İSTANBUL SEÇİMLERİ

13.06.2019
347 kez okundu
aydinliddo@gmail.com

İstanbul BŞB Başkanlığı seçimi çoğu kesimlerin belirttiği gibi artık bir yerel seçim olmaktan çıkıp, Türkiye’de bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Gereksiz ve haksız bir seçimdir. YSK marifeti ile Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı seçim 18 gün sonra mazbatası elinden alınarak hakkı gasp edilmiştir. YSK 250 sayfalık gerekçeli kararında kayda değer gerekçe bulamamış, bulduğu gerekçeyi de yine kendisi çürütmüştür. 23 Haziran seçimlerinin hukuken, vicdanen, insanen hiçbir açıklaması yoktur.
23 Haziran seçimlerine doğru toplumsal vicdan ayağa kalkmış, AKP bırakın kendi dışındaki siyasi güçleri, kendi tabanındaki, akıl, vicdan, etik değerler sahibi şartlanmamış, hatta mütedeyyin pek çok insana söz dinletememektedir. Ülkede tahmin edilenlerin çok üstünde bir İmamoğlu rüzgarı esmekte, hatta fırtınaya dönüşmektedir. Cumhur İttifakı İmamoğlu’nun kesin kazanacağının ayak seslerini duymaya başladı. Bu nedenle Partili Cumhurbaşkanı Sayın R.T. Erdoğan İstanbulu’un 39 ilçesinde yapacağı mitingleri iptal ediyor. Sayın Bahçeli ise İstanbul’a sermeyi tasarladığı mitili sermeden geri topladı.
Bunun anlamı seçim kaybedilirse kaybeden partili Cumhurbaşkanı değil, Sayın Binali Yıldırım olacak. Devamında şu an ön saflarda duran İçişleri bakanı Sayın Süleyman Soylu olacak. Böylece büyük gücün itibarı sarsılmayacak gibi akıl oyunları. Anlaşılıyor ki İstanbul seçimlerini kazanmak için her yol mübah. İmralı, Diyarbakır turları, Samsun çıkarmaları da yaraya merhem olmayacak. İktidar bütün toplum kesimleri karşısında güvenilirliğini, samimiyetini kaybetmiştir. Her yerden eli boş dönüyor. İktidar aynı nehirde ve aynı suda ikinci defa yıkanmaya çalışıyor. Filozof Heraklitos’un deyimi ile “Aynı nehirde ikinci defa yıkanamazsınız” bilimsel doğrudur.
İktidar mensupları, siz İmamoğlu’nun kazandığı seçimi YSK marifeti ile gaspettiniz. İstanbul BŞB başkanlığı seçimini almak istiyorsunuz. Fakat daha önce bu şehre “ihanet” ettiğinizi söylemiştiniz. İhanet ettiğiniz şehre adaysınız. Kimle? Sayın Binali Yıldırım’la, Binali Yıldırım kim? Daha önce İzmir BŞB başkanlığına aday olmuş, İzmirli o makama layık görmemiş. Yalnız yüzde 49,5 oyla başbakan seçilen Sayın Davutoğlu’nun elinden başbakanlık alınarak, Sayın Yıldırım’a altın tepside sunulmuştur. Tek özelliği ‘düşük profilli olması’dır. Biat etmesidir. Düşük profilli ve İzmir’in başkan yapmadığı kişi İstanbul’a, başkan olur mu?
Daha önce İstanbul’un seçilmiş BŞB Başkanı Sayın Kadir Topbaş’tı, neden görevi elinden alındı? Günü dolmadan. Halk bunu sorgulamayacak mı? Suçu varsa cezası nerede? Yoksa neden aldınız görevden?
İstanbul seçimleri için bugün en ön saflarda çalışan sayın Süleyman Soylu’nun Demokrat Parti Başkanı iken söylediklerine kulak verelim. “Yaklaşık 4 yıldır 5 yıldır nereye köprü yapacakları belli ama bekliyorlar. Mesele İstanbul'un trafik sıkışıklığını çözmek değil rantı kapmak, arazileri toplamak, kendi ceplerini doldurmak. Buna birilerinin dur demesi lazım. Buna kim dur diyecek?... İdaresiyle birlikte AKP'yi AKP'nin bir problem alanı olarak ortaya çıkmaktadır. Belediyelerdeki kayırmacılıklarını, yandaş kollamalarını, yolsuzluklarını ve kendi çekirdek kadrolarıyla ortaya koymuş oldukları ilişki ağlarını her birimiz biliyoruz... AKP Türkiye'yi getirip bir bombanın üzerine oturtmuştur. Değerli arkadaşlarım bu bomba patlayacaktır. Ve bu bombadan Türk milleti zarar görecektir. Bu milletin inançları zarar görecektir, bu milletin ekmeği zarar görecektir...Türkiye AKP'yi taşıyamıyor, AKP de Türkiye'yi taşıyamıyor. AKP şımardıkça şımarmıştır. Milletin kendilerine verdiği desteğin sonsuz bir destek olduğunu zannetmektedirler. Ve Türkiye’yi gerdikçe germektedirler...Biraz önce de söyledim bir bombanın üzerinde oturuyoruz ve bu bombanın pimi de ne yaptığını bilmeyen iktidarın yani hükümet partisinin elinde.”
Bizde aynen Sayın Süleyman Soylu gibi düşünüyoruz. Herkesi sözünün arkasında durmaya davet ediyoruz.