ANITKABİR’DE NELER OLUYOR

Ülke olarak “tarihe saygı” konusunda ciddi sıkıntılarımız var.
23.09.2016
6854 kez okundu
hulya.mert@devrimgazetesi.com.tr

Mesela dünyanın en önemli kültürel varlıklarından olan Aspendos Antik Tiyatrosu.
Restorasyon yapıyoruz diyerek Milat’tan önce kurulmuş tiyatroya mutfak mermeri döşedik. Niyet iyi, pratiği rezalet. Bunun bir örneği de Knidos Antik Tiyatrosu’nda yaşandı.
Ama yeri geldiğinde turizm cennetiyiz.
Mesela Çanakkale Şehitliği.
Bir neslin vatan uğruna gözünü kırpmadan can verdiği, sadece ülke değil dünya tarihinin tozlu sayfalarına altın harflerle yazıldığı yer.
Haydi bugün gidip bakalım, atalarımızın kemiklerinin hala toprağın altında durduğu bu alan ne halde?
Şu, bu değil hepimiz. Tarihe saygı ziyaretine gelip çekirdeğimizi, izmaritimizi o kanla sulanan topraklara atmakta bir mahsur görmüyoruz.
Ama yeri geldiğinde milliyetçiyiz, vatanperveriz, ordu-milletiz.

Anıtkabir.
Ata’mızın ebedi istirahat yeri.
Kapısından girdiğimiz an, yüreğimizin buruk, gözümüzün yaşlı olduğu...
İlkokul yıllarınızdan hatırlayın; en haşarı arkadaşımızın bile saygıdan çıt çıkarmadığı yer.
Anıtkabir’in girişinde daha önce askerler tarafından işletilen minik kafetaryayı herkes bilir.
Bir zaman önce Lübnanlılar’a satılan bir Türk markasına kiralanarak özelleştirilmişti.
Şimdi bu alanda bir gariplik daha var. Çocuk parkı.
“Ne yani, çocuklar eğlenmesin mi? Ata’mızın çocuk sevgisini bilmez misiniz?” diyenler olacaktır, belki biraz haklı yanları da vardır.
Ancak, sizce Anıtkabir eğlence yeri midir?
Şu günlerde okullarda dağıtılan 15 Temmuz Demokrasi Zaferi kitapçığıyla çocuklarımızı büyük bir ciddiyete ve tarih bilincine davet ederken, Anıtkabir’de bu ciddiyeti neden göremiyoruz?
Hem tarihi eser olan hem de Ata’mızın kabrinin bulunduğu yer saygıyı hak etmiyor mu?
Bir süre sonra “İnsanların AVM’ye, çocukların lunaparka ihtiyacı var” diyip bütün tarihi alanlar tümden kaldırılır mı?
Özelleşmeyen hiçbir kurum, hiçbir alan kalmadı kabul...
Ama bu kadarı fazla değil mi?
TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi de yaşanan olaya şu sözlerle tepki gösteriyor:
“Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, ‘Anıtkabir, anı mekanıdır, saygı mekanıdır. Tasarım sürecinde, Aslanlı Yol’da  yere döşenen taşlarla, kafanızı yerden bile kaldıramayacağınız bir tasarım kurgulanmıştır. Bu ülkenin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuk sevgisini biliyoruz. Ancak zamandan ve mekandan bağımsız çocuk oyun aletleri koymak saygısızlıktır. Biz çocuklarımıza davranışlarını zaman ve mekana bağlı olarak geliştirmelerini söylüyoruz. Saygı zamanı ve saygı mekanında çocuklar saygı durmak için orada olmalılar. Anıtkabir plastik kaydırak alanı değildir.  Ya o ucubeler  oradan ya kalkacak ya kalkacak. Koruma kurulu buna  izin verdi mi? MNG Kargo katkılarıyla yapılmış… MNG kargo neye sponsor olduğunu biliyor mu?’
Tartışmayacağız, tartıştırmayacağız bile 
Candan, sözlerine şöyle devam etti:
‘Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsızlık mücadelesi vererek memleket topraklarının ve insanlarının aklı vicdanı hür bireyler olarak yetişmesi adına mücadelesi tüm dünyaca büyük bir saygı ile anılmakta olan Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz naaşının bulunduğu saygı ve anı Anıtkabir’de bu gün çocuk oyun eğlencesi araçları olan ekipmanın aynı bahçe içerisinde yer almasını tartışmayacağız, neden – niçin ilişkisini bile sorgulamayacağız. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak, Anıtkabir’in bir saygı ve anı mekanı olan niteliğinin ve değerinin hiçbir absürt müdahaleye açık olmadığı, mekanın algısını yönetilmesine asla izin vermeyeceğiz. Mekanda algıyı yönetmek olarak yorumladığımız ve Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün anı ve saygı mekanı olan Anıtkabir de bu gün karşılaştığımız tablo ülkemiz değerlerine karşı olan değişimin göstergesidir.’”