Onur Yürüyüşü” dedi.  Bin yıl İslam’a hizmet etmiş ve Allah’ın izniyle kıyamete kadar da İslam’a hizmet edecek olan bu aziz milletimizin asil evlatlarını bu sapkın zihniyetin insafına bırakmayacağız. Kimilerinin de bu yürüyüşü masum renk cümbüşü gibi gösterme çabası malumumuzdur. Milletimizin değerleriyle oynamasına izin veremeyiz. Onur yürüyüşü arayan 10 bin kişilik Ashabıyla Medine’den Mekke’ye 450 km yürüyen iki cihan güneşi Hz. Muhammed (sav)’e baksın. Peygamberin müjdesine mazhar olmak için 95 yaşında Medine’den İstanbul surlarının dibine kadar İslam ordusuyla yürüyen Eba Eyyup Elensar’iye baksın. 50 bin kişilik ordusuyla Anadolu’nun kapıların açan Alparslan’a baksın. Onur yürüyüşü arayan Konstantiniye’yi İstanbul yapan, çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet Han’ın yürüyüşüne baksın. Viyana kapılarına dayanan Kanuni Sultan Süleyman’a baksın. Onur yürüyüşü arayan, Yemen’e Sarıkamış’a Çanakkale’ye yürüyen 15 yaşındaki kahramanlara baksın. 250 kiloluk mermiyi bir çırpıda Ya Allah diyerek namluya süren Seyit Onbaşı’ya baksın. Kıbrıs Savaşı’nda bir nefeste Allahuekber dağlarının tepesine tankı çıkaran Mehmetçiğimize baksın. Onur yürüyüşü arayan 15 Temmuz’da tuzak kuranların tuzaklarını çıplak elleriyle tepelerine çarpan Ömer Halis Demir’e, şu aziz millete baksın. Omurgasızlık ve onursuzlukla, temel esaslarımız ve geleneklerimizi bertaraf ederek toplumumuzu ifsada ve yok etmeye yönelik yapılan her türlü saldırıyı yok edecek iman ve imkana sahibiz hamdolsun. Ama burada hepimize büyük görevler düşüyor. Bütün bunlar bir sonuçtur. Bunun sebepleri vardır. Maalesef TV ekranlarından ve internetten ahlaksızlık akıyor. Diziler, programlar, reklamlar ahlakı tüketmeye yönelik yayınlar içerisindeler. Buradan trükü göreve çağırıyoruz. Bu yayınlara derhal müdahale edilsin. Milletimizin akıl, ruh ve beden sağlığımı tehdit eden bu yayınlar durdurulsun. Halkımızdan ricamız. Bu yayınları izlemeyin, izlettirmeyin ve RTÜK’e şikayet edin.”dedi.

MASUM KELİMELERLE BU ÇİRKEFLİĞİN ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ

Vakitçi, açıklamasının sonunda “Bu sonucun esas temeli ise yasalardır. 2005 yılında başlayan bu LBGT yürüyüşünün kanunlarla korunmasına karşıyız. Eylül 2004’te meclisten geçen 2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile zina suç olmaktan çıkarıldı. 11 Mayıs 2011 tarihin İstanbul’da imzaya açılan mevcut hükümetin imzaladığı, TBMM tarafından 14 Mart 2012’de AKP, CHP, MHP, HDP oybirliğiyle kabul edilen ve 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren ‘İstanbul Sözleşmesi’ ile bu gayri ahlaki akımların dernekleşmesi ve görünür hale gelmesinin önü açıldı. Olayları iyi irdelemek lazım hem yasayı çıkarıp hem de olaydan bihaber gibi tepki göstermek akla ziyandır. Lakin zararın neresinden dönülse kardır.  İstanbul Sözleşmesi derhal iptal edilsin. Bu akımların dernek, TV, yayın organları ve sosyal ağlar üzerinden yaptıkları tahribatın önü kesilsin. Unutmayın bir milletin asıl gücü tankı topu tüfeği değil, imanlı ve inançlı evlatlarıdır. Neslimizi ifsada sürükleyen gayri ahlaki akımların önüne geçmek, engellemek, devletin temel görevidir. Sevgi, saygı, özgürlük, çiçek, böcek gibi masum kelimelerle bu çirkefliğin üstü örtülemez.”dedi.

Tutku AKBAŞ