30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN! (1)

28 08 2020
1259 kez okundu
imbik@devrimgazetesi.com.tr

Efendim, Pazar günü 30 ağustos 2020.. Yani; Türk Milletinin emperyalizme ve onun uşakları olan yedi düvele karşı başlattığı ve Türk Milletinin başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere O’nun silâh arkadaşları ve özgürlük ve de bağımsızlığa inanmış binlerce vatan evladının emperyalizmi yurdumuzdan tamamı ile söküp attığı büyük bir zaferin 98. Yıl Dönümü..

Bu yazımı yazarken, tarifsiz duygular içerisindeyim ve duygular eşliğinde yazıyorum! Her ne kadar; hükümet tarafından 30 Ağustos törenlerinin yapılması korona nedeniyle iptal edilmişse de; Tam Bağımsız bir ülke olma yolundaki kapımızı açan bu büyük zaferin önemi ve bilinci içerisinde hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlarken, sizlerle bir anımı paylaşmak istiyorum:

“Yıl 1965. Edirne Lisesi birinci sınıftan ikinci sınıfa geçmiş ve yaz tatili için ailemin yaşadığı İpsala’ya gelmiştim.

O yıl yaz çok sıcak geçmişti. Hele ağustos ayının sıcakları bizi iyice bunaltmıştı. 30 Ağustos Zafer Bayramı da; güneşin ortalığı kavurduğu, insanların gölgelere çekildiği bir güne rast gelmişti.

O gün ne olmuşsa olmuş ve İpsala’yı yöneten Kaymakam, Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanı kendi aralarında anlaşarak, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerini bazı memur takımının da katılımıyla kendi aralarında yaptıkları bir kutlamayla geçiştirmişlerdi. Oysa bizler halkla bütünleşen bir bayram töreni bekliyorduk. Halkla bütünleşecek bir tören yapılmayacağını duyunca; arkadaşlarla bir araya geldik ve o tarihlerde İpsala’nın en büyük okulu olan ortaokulun hizmetlisi Abdullah amcayı bularak, kendisine:

-Abdullah amca, bu gün bayram. Trampet eşliğinde yürüyüş yapacakmışız. Raşit Barlas (ortaokul müdürü) bizi sana gönderdi ve okulu açmanı söyledi! Dedik.

Abdullah amca bize inanarak, okulu açtı ve biz gençler okuldan bando trampet takımını ve Bayrak ile birlikte okulun Flamasını alarak, kalabalık bir gurup halinde bir geçit düzeni oluşturarak, okuldan aşağıya,  Cumhuriyet Meydanına doğru yürümeye başladık. Meydana gelince, ellerimizdeki çiçekleri Atamızın heykeli önüne bıraktık ve saygı duruşunda bulunarak, hep bir ağızdan İstiklâl Marşı’mızı okuduk. Daha sonra şu an ismini hatırlamadığım bir arkadaşımız kısa bir konuşma yaptı ve bizler yine bando trampet eşliğinde ana cadde üzerinde yürüyüp, İpsala içerisinde bir tur atarak, ortaokula çıktık.”

Duyduğumuza göre; bizlerin bu davranışı yöneticileri çok sinirlendirmiş ve tedirgin etmiş. Bir ara bizleri cezalandırmayı düşünmüşler ama;  her halde kendi durumlarının tartışılacağından ve belki biraz da; halkın tepkisini alacakları korkusuyla, olayın üzerine gitmekten vaz geçerek,  bizlerin bu davranışını örtbas etmişlerdi.

Eh!. Gençlik bu! Arabacılığa benzemez!..

 

 

Whatsapp
google_160x600