GÜNAY, 19. EDİRNE GIDA, TARIM, HAYVANCILIK VE SANAYİ FUARI’NIN AÇILIŞINA KATILDI

658. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Haftası kapsamında düzenlenen ‘19. Edirne Gıda, Tarım, Hayvancılık ve Sanayi Fuarı’ kapılarını ziyaretçilere açtı. Yapılan konuşmaların ardından fuarın açılış kurdelesi Edirne Valisi Ekrem Canalp, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Recep Zıpkınkurt ve törene katılanlar tarafından kesildi.
08.07.2019
1522 kez okundu

Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezdiler. Fuara Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni temsilen katılan Tekirdağ TSO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay burada yaptığı konuşmada; “ Sizleri şahsım ve TOBB Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Buraya gelmeden hemen önce görüştüğüm Başkanımız Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun selam ve sevgilerini iletiyorum sizlere. Biliyorsunuz Başkanımız fahri bir Edirnelidir. Edirne’ye verdiği önem ve duyduğu sevgi herkesin malumudur. Edirne Kırkpınar Tarım, Hayvancılık, Gıda ve Sanayi Fuarı’nın ülkemize, bölgemize ve sektörümüze hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yıl 19.’su düzenlenen fuarımızın gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Özellikle Valimiz ve belediye başkanımız ile birlikte Edirne’de bulunan Oda ve Borsamızın fuarımızın gelişimine sağladığı katkı tartışılmaz. Bu birliktelik sayesinde Edirne Kırkpınar Tarım, Hayvancılık, Gıda ve Sanayi Fuarı ülkemizin önde gelen tarım ve hayvancılık fuarlarından biri haline geldi. 19 yıldır Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörü bu fuarı dikkatle takip ediyor. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ve Edirne Ticaret Borsası Başkanlarımız da Trakya’daki tarım sektörü temsilcilerini burada bir araya getirmek için gösterdiği çaba nedeniyle teşekkürü bir borç biliyorum

Türkiye, dünyanın 17. Avrupa’nın ise 6. büyük ekonomisi arasındadır. Bu başarıya bizi petrol ya da doğalgaz taşımadı. Girişimcilik ruhumuz bizlere bu başarıyı getirdi.  Ne kadar ürettiysek, o kadar zenginleştik. Yine ne kadar üretirsek, o kadar zenginleşeceğiz. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek için üretimden başka şansımız yok. Bu topraklarda otomobilden, beyaz eşyaya; demir-çelikten, makineye; ilaçtan, tıbbi cihaza on binlerce farklı ürün üretiliyor. İmalat sanayindeki rekabet gücümüzü 1980’den itibaren geliştirmeye başladık. 80’lerin dışa açılma hamleleri kırdan kente göçü tetikledi. Sermaye ve işgücü tarımdan sanayiye ve hizmet sektörüne kaymaya başladı. Fakat şunu hiçbir zaman unutmamak lazım. Tarım ve hayvancılık sektörü ülkemizin belirlediği ekonomik hedeflere ulaşabilmesinin iki kilit sektörü durumundadır.

Bugün Türkiye tarım ürünleri ihracatını gün geçtikçe arttıran bir ülke haline gelmiştir. 2002 yılında 4 milyar $’lık tarım ürünleri ihracatı yaparken, 2018 yılında bu rakamı 17 milyar $’a yükselttik. Sorunlarımız yok mu? Tabiki var. Üyelerimizin sorunlarını yakından takip ediyor, sorunlara çözüm bulmak adına TOBB olarak tüm gücümüzle çalışıyoruz. Ülkemiz, tarım ve hayvancılık sektörleri için fırsatları da içinde barındırmakta. Türkiye’nin etrafındaki coğrafyada 2 milyarlık bir nüfus bulunuyor.  Çevre ülkelerdeki tarım, gıda ve hayvancılık ithalatı büyüklüğü 500 milyar $.  Avantajlı iklim yapısı, geniş tarım arazileriyle Türkiye, bölgesel ticaretten payına düşeni almalıdır. Avrupa’nın en büyük tarımsal katma değerini üreten ve dünyada da 8. olan ülkemiz için tarım ve hayvancılık sektörleri vazgeçilmezdir. Bu başarı sektörün karşı karşıya olduğu tüm güçlüklere rağmen yakalanmıştır.

Tarım ve hayvancılık sektörlerindeki sorunların çözümünde; verimli üretim modeli, Ar-Ge, gelişmiş kooperatif yapısı, pazarlama ve güçlü piyasa denetimi bizler için vazgeçilmez olmalıdır. Yeni bir yaklaşımla, bu işi başarmış ülkelerdeki tarım ve hayvancılık sektörlerindeki dönüşümü yakından takip ederek sonuca ulaşabiliriz. Şu bir gerçek ki tarım ve hayvancılık sektörlerini sadece dönemsel desteklemeler ile ayakta tutmak mümkün değildir. Tarımsal desteklemelere sadece bütçeden aktarılacak pay gözüyle bakamayız. Verilen desteğin tarımdaki verimliliği nasıl etkilediğini tartışmak ana mesele olmalıdır. Tarımsal desteklerin üretimde verimliliği artırmayı hedeflemesi gerekmektedir. Daha verimli üretim, tüketicinin makul ve kaliteli ürün tüketmesi için son derece önemlidir. Ayrıca tarımsal üretimdeki verimlilik artışı başta gıda ve içecek olmak üzere pek çok sanayi sektörünü de olumlu etkileyecektir. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak konseylerimiz ve ilgili sektör meclislerimizle birlikte başta Bakanlığımız olmak üzere tüm kamu kurumlarıyla yakın çalışıyoruz. Tarımın sorunlarının çözümü için gerekli önerileri kamuya aktarıyoruz. Önümüzdeki 4 yıllık seçimsiz sürede tarım ve hayvancılık sektörü için doğru adımların atılmasını umut ediyoruz.

Tarım-Hayvancılık fuarları; müstahsilleri, tarımsal girdi ve makine üreticilerini ve gıda imalatçılarını bir araya getiren etkinliklerdir. Müşteriye ulaşmanın yanı sıra fuarlar kendini yenilemek isteyenler için de bulunmaz bir fırsattır.  Bildiğiniz gibi yurtiçi fuarları denetleme yetkisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ndedir. Ticaret Bakanlığımızdan aldığımız yetkiyle yurtiçi fuar takvimini yayınlıyor ve fuar düzenleyicisi şirketleri yetkilendiriyoruz. Sektörün doğru bir biçimde işlemesi için gerekli olan adımları atıyoruz. TOBB’dan önce fuar sektöründe düzensizlik hakimdi. Herkes her yerde fuar yapabiliyordu. Şimdi bu işlere belli standartlar getirildi. Hem fuar şirketlerini, katılımcı firmaları ve ziyaretçileri memnun eden bir yeni sisteme geçilmiş oldu. Bugün de ülkemizin çok değerli fuarlarından birinde bir aradayız. Geçen yıl 320 bin kişinin ziyaret ettiği Edirne Kırkpınar Tarım, Hayvancılık, Gıda ve Sanayi Fuarı’na bu yıl çok daha yüksek bir katılım olmasını diliyorum. Tüm katılımcılara başarılar diliyorum, saygılarımı sunuyorum.” dedi.

Ahmet Can AYDIN