HUKUKSUZ TOPLUM, İLKEL TOPLUM

20 10 2020
1839 kez okundu
aydinliddo@gmail.com

Geçtiğimiz haftanın en önemli konusu Enis Berberoğlu için Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara uymayan alt mahkemenin kararı güncelliğini koruyor. Olay sistem tartışmasına dönüştü ve bir Anayasa Mahkemesi üyesinin attığı tweet’le de yörüngesinden saptırılmak istendi.

Olayı sadece siyasi boyutu ile ele almak bizi yanıltır. Sosyal ve ekonomik göstergeleri de alt-üst edecek boyutta, tüm toplum kesimlerini içine alacak ciddi bir konudur. Gelişmelere bakınca sanki ülke de sadece, işçilerin, emekçilerin, aydın demokrat insanların canı yanmış gibi bir devinim var.

Bu olay ülkenin sosyal, siyasal, ekonomik normlarına yeni bir boyut getiriyor. İnsanlığın yüzyıllarca süreçte elde ettiği uygarlık, hukuklu ve yasalı, anayasalı yaşam biçimine darbe indiriyor. İktidarın siyasal islamcı istekleri yönünde, hiç bir şeyi tanımayacagını ifade ediyor.

İktidar, ışıklar ve tweet polemiği ile toplumu “Cambaza bak cambaza” mantığı ile oyalıyor.

İktidar, zaten ekonomik göstergeleri düşmüş ülkemize, bir de hukuksuzluk ilavesi ile tam bir çıkmaza sürüklüyor. Günümüz de kimse hukuksuz ülkeye güven duymaz, yatırım yapmaz, yapayalnız kalırız. Sonuç olarak da zaten oradayız, ancak iktidarın gözü kararmış, siyasi çıkarları uğruna hukuk, yasa, anayasa hak getire, ‘dere tepe dümdüz’ gidiyor.

O halde soruyoruz bu ülkede, bunca olumsuzluktan etkilenen, bu ülkenin sadece aydınları, demokratları, yurtseverleri, işçileri demokrası güçleri midir? Sadece onların mı canı yanıyor? Etinden et koparılmışcasına bağırıyor. Ulusal gelirden en çok pay alan sermaye çevreleri nere de?

Hukuksuzluğun meşru olduğu ülke de, gelişmiş ekonomi olabilir mi? Enkaz olur, enkazdan en çok kaybedecekler ekonomiyi elinde tutan sermaye çevreleridir. Dar gelirli yoksulun zaten kaybedecek birşeyi yok. Ülkenin kaymağını ayrıcalıklı beşli çete yemektedir. Diğer sermaye çevreleri, beşli çeteden arta kalan “Ucundan azıcık bana da, ya da onların, elinin artığı, ne kalırsa, suyunun suyu bende pay alıyım” düşlemesi ile ülkenin uçuruma sürüklenmesine sessiz kalmakta ve ses çıkarmamaktalar. “Deveyi yardan atan bir tutam ot” örneği.

TÜSİAD, TOBB gibi kuruluşlardan hiç bir çıkış duymuyoruz. Hatta KOBİ’lerden de.  İyi bilelim ki anayasal sisteme, hukuka uyulmazsa, ne ekonomik önlemi alırsanız alın, ekonomiyi iyleştirme, istikrar sağlama gibi bir durumun olamıyacağını bilmek için ekonomist olmaya gerek yok.

Gördüğümüz kadarıyla, üst mahkemenin kararları alt mahkemeler tarafından tanınmazken, adalet sistemimizde bu ikilemi görmüyor.

Ayrıcalıklı beşli çetenin kağnısı her koşulda ‘dağları aşar’, geri de kalanların kağnısı ise göreceğiz ki ‘düz ova da şaşar’ hukuksuz toplum, ilkel toplumdur. Mustafa Kemal aydınlığından nasibini almış bir ülkeye, ilkelliğin ‘deli gömleğini’ giydirmek dar gelecektir.

                                                                                                                 

Whatsapp
google_160x600