Hibakuşa-Trakuşa

11.10.2017
124 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

1945 yılı 6 Ağustos günü Japonya’nın teslim olmasını isteyen Amerika Hiroşima’ya attığı atom bombasıyla binlerce kişinin ölmesine neden oldu. Bombanın atılmasından 3 gün sonra Nagazaki’ye ikinci bombayı attı. Atılan 2 bombayla binlerce insan öldü.
Patlamadan sonra sağ kalanlara ‘Hibakuşa’ deniyor. Yıllarca tedavi gören ve bugün yaşları 80 üzerinde yaşayan Hibakuşalar var. Yaşadıkları felaketi genç kuşaklara aktarmak için dünyayı dolaşıyorlar.
Trakya topraklarına atılan bomba olmasa da, bomba etkisi yaratan yanlış planlarla veya doğru planların yanlış uygulanması ile Hibakuşa olmasak ta, Trakuşa olmaya adım adım yaklaşıyoruz.
Yaklaşık yarım asır önce Trakya’nın su kaynakları üzerinde yapılaşmaya başlayan kirli sanayi ile Ergeneyi yok ettik..
İstanbul’un meşhur İkitelli OSB’si, çiftetellisi ile meşhur Trakya’ya geliyor.
Yarım asır önce Çerkezköy-Çorlu bölgesine OSB çiftetelli ile gelmişti. Çünkü gelen sanayi aş/iş getirecekti. Aş/iş çiftetelli derken Ergene öldü.
Ergene’nin Istrancalardan doğduğu gibi nehirler dağlardan doğar, ovalardan geçer, bereket saçar denizlere dökülür. Geçtiği yerlere taşıdığı su ile hayat verir. Ancak Trakya’nın tek akarsuyu (akarsıvı) Ergene’den doğduğu dağlarda şimdilik suyu içilirken, sanayi ile buluştuktan sonra su değil, sıvı akıyor. Geçtiği ovalara bereket değil ölüm saçıyor.
Ergene ölünce, bir şafak vakti Ergene Havzası koruma/kurtarma eylem planı yapıldı. Yapılan plan Ergene’yi Marmara Denizi’ne deşarj etmek. Kirletildikten sonra temizlemeye uğraşacağımıza, keşke baştan kirletmeseydik. Ergene temiz aksaydı, nehirde canlı hayat ve balıkçılık devam ederdi. İthal dondurulmuş balık yerine Ergene’den balık yer, ürettiğimiz, pirinç, ayçiçeği vb. ürünleri ithal etmez, ne yediğimizi bilirdik.
ISTRANCALAR YOK OLACAK
Yapılan yanlış planlarla gelen kirli sanayi yetmezmiş gibi, çimdi de  Çerkezköy Kapaklı bölgesinde 10 bin hektarlık (100 bin dekar/dönüm) bir alanda yine binlerce fabrika kurulacak. Yarım asır önce sanayi gelirken aş/iş demişlerdi. Önce Ergene’nin dereleri ve kolları gitti. Sonra Ergene ve çevresindeki canlı yaşam yok oldu. Şimdi Ergene için kurtarma ve koruma eylem planları yapılıyor. Ergene’den sonra can çekişen Marmara da ölecek. Bu kadar sanayiyi dar bir alana, ülke topraklarının sadece yüzde 3’lük bir bölgesine toplamak kalan doğal varlıkları da kaybetmek demek olacaktır.
Bu kadar sanayi için enerji kaynaklarına ihtiyaç var. Nereden ve nasıl karşılanacak? Avrupa’nın en önemli doğa alanlarından biri olan Istrancalara RES (rüzgar enerji santralı), Marmara kıyılarına termik santral, Karadeniz kıyısına nükleer, DGÇS (Doğal Gaz Çevrim Santralı) ise her yere..
Tüm bunları yapmak için ormanlara taş, kil, tras, kalker vb. ocaklar açılacak, İstanbul ve ülkenin nefes borusu Istrancalar yok olacak. Ondan sonra yine bir şafak vakti veya akşam üzeri, kurtarma planları yapıp fidan dikme seferberliği ilan edilir, fidan dikilen sahanın önüne de “bereket ormanı” tabelası dikilir. Keşke tabela dikmek kadar kolay olsa.
Sonuç… Trakya toprakları kazan dairesi, Marmara Denizi sanayi fosseptiği..
Ayder yaylası kirletildi, rezil edildi. Uzungöl betona boğuldu. Şimdi nasıl kurtarılacağı tartışılıyor. Ergene kirletildi öldürüldü temizlemek için milyar liralar harcıyoruz. Korumak için hiçbir maliyete gerek yokken, kirletip yok ettikten sonra kurtarmak için çok büyük bedeller ödüyoruz. Istrancaların ormanlarını, longozunu, denizini, İğneada’sını, Kıyıköyü’nü de katlettikten sonra, kurtarmak içinde yeniden bedeller ödenmemeli.
Japonya’da Atom bombası etkisi ile ortaya çıkan Hibakuşalar, Trakya topraklarında kirletilen hava-toprak-su sonucunda  Trakuşalar olur. Sağ kalanlar gelecek nesillere, plansız sanayileşme öncesinde Ergene’de yüzdüklerini, balık tuttuklarını ve sonrasında canlı yaşamın nasıl yok olduğunu anlatırlar.
Göksal ÇİDEM-KIRKLARELİ


Ziraat Mühendislerinden Ahmet Eşref Fakıbaba’ya…

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının son alımında 2058 personel alındı ve tarıma doğrudan etki yapabilecek olan ve ayrı ayrı 21 branşı olan Ziraat Mühendislerine 874 atama sayısı verildi. Peki Ziraat Mühendisleri neden 21 branştan oluşuyor hiç düşündük mü?
21 branşı tek branş olarak görmeyi sadece bizim bakanlık yapıyor. Madem tek tip atama yapıyor, bu branşların bölümleri niye farklı? Toprak bilimi ve bitki besleme, zootekni, bitki koruma diye niye ayırmışlar? Şu anda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında 6 bin üzeri Ziraat Mühendisi açığı bulunmaktadır. 40 bin Ziraat Mühendisinin işsiz yada kendi mesleği dışında işler yapıldığı bilinmektedir. Bu açığın kapatılmasını istemek en doğal hakkımızdır.
Talebimiz: Ziraat Mühendislerine 2 bin 600 atama…