AŞIRI KUŞKUCU, AŞIRI GÜVENSİZ: “PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU”

13.09.2018
421 kez okundu
handandemirkiran90@gmail.com

Paranoid kişilik bozukluğu olan kişiler, sürekli başkalarının kötü niyetli olduğunu düşünürler. Kuşkucudurlar ve başkalarına güvenmezler. Genellikle düşmancıl duygular taşırlar ve huzursuzluk, kızgınlık içindedirler. Bir inanca, bir düşünceye aşırı derecede bağlıdırlar ve ondan başkasını düşünemeyen bağnaz kişilerdir. Hakka ve hukuka aykırı davranışların peşindedirler ve patalojik derecede kıskançtırlar.
Bu kişiler sır vermekten çekinirler. Kendilerine yapılan davranışların gizli bir anlamı olduğunu düşünüp diş bilerler ve kin beslerler. Resmi bir tarzları vardır ve bir türlü gevşeyemezler. Ciddi bir tavırları olduğundan dolayı pek “eğlenceli” bulunmazlar. Oldukça önyargılıdırlar. Başkalarının kendilerine bağlılığından hep kuşku duyarlar, hep başkalarının güvenilir olup olmadığını sorgularlar. Oldukça mesafelidir ve başkalarına karşı sıcaklık duymazlar. Güç sahibi olmaya ve kişilerin derecelerine aşırı önem verirler. Zayıf, yetersiz, “hastalıklı” ya da eksikliği olan kişilere tepeden bakarlar, onları hor görürler.
DSM-IV tanı ölçütlerine göre paranoid kişilik bozukluğuna sahip kişiler şu özellikleri taşımaktadırlar: **Yeterli bir temele dayanmaksızın başkalarının kendisini sömürdüğünden, aldattığından ya da kendisine zarar vereceğinden kuşkulanırlar. **Dostlarının ya da iş arkadaşlarının kendisine olan bağlılığına veya güvenirliğine karşı yersiz kuşkuları vardır. **Söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağına inandıkları için sır vermek istemezler. **Sıradan sözlerden ya da davranışlardan, kendisinin aşağılandığı ya da gözdağı verildiği sonucunu çıkarır. **Sürekli kin beslerler. Onur kırıcı davranışları, haksızlıkları ya da görmezden gelinmesini bağışlamaz. **Başkalarınca anlaşılır olmayan bir biçimde, karakterine ya da saygınlığına saldırıldığı yargısına varır ve öfkeyle ya da karşı saldırı ile birden tepsi verir. **Haksız yere karısının/kocasının ya da cinsel eşinin sadakatsizliği ile ilgili sık sık kuşkulara kapılır.Bu kişilik bozukluğunu ortaya çıkaran nedenlerin genetik bir yanının olduğu düşünülmektedir. Sıklıkla çocukluk dönemine ilişkin aile sorunları vardır. Çocuklukta sömürülmeye uğranmış olabilir.
Paranoidler sürekli tetikte dururlar ve her an bir çatışmaya karşı gözdağı vermeye hazırdırlar. Sinirli, alıngan, huzursuz bir gerginlik içindedirler. En ufak bir saldırıya bile karşı koyan savunucu bir tutum içindedirler. Güvenliklerini sağlamak adına, kararlarından dönmemek için olmadık şeylere katlanırlar. Başkalarını denetim altında tutmak için yeni ve üstün birtakım güçler geliştirmeye çalışırlar. Bu bağlamda atılan en önemli adımlardan biri sevecen ve sevgi dolu yaklaşımlara karşı duyarsız kalmaktır. Başkalarının acı çekmelerine karşı serti kırıcı, katı kalpli olurlar ve duyarsız kalırlar.
Denetimlerinin kendi ellerinde olduğunu göstermenin bir diğer yolu yenilmezlik ve yılmazlık tutumları sergilemeleridir. Gururlu ve kibirli bir havaya bürünürler. Olağandışı bir yeteneklerinin olduğuna inanarak, kaderlerini kendi başlarına belirleyebileceklerini, bütün engelleri ve çatışmaları kendi başlarına aşabileceklerine inanırlar. Başkalarından gelen her türlü öneriye karşı çıkarlar. Böylece kimseye gereksinim duymadıklarını ya da kimseye bağımlı olmadıklarını göstermeye çalışırlar.
Kendi hatalarını ve zayıflıklarını kabul edemeyen paranoidler, kendi eksikliklerini ve yetersizliklerini başkalarına yükleyerek benlik saygısını korumaya çalışırlar. Onlara göre asıl aptal, kötü niyetli ve öç almak isteyen kişiler başkalarıdır. Tam tersine kendilerinin suçsuz olduğunu ve kendisinin kurban olduğunu düşünürler. Paranoidler, bağımlı olmaktan nefret ederler, çünkü onlara göre bu, zayıflığın ve aşağı olunduğunun bir göstergesidir. Gösterdikleri öfke, geçmişlerinden gelen kin duygularından kaynaklanır. Geçmişteki aşağılanmaları ve kendilerine kötü davranılmış olması, düşmanca duygular beslemelerine ve saldırgan davranışlar sergilemelerine neden olmaktadır.