İKTİDAR TARAFINA GEÇMEK

18 01 2020
112 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

Yüz kadar belediye başkanı, partilerinden istifa ederek AKP’ye geçecekmiş. Bulardan ilk beşine yeni rozetlerini taktılar bile. Ne kadar talihsiz bir zamanlama. Tam da AKP’nin sonu görünmüşken.
İktidar ne yapsın? Ayakta kalabilmek için her yola başvuracak. Kimi belediye başkanlarını görevden alarak yerlerine kayyım atayacak, kimini çeşitli vaatlerle partisinden istifa ettirerek kendi partisine kaydedecek. Muhalif belediyelerin kaynaklarını keserek onları çalıştırmayacak.
Siyasi hayatımızda ilk kez karşılaşılan bir şey değil. Sayıları az değildir: İktidar mensupları için ağza alınmaz hücumları yapan bazıları, bir sabah bakmışsın ki iktidar partisine geçmiş.
Bunun siyasi ahlakla en ufak bil ilgisi yok. Siyaseti halk için değil, kendi çıkarı için yaptıkları gün gibi açık.
Siyaset kurumu bunların yüzünden her gün ağır yaralar alıyor, halk kitlelerin gözünde gitgide itibar kaybediyor. Bir de tek tek değil, parti olarak, bulundukları konumu terk edip hükümetin yanına kapağı atanlar var.
BUNU DA GÖRMEK VARMIŞ!
Televizyon ekranlarında ibretle görüyoruz ki, uzun süredir hükümete en ağır hücumları yapan ve tek devrimci partinin kendileri olduğunu söyleyenlerin sözcüleri, hükümetin yanında saf tutmuş. Sağda üç, solda üç tartışmacı… Sağdakiler, AKP, MHP sözcüleri. Yanlarında yeni peyda olmuş biri daha var. “Biz üçümüz aynı cephedeyiz. Bizi birbirimizden ayıramazsınız” diyor. Öbür sırada oturanlara hükümetin diliyle yanıtlar yetiştirmeye çalışıyor. Demokrasiyi savunan Millet Cephesi`ni oluşturanları Amerika’nın projesi, terör destekçisi olarak suçluyor.
İzleyiciler şaşkınlık içinde. Onların 50 yıllık muhalif lideri için “Ne yapmak istiyor bu adam?” diye birbirlerine soruyorlar. Geçmişte ondan hoşlanan da vardı, hoşlanmayan da. Sözlerine kulak kabartanlar bulunurdu. Şimdi hepsi hayretler içinde. Bütün bir sol ve demokratlarla köprüleri atmış olan bu hareketin bundan sonra nereye evrileceği merak ediyor. Olur da politikada bu kadar zikzaklar olur mu?
Bu uzun yolda ara duraklar da var ama özetle belirtmek gerekirse proletarya diktatörlüğünden Atatürkçülüğe, ortada da mekân tutamayıp Tayyip Erdoğan’ın yanına! Türkiye’nin şimdiye kadar gördüğü en gerici, en şoven ve savaşçı, kamu kaynaklarını talan eden, saltanat sevdalısı bir iktidarın yanına onları hangi rüzgâr atmış olabilir?
Bazıları bunu, her dönemde ilgiyi üzerinde toplamak isteyen bir maceracılık olarak yorumluyor ki haklı olabilirler. Bir arkadaş, dünya siyaset tarihinde bunun birçok örneği olduğunu söylüyor. Benim aklıma da İtalya ve Alman tarihinden örnekler geliyor. Azılı milliyetçilik, azınlıklara düşmanlık ve savaş sevdası konusundaki üsluplar benzerlik gösteriyor.
Partinin içi giderek boşalıyor. Eski taraftar ve üyelerin çoğu eylemsiz hale gelmiş. Bir kısmı resmen istifa etmiş. Ne gazetesine ne televizyonuna adam dayanıyor!
Ne gam, parti artık eski kitlelerinden ve devrimci demokrat çevrelerden oy alma umudunu çoktan kaybetmiş. Şimdi, ortağı olduğu iktidara bel bağlamış. Umudu artık sağ-milliyetçi-rantiyeci kesimde.
Demek bunları da görmek varmış!
Zeki Sarıhan


ÖLÜM SAÇAN ANESTEZİ İLACI MECLİS GÜNDEMİNDE
Isparta Şehir Hastanesi`nde endoskopi yapılan 8 hastadan 1`inin `dormofol` adlı anestezi ilacı nedeniyle yaşamını yitirdiği, 1`inin de yoğun bakımda olduğu haberlerinin ardından Sağlık Bakanlığı’nın 81 il sağlık müdürlüğüne gönderdiği `çok acele` damgalı yazıyla ilacın kullanımını durdurması, Meclis gündemine taşındı. CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya “Sorumlular kim; açıklama yapacak mısınız?” diye sordu.
Konu ile ilgili önerge hazırlayan Emir, bu ilacın kullanımı sonrasında kaç kişinin hayatını kaybettiğini, kaç kişinin de tedavi altına alındığını Bakanlığın açıklamasını istedi. “Hiçbir vatandaşımızın hayatı ihtimaller zincirine kurban edilmemeli” diyen CHP’li Emir, aynı ilaçla ilgili Bakanlığın geçtiğimiz aylarda sağlık kuruluşlarına bildirimde bulunduğunu ama buna rağmen ilacın toplatılmayıp kullanılmaya devam edildiği iddialarının kendisine ulaştığını ifade etti.
Bakanlık yetkililerinin bir an önce inceleme başlatması gerektiğini, bu ilacın ne kadar zamandır ve kaç hastada kullanıldığına yönelik detaylı bir analiz ve açıklama yapması gerektiğini ifade eden CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Bu ciddi bir sağlık yönetimi zafiyetidir. Sorumlular derhal ortaya çıkarılmalıdır” dedi.

Firma Rehberi
Whatsapp
google_160x600