HASANOĞLAN ÜNİVERSİTESİ KURULSUN

17.04.2019
153 kez okundu
kiyikose@devrimgazetesi.com.tr

CHP Ankara Milletvekili Ecz. Gamze Taşcıer, eğitim seferberliğinin simgesi olan ve Ankara’nın Elmadağ ilçesinde bulunan Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün olduğu yerleşkeye üniversite kurulması için Meclis Başkanlığına kanun teklifi verdi.
Taşcıer, Köy Enstitülerinin 79. Yıldönümünde Cumhuriyet tarihinde eğitim seferberliğinin simgesi olmuş Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nü örnek almak gerekliliğini vurgulayarak şunları ifade etti: “Ülkede yaşanan tüm sorunların temelinde eğitim sorunu olduğunu vurgulamak gerek. Kanun teklifini hazırlarken de değindiğim şey eğitimde gün geçtikçe gerilememizdir. Eğitimdeki eksikliklerimiz düşünüldüğünde, Köy Enstitülerini ve özellikle Türkiye’nin başkenti Ankara’nın 35 km ötesinde bulunan ve Cumhuriyet tarihinde eğitim seferberliğinin simgesi olmuş Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nü örnek almak gerekliliği ortadadır.”
‘BİR EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLASIN’
Günümüzde yaşanan ekonomik sorunların da temelinde eğitimdeki eksiklikler olduğunu vurgulayan Taşcıer, “Bugün yaşadığımız ekonomik sorunların temelinde de eğitim olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel’in başlattığı seferberliği ve köylerde yurttaşlarımızın donatıldığı eğitim sayesinde ürettiklerini hatırlayın. Tarımdan sağlığa, spordan sanata her türlü eğitim dalında yetiştirilmiş bireyler. Kendi kendine yeten ve geleceğe ışık saçan bireyler yetişiyordu o zamanlar. Bu gün geldiğimiz duruma bakınca insanın içi acıyor. Patatesi ithal eden bir ülke olduk. İşte bütün bunların temelinde eğitimdeki sorunlar yatıyor. Bir eğitim seferberliği başlasın, başlangıç yeri de başkentimizin sadece 35 km uzağında, Köy Enstitülerinin simgesi Hasanoğlan olsun” dedi. 
FİNLANDİYA 79 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE
Eğitim alanında OECD ülkeleri ile ülkemizi karşılaştıran Taşcıer; “OECD sonuçlarının hiç de iç açıcı olmadığı maalesef ortada. Örneğin Türkiye'de 2017 yılında 25-34 yaş aralığında olup, lise eğitim düzeyinin altında kalanların oranı yüzde 44 olarak ifade edilmektedir. Bu oran, yüzde 15 olan OECD ortalamasının yaklaşık 3 katıdır. Tablo böyle olunca bir seferberlikten söz etmek abartı olmayacaktır. Bugün dünyanın refah düzeyi yüksek olan ülkeleri arasında olan Finlandiya’ya baktığımızda, eğitim alanında Türkiye’nin bundan 79 yıl önceki sisteminin günümüz teknolojisine uyarlanmış halini uyguladıklarını görüyoruz. Bu anlamda atılacak adımların başında Hasanoğlan’a Köy Enstitülerini örnek alacak bir üniversite kurmak anlamlı olacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


HALKIN İRADESİYLE UĞRAŞACAĞINIZA SORUNLARI ÇÖZÜN
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, işsizlik oranı ve tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan rekor artışların üretici ve yurttaşların yaşadığı büyük acıyı gösterdiğini belirtti. 3 Kasım 2002'den bu yana iktidarda olanlara seslenen Barut, "Seçim sandıklarında halkın ortaya koyduğu iradesiyle uğraşmak yerine ekonomik krizi ve bu can yakan sorunları çözün" dedi.
İŞSİZLİK VE ÜRETİM MALİYETLERİ ÇOK ARTTI
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verileri değerlendiren Ayhan Barut, şunları kaydetti: "TÜİK Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE), 2019 yılı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.75, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 13.20, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27.33 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16.04 arttı. Yani tarımsal üretim maliyetlerindeki artış yüzde 27'yi aştı. Yine TÜİK verilerine göre, işsizlik oranı ocak ayında yüzde 14.7 olarak gerçekleşti. Aralık ayında işsizlik yüzde 13.5 düzeyindeydi. İşsizlik oranı geçen yıla göre 3.9 puanlık artış kaydetti. İşsizlik oranı ocak ayında Mart 2009'dan beri en yüksek düzeyi görmüş oldu." 
ÜRETİM ODAKLI EKONOMİ MODELİ İSTEDİ
Türkiye'nin çok uzun süredir derin bir ekonomik kriz yaşadığını vurgulayan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, şöyle konuştu: "İnsanların iş kapılarını kapatanlar, açlıkla terbiye etmeye çalışanlar, tarım ve üreticinin sorunlarını çözmeyenler, hala İstanbul'da halkın sandığa yansıyan iradesini yok sayıyor. Güzel ülkemiz bunları hak etmiyor. 3 Kasım 2002'den bu yana ülkeyi yönetenler işi gücü bırakmış, sorunları çözmek yerine İstanbul Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'na mazbatanın verilmemesi için uğraşıyor. Bugün yaşanan bu kara tablonun sorumlusu belirsizlikte ısrar edip sorunları çözmeyenlerdir. İşsizliğin de, yoksulluğun da, tarımdan sanayiye her alanda üretim maliyetlerinin artmasının da nedeni 'üretim' odaklı politikalardan vazgeçilmesidir. Siyasi iktidar mensuplarının artık halkın iradesiyle uğraşmak yerine ekonomiye ve sorunları çözmeye odaklanmasını istiyoruz. Biz inanıyoruz ki onca yokluk ve yoksulluğa karşın hep birlikte ulusal kurtuluş mücadelesiyle ayağa kalkan ülkemizde, üretim merkezli bir modele dönülürse tüm sorunlardan kurtuluruz."