DOĞA ÖNCELİK İSTER

10.01.2018
94 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Efendim, “Nostradamus ve bilim” başlıklı yazımdan sonra doğa konusuna biraz daha devam edelim. Yeryüzünde insanla birlikte yaşayan, en yabanıl ortamlardan bahçelerimize ve evlerimize kadar bütün gezegeni bizimle bölüşen milyonlarca bitki ve hayvan türünü koruma görevi insana düşer. Ama doğayı korumak yalnızca canlı varlıkları koruyup gözetmek demek değildir.
Su, toprak ve mineraller gibi bütün doğal kaynakları sakınarak kullanmak da bu görevin ayrılmaz bir parçasıdır! Çünkü; doğal kaynakların tükenip yok olması ancak böyle önlenebilir… 
Bu nedenle; üzerinde yaşadığımız bu gezegenin olanaklarından bütün canlıların daha uzun süre yararlanabilmesi için insanda derin bir sorumluluk duygusunun gelişmiş olması çok önemlidir!..
Fosil yakıtların kullanımı sırasında açığa çıkan karbondioksit direkt olarak iklim değişikliklerine yol açmaktadır. Tabi bu da; çağımızın en büyük sorunu olan küresel ısınmayı da beraberinde getirmektedir. Yenilenebilir enerji; doğanın süreklilik halindeki döngüsü sayesinde, insanlar da dahil doğada yaşayan hiçbir canlı tarafından yok edilmesi mümkün olmayan bir enerji çeşididir. 
70’li yıllarda alternatif enerji kaynakları arama çalışmalarına yönelen ülkeler geliştirdikleri teknolojiler sayesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmaya başladı.
Tabi, bu ülkelerin yaptığı Ar-Ge çalışmalarının temel hedefi ucuz ve yenilebilir enerji yaratmaktı!.
İşte; onları bu çalışmaları yapmaya ve sonuçta vardıkları,yenilenebilir enerji kaynaklarına götüren önemli etken; petrolünhızla artan fiyatı ve enerjide dışa bağımlı olmaktan kurtulma isteği oldu! 
Güneş, eğer bizler bir çözüm bulamazsak bizden sonraki nesiller için bu kadar yararlı olmayabilir. Su, eğer biz bir ‘yol açamazsak’ bir daha bu kadar hızlı ve temiz akmayabilir. Rüzgar, ‘bu denli güçlüyken’ faydalanamıyorsak, doğa bize küsebilir!..